Kişisel gelişim türüne karşı biraz fikirlerim değişti. Gerçekten ihtiyacınız ve bir amacınız olduğunuzda kişisel gelişim, lafı evirip çevirmeden size ihtiyacınız olan bilgiyi, fikri vermek üzerine kurulu bence. Pek de size sunduğu ulvi vaatler olan bir kitap türü değil ama eskiden olduğu gibi bunun onu gereksiz yaptığını da düşünmüyorum.
Bu noktada vurguyu AMAÇ kelimesine yapmam gerekiyor. Amaçsızca okunan kişisel gelişim kitapları sınavdan geçmek için ezberlenen ve unutulan bilgiler kadar yararsız ve hatta çaldığı vakti de hesaba katacak olursak zararlı bile. Okuyorsunuz ve unutuyorsunuz. Bu kitapların çoğu çok bariz bir çeviri dili içeriyor ve size edebi anlamda keyif verecek bir şey de sunmuyor. Bu nedenle de herhangi bir kişisel gelişim kitabını okumadan önce bir AMAÇ belirlenmesi ve olabildiğince net olunması gerektiğini düşünüyorum.
Bu kitap bu hatayı fark ettiğim ve buna yenik düştüğüm son kitap olacak benim için. Mesela bu kitabı niçin okusam satır aralarına kadar faydalanırdım?
Kendi duruşumu güçlendirmek ve gerçekten güçlü bir duruş çizmek
İnsan ilişkilerinde kaçırdığım küçük işaretleri daha iyi okumak ve insan sarraflığı konusunda kendimi eğitmek
Tiyatro yapıp inandırıcılığım ve hangi psikolojideki insanların hangi tür jest ve mimiklere meylettiği üzerinde çalışmak
.
.
.
Gibi gibi bir amaç belirleyip aslında kitabı okurken de at gözlükleriyle amacıma odaklanmam çok daha iyi olurdu. Yeter ki kitapla gerçekleştirmeyi beklediğim bir amacım olsun.
Beden Dili aslında 'beden dili' konusunda okuduğum ilk kitap. Atladığı ya da anlatamadığı yerleri varsa ben fark edememiş olabilirim ancak beden diline dair her şeyi bana vermiş gibime geliyor. Ahım şahım şaşırtıcı şeyler yok belki ama bütünüyle bir bakış ve kategorize etme imkanı sunuyor size. Yer çekimine karşı ve yer çekimi yönündeki davranışlar olarak mesela yeni bağlantılar kurduruyor. Ayrıca yazar gerçek hayatta bu hareketlerle karşılaştığı FBIdaki günlerine dair anılar koymuş kitaba. Bunlarla da aslında anlattıklarını gerçek hayatla ilişkilendirmenize yardımcı oluyor.
Ben kitabı beğendim. AI'a 'hastalığım ne?' diye sorduğunuzda bir yorum yapıp yine de doktora görünmenizi isterkenki tavrı yalancılık konusunda defalarca tekrar ettiğini görünce benzerliğe gülesim geldi. Beden dili işaretlerinin herhangi birinin bir insanı direkt yalancılıkla suçlamanız için yeterli değil ama o kişiyi rahatsız eden bir durum olduğu anlamına gelir. Yani hayır burnuna dokunarak söyledi diye yalan olmuyor. Ve hayır gözlerinizin içine baktığı için doğru olmuyor. Ahh zor iş.
En en en büyük aydınlanmamı farklı amaçların, kişiliklerin farklı yürüyüş tarzları olduğu konusunda yaşadım. Aslında bazı insanların çok kişiliklerine özgü yürüyüş tarzları var ama aynı zamanda bir tek insanın da farklı amaçları varken geçiş yaptığı farklı yürüyüş tarzları var. Ve bu yürüyüş tarzları o kişinin hem anlık ruh hali hem de kişiliği üzerine çok şey anlatır.
Geziniyormuş gibi avare avare yürümek, zorla yürümek, paytak paytak yürümek, ayak sürüyerek, etrafı kolaçan ederek, telaşla, geçiş törenindeymiş gibi, parmak ucunda, kasılarak...
Bazı hırsızlık olaylarının sadece hırsızların bu kalabalıklar arasındaki amaçsız ve garip yürüyüş tarzları sayesinde daha gerçekleşmeden fark edilip engellenebildiğini biliyor muydunuz?
Son olaraksa aslında olayın tekil bir davranışı gözlemleyip yargılamak yerine kişinin kendi normalini anlayıp onun ne zaman dışına çıktığı olduğunu öğrendim. Olay davranışın da ötesinde davranışlardaki değişimlermiş. Ortamda hoşlanmadığın bir muhabbet dönerken giderek vücudunun uzaklaşmasıymış onlardan. Ya da hoşlandığın insanlarla aynı masada karşı sandalyeye oturup arana masa bile sokmak istemezken sevmediğin insanın yanında sağda solda ıvır zıvır ne varsa aranızda bitmesiymiş.
Güzel bir okumaydı. Herkese de iyi okumalar,
Beden DiliJoe Navarro · Alfa Yayıncılık · 20086,2bin okunma