Gönderi

Kontrbas: Müzisyen-Enstrüman İlişkisi
Puan vermedi·56 syf.··
2025 24. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2025 23:45
Müzik, insan hayatında azımsanmayacak derecede bir öneme sahiptir. Hayatımızın her yerine yayılmıştır. Tabii ne yazık ki müzik, çoğu çevrelerce sadece eğlence alanında bir başlık olarak görülmektedir. Müziğin insan duygu durumlarında ne kadar hızlı değişimler sağladığını düşündüğümüzde, bunun sadece eğlence alanında bir başlık olmadığını yavaş yavaş kavrıyoruz. İnsan, sadece gülmek ve eğlenmek için değil, zor zamanlarında acılarını doğru hissetmek için de müzik dinleyebilir. Üzerine uzun uzun düşünülüp kavranılması gereken bir konu olduğunu düşünüyorum. Belki de müziğin varlığını ve önemini, bir gün bir anda tamamen ortadan yok olursa daha iyi anlarız. Müzisyen ile enstrümanı arasındaki ilişki, diğer birçok ilişkiden tümüyle farklı olduğu kadar hepsinden biraz da barındırır. Burada bahsetmek istediğim şey, bir müzik enstrümanını birkaç sene hobi olarak çalan kişi değil; tamamen kendini müziğin içinde hisseden ve enstrümanı ile sıkı bir bağ oluşturmuş kişidir. Durum biraz şöyledir: Müzisyenimiz enstrümanını gözünden sakınır. Çoğu zaman kendisinin aç kalmasını göze alıp enstrümanının bakımlarını yaptırır. Enstrümanı ile yolda yürürken, zarar görmesin diye yürüyeceği yolları değiştirir. Enstrümanını çalarken çevresindeki eşyaları ona zarar vermeyecek şekilde konumlandırır. Bu, enstrümanının maddi olarak yüksek bir değere sahip olmasından çok, onunla sıkı bir bağ geliştirmiş olmasından kaynaklanır. İnsanlar bazen uzun süre görüşmediği insanların sesini duymayı arzular. Müzisyen ise bu arzuyu çoğu zaman enstrümanına duyar. Ancak her aşkta olduğu gibi bu ilişkinin de harika olduğu kadar zorlu bir tarafı vardır. Enstrümanı ile çoğu zaman kavga eder. Çünkü hayatını ona adamıştır. Yoğun emek ve sabır göstermiştir. Enstrümanını çalarken vücudunda sağlık sorunları dahi ortaya çıkmıştır. Enstrümanı ise ona çoğu zaman sesten başka (bazen sesten daha fazlasını verir) hiçbir şey vermemiştir. Bir de bu sesler toplum tarafından kıymetle karşılanmayıp hor görülüyorsa, işte o zaman müzisyen ile enstrümanı arasında soğuk fırtınalar esmeye başlar. Tabii ne olursa olsun bu durum, birbirlerine olan bağlılığı bitiremeyecektir. Bu konuyu bu kadar iyi bilmem, tecrübe edinmiş olmamdan kaynaklanıyor. Bir insanın bir enstrümanla sabahlaşması, arada onunla tartışması ama ne olursa olsun gözünden bile sakınması delilik gibi gelse de bunun önemi ve güzelliği, bu bağı kurmuş olanlar tarafından hoş karşılanmaktadır. Bu kitabın bana rast gelmesi, Bülent Ortaçgil konseri sayesinde oldu. Konserde bas gitar yerine kontrbas görmek bende merak uyandırdı. Kontrbas almayı düşündüm ve araştırmaya başladım. O sırada bu kitaba denk geldim. Kontrbas, haliyle çok büyük bir enstrüman onu anlamak gerektiğini düşündüm. Kitaptaki karakterin kontrbası ile olan hikâyesi, beni bu kitabı almaya itti. Kitap, müzisyen ile enstrümanı arasındaki ilişkiyi çok muazzam bir şekilde anlatıyor. Buna benzer birkaç kitap daha okuduğumu hatırlıyorum ancak bu kitap, onlardan ayrı olarak müzik üzerine düşünmeyi de sağlıyor. Orkestra müziğini, orkestra içi hiyerarşik yapıyı, bas seslerin duyulmamasına rağmen önemini, enstrümanların birbiriyle olan bağlantılarını ve müzisyenin enstrümanına karşı duyduğu hem nefret hem sevgi duygusunu muazzam şekilde aktarıyor. Kitabın dili ise oldukça samimi. Karşımızdaki kontrbas çalan müzisyen, arada plak değiştiriyor, birasını yudumluyor ve odasının içinde bize hikâyesini anlatıyor. Okunmaya değecek, muhteşem bir eser.
Müzik
KontrbasPatrick Süskind · Can Yayınları · 20211,075 okunma
·
136 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.