Puan vermedi·104 syf.····Okunma: 15 Aralık 2025 23:40 Uçurtmayı Vurmasınlar bende en çok üzüntü duygusu bıraktı. Küçücük bir çocuğun hapishanede büyümesi, dünyayı yalnızca oradan tanıması elbette çok sarsıcı. Ama kitap benim için asıl meselesini burada kurmuyor. Barış’ın yaşadıkları, daha büyük bir gerçeği göstermek için açılan bir kapı gibi.
Anlatım dili beni çok etkiledi. Mesajlar hiçbir yerde açık açık söylenmiyor, göze sokulmuyor. Her şey mektupların içinde, Barış’ın İnci’ye sorduğu soruların arasına ustalıkla yerleştirilmiş. Bu sorular masum ama bir o kadar da düşündürücü. Kitap kısa olmasına rağmen hemen bitmiyor; her soruda durup düşünmeye zorluyor.
Barış’ın hapishaneyi tek gerçekliği olarak kabul etmesi çok acı. Ama bu acı, bireysel bir hikâye olmaktan çıkıp ülkedeki haksızlıkları sezdiren bir anlatıya dönüşüyor. Kitap bunu bağırarak değil, sessizce yapıyor. Okur olarak sana sadece bakıp fark etmek kalıyor.
Bu kitabı okurken umutla ilgili hiçbir şey hissetmedim. 33 yıl önce yazılmış olmasına rağmen anlatılanların bugün hâlâ geçerli olması, umudun kırıntısını bile bırakmıyor. Barış’ın soruları bugün de aynı şekilde cevapsız kalıyor gibi.
Uçurtmayı Vurmasınlar, beni ağlatan değil; içimi ağırlaştıran bir kitap oldu. Kısa, sade ama etkisi uzun süren, bitince de insanın içinden çıkmayan bir hikâye olarak kaldı.