10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2018 2. kitabı
"İşte o zaman bir Rembrandt, bir Beethoven, bir Dante, bir Napoléon hakkında en ufak fikri olmayan birinin, kendini büyük bir insan sanması aslında o kadar kolaydır ki." Satranç/Stefan Zweig Kitabı okurken aklımda sürekli bu alıntı dolandı durdu. Alıntıda bahsedilen kişilerin arasına Sunay Akın'ı da katmak gerek. Kitap çok dolu çok yoğundu. Kızılderililer, Piri Reis, Kolomb, Serveti Fünuncular daha neler neler... Sanata dair her alandan bir parça vardı ve bu parçalar tarih ile bütünleşmişti. Röportajlardan, makalelerden, köşe yazılarından alınan alıntılarla siyasi ve toplumsal sorunlara yaptığı eleştiriler güçlendirilmiş. Bu kadar bilgi birikiminin olması ve bunları yazıya dökerken doğru yerlerde doğru şekilde kullanması bana kendimin nerde olduğunu, daha yeni başladığımı gösterdi. Kitapta hoşuma giden şeylerden biri de yazarın kelime oyunları: bkz. **sayfa 156 "Fayda hattı güçlü çıkar fay hattından." **sayfa 147 "Üstelik Red Kit, "KİT"lerin özelleştirilmesini de "RED"deder!.. Kitap fuarında incelerken arka kapak yazısını okuduğum an aldım, oradan bile belliydi kitabın nasıl olacağı. Benim gibi sadece 2000'lerin siyasi olaylarına hakim olan ve tarih kitapları gibi direkt bilgi içeren kitapları okumakta zorlananlar için tavsiye edebileceğim, Türkiye'nin geçmişini hatta dünyanın geçmişini de okuyacağımız bir kitap. Son olarak kitapta eserlerini okuduğumuz yazarlarımızın ve şairlerimizin anılarının olması, onların eserleri ile ünlenmiş kişiliklerinin yanı sıra günlük hayatlarında nasıl bir kişiliğe sahip olduklarını okumakta çok hoştu. Örnek vermek gerekirse 55.sayfanın son paragrafında ilk psikolojik romanı Eylül ile tanıdığımız Mehmet Rauf şu şekilde bahsi geçer: "Kadına aşık olan Rauf'un çaresizliği güldürür arkadaşlarını. Bilirler ki, çok geçmeden gördüğü bir başka kadına yakacaktır abayı." Size de her arkadaş çevresinde var olan bir genç gibi gelmedi mi, Rauf'un bu hali? Arkadaşlarının Rauf'a takılması? Serveti fünuncuları sadece yazar-eser olarak, aynı düşünce altında toplanmış bir grup kişi olarak öğretilmesi onları öyle bir yere koydu ki benim için birbirleriyle şaka yapan, takılan bir arkadaş grubu olduğunu okumak değişik ve samimi geldi ve beni onların daha çok anısını okumak istememi sağladı. Sunay Akın'a teşekkür ediyorum bunun için, keşke zamanında bu kazanımı edebiyat hocalarımız yapsaymış. İyi bir yazarın, okura kattığı faydalar...
Edebiyat
Onlar Hep OradaydıSunay Akın · Türkiye İş Kültür Yayınları · 20161,371 okunma
·
22 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.