10/10
·528 syf.··
2025 190. kitabı
Selam yıldızlarım! Bugün güzel bir seriye veda ediyoruz sizinle beraber. “Kazazede 4” final kitabı olduğunun hakkını o kadar layıkıyla yerine getirdi ki… Onlara veda etmek, onları sayfalar arasında bırakıp kapağı kapatmak çok farklıydı. Her bir sahnesi, her bir heyecanı ve her bir hüznü içinde barındıran bir kitaptı. Masada daima boş bir tabağım olacak ve daima içimde bir yerlerde bu seriye yer ayıracağım. O kadar kıymetli benim için… Dolu gözlerle hikayeyi mi bitirdim ben mi bittim bilemiyorum. Her şey olması gerektiği gibi dursa da fazla buruk, hep bir eksik. Bir kadar farklı ve bir o kadar rahat hissediyorum nedense. Burukluk, eksikler hep baki kalacak ama sevinç de yanımızda duracak bir kitaptı. Aksiyonu, mutluluğu, hüznü ve en çok hissizliği hissettim onlarda. Sahneye çıkanlar ve sahneden inenler sizi bambaşka yerlere taşıyacak bir hal alıyor bu defa. Sadece var olanlar değil; hikayeye eklenen, bu karmaşada kendini ve doğruyu bulanlar, aşkı ve dostluğu bulanlar, bir aile kuranlar ve en büyük korkuları yaşayanlarla dolu sayfalar. Her bir kenarında bambaşka hikaye var, bambaşka dokunuşlar var. Herkesin bir hikayesi var ama bazen hikayeler bitmek zorundadır. Biz de bu hikayeye koca bir nokta koyduk ama içimizde de onlara kocaman bir yer açtık. Karakterlerden bolca bahsetmek istiyorum ama onların her bir anını en güzel yerde, sayfalarda görmenizi istiyorum. Lakin buna rağmen aşk komutanlarımdan biraz bahsetmezsem içimdeki o hissi atamam. Turan’ın görev dönüşünde yaşadığı o boşluk hissi bambaşka bir şeydi benim için. Sezin gibi yanında olmak istemekle ona içimi dökmek arasında bir yerde sıkıştım kaldım resmen. Beni tek mahveden Turan’daki o kapana kısılmışlık da olmadı ne yazık ki; onun zorunda kalarak yaptıkları yaptıkları da beni bitirdi. Bu hale geldi ama gelirken kendinden neler eksildi ta en derinlerimde hissettim bunu. Onu anlamak, onun Dhib yanına ortak olabilmek, onun o karmaşıklığında ve hissizliğinde kaybolan hallerini görmek çok başkaydı. Ne desem az kalacak bir durum bu. Yine de bir şekilde tutunmayı, ışığını ve evini bulmayı istemesi, buna çaba göstermesi ayrı güzeldi. Sezin’i ayrı bir takdir ediyorum. Acısını gömdü, sevgisini içine gömdü, sustuklarıyla baş başa kaldı ve herkesi bir şekilde ayakta tutmayı başardı. Onun güçlü olduğunu hep biliyordum ve hep bu yönüne bitiyordum ama bu kitaptaki halleri o kadar bambaşkaydı ki. Dik duruşuna mı hayran kalayım yoksa yıkılışıyla yerle bir mi olayım bilemediğim anlar oldu. Korkusu korkum, intikam hırsı benim hırsım gibiydi. O halde sahada olmasına ne kadar kızsam da Turan gibi onu anladım, bu yüzden içim çok rahattı. Bir şekilde bazen hikayeyi bilirsiniz ya, bende biliyordum işte. • Seriye uzun uzun yorumlar yapmak istiyorum ama bunun yeterli olduğunun da farkındayım. Sadece tek bir kişiye daha değinmek istiyorum. O masanın ucundaki boş tabaktan söz etmek istiyorum. İçime yer edinen, hatırama değdikçe bile burnumun ucunu sızlatıp gözlerimi dolduranı anlatmak istiyorum. Sırf seriye başlamayanlar için bir şey diyemiyorum, o tabak hakkında konuşamıyorum. Tek diyeceğim bunun beni çok pis dağıttığı. Hikaye başladığı gibi bitmedi ama hangimiz başladığımızı düşündüğümüz yerdeyiz ki zaten? Hayat insanı belki isteyeceği belki de istemeyeceği yerlere getirebiliyor. O tabak her zaman istediği yerde ama doğru şekilde mi? Ya da geride kalanlar o koca masada toplansa da hala başladıkları yerdeler mi sahiden? Hala o ilk andaki halledindeler mi? Bazen hikayelere veda etmek istemeyiz, bilmeyiz ki veda da bir hikayedir. Hatıralarda kalacak koca bir hikaye. Bu seriyi herkese öneremiyorum. Çünkü bu seriyi okurken belki kendinizden çok şey kaybedecek, belki de birçok şey kazanacaksınız. Lakin inanıyorum ki okuyan ve onlara tanık olan herkes, onları birazcık bile olsa sevmeden duramayacak… Hikayemiz bitmiş olsa da zihnimizde oynamaya dönen bir film halinde devam ediyor. Yani hala bir hikayemiz var.
Kitap Önerisi
Kazazede 4Şevval Demirdöğer · Pukka Yayınları · 2025326 okunma
·
187 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.