·24 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Aralık 2025 21:16 Tehlike kapıdaydı…
Kış yaklaşıyordu ve yapılan araştırmalara göre hava çok soğuk olacaktı.
Bu bir felaket demekti; çünkü Arı Krallığı’ndaki arılar bal üretemeyecekti.
Tek çare, krallığın en eski kovanında saklıydı:
Altın Çiçek
Efsaneye göre, bu çiçeğin yaprakları açıldığında kovanı bir sıcaklık saracak,
en soğuk kış günlerinde bile arıları koruyacaktı.
Ancak dikkat etmeleri gereken önemli bir şey vardı…
Altın Çiçek yalnızca doğru mesafede açılırdı.
Arılar doğru mesafeyi bir türlü bulamıyordu.
Mesafe ne kadar olmalıydı?
Dahası, doğru mesafe ne demekti?
Birinin hareket alanının kısıtlandığı yerde,
özgürlükten söz etmek ne kadar mümkündü?
Doğru mesafe;
özgürce kanat çırpabilecek kadar uzak,
sesini duyurabilecek kadar yakın olmaktı.
Arılar sonunda kendilerini rahat hissettikleri mesafeyi buldular.
Artık krallıkta hem bir denge hem de bir huzur vardı.
Altın Çiçek yapraklarını açmış, onları ısıtıyordu…
Her bir çocuk, Altın Çiçek’tir aslında.
Sesini duyurabildiği, kendini ifade edebildiği,
özgürce hareket edebildiği yerde
Altın Çiçek misali potansiyelini ortaya koyar.
Belki de beklediği tek şey,
kendi doğru mesafesini bulmaya yardım edecek bir destektir…