·277 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Aralık 2025 08:47 Kerim Korcan (1918-1990), siyasî sebepler ile 12 sene hapis yatmış bir yazar. Asıl ismi ise Abdülkerim Korcan.
Okumuş olduğum Tatar Ramazan isimli kitabında 9 adet hikâye yer alıyor. Bu hikâyelerin en uzunu 102 sayfa ile Tatar Ramazan'a ait. Diğer hikâyelerin isimleri ise şu şekilde: Süreyya, Melkon, Elmas, Şükürler Olsun, Çoban, Köse, Temizlik ve Hepimiz Türküz.
Hikâyelerin çoğunluğu hapishane ortamında geçiyor. Yazar, hapishaneyi yerinde yaşadığı için orada şahit olduğu hadiseleri oldukça güzel bir dil ile kaleme almış. Hikâyelerde şiiri bir dil dikkati çekiyor ve kelimeler itina ile seçilmiş. Edebî açıdan oldukça başarılı. Ayrıca yazar, Anadolu'nun muhtelif şehirlerinden gelen mahkûmların şivelerini de çok güzel kaleme almış.
Bu hikayeler içerisinde bana en çok tesir edenler: Şükürler Olsun ve Tatar Ramazan oldu.
Tatar Ramazan'ı, Kadir İnanır'ın başrol oynadığı iki filmden biliyordum. Bence gayet başarılı olan bu iki filmin adı: Tatar Ramazan ve Tatar Ramazan Sürgünde'dir. Bulabilirseniz seyretmenizi tavsiye ederim.
Hikâyede ki Tatar Ramazan ise filmlerden biraz daha farklı tabi. Ama filmdeki bazı replikler hikayeden birebir alınmış. Yalnız hikayenin sonu filmdeki gibi değil. Senarist biraz daha çarpıcı olması için olsa gerek burada biraz değişiklik yapmış.
Hapishane hikâyeleri ve filmleri beni her zaman cezbetmiştir.
Son olarak şunu da söylemek istiyorum, bu hikayelerde de görüyoruz ki hapishane idareleri maalesef ki zayıf durumda. Mahkumlar bir suç işlemiş oraya gelmiş bu tamam ama gardiyanlar veya hapishane müdürü her açıdan iyi ve dolu insanlar olmalı. Onlar da abuk subuk davranır ve haksız muameleler gösterirse o zaman o suçlu dedikleri mahkûmlardan ne farkları kalır..
Herkese faydalı okumalar dilerim.