Gönderi

"Aslında seksek oyununu hiç sevmemişimdir ben."
Puan vermedi·752 syf.··
2025 57. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2025 13:11
OF. Ulysses ile benzedikleri söylenmiş, iki sene evvel Adil Han'dan alıp hala okumadım kendisini, üzerine çok okudum ve izledim ama. Aralarında Joyce bulunmasa bile Sterne, Proust, Woolf, Pinget, Simon, Pamuk, Yusuf Atılgan bulunan, şuur akışı ve nouveau roman yazarlarına hususi bir kısımım var. O kısıma dayanarak, -bilhassa Tristram'ı düşünerek- diyorum ki Seksek Ulysses'ten ziyade Niteliksiz Adam'a benziyor. Aradaki o nüansın Ulysses ile Tristram'ı, Seksek ile Niteliksiz Adam'ı yan yana koyduğu görülebilir sanıyorum. Şimdi, şu bir ay denebilecek (belki Yerdeniz Öyküleri'ni, Vergilius'un Ölümü'nü yahut Kralkatili'ni tekrar baştan sona okusaydım bu kadar zul gelmeyecek olan) uzuuun sürenin son bir haftası boyunca düşündüğüm şey 131. bölümdü; 131. bölümü, araya 58'i soktuktan sonra tekrar okumak ve kapağı kapatıp bir oraya bir buraya atlatamadan huzurla sigaramı içmekti. Bu düşünce geldikten sonra kitabın bana daha fazla bir şey vermeyeceğini anladım. Alıntılarımı yapıp kendisini iki sene sonra tekrar okunmak üzere rafa kaldırdım. Tekrar okunması gerekiyor, bu kesin. Her kitap gibi, Cortazar'ın "sıradan okur" dediği kişi olup, birbirini takip eden bölümleri okuyacağım. Ve o okumamda dilerim ki La Maga'nın oğlunun ne ara gittiğini ve Oliveira'nın ne ara Talita'larla yaşamaya başladığını fark edebilirim, okuduklarımın neredeyse yarısı kopuk, bölük, bağıntısız. Şunu da eklemek isterim: Horacio, Ulrich, Alain (dolayısıyla Oslo 31 Anders da), Tomas (Kundera), Johnny (Naked,1993) ve birkaç kitap/film karakteri daha... Benziyorlar. Lakayıtlıkları, kadını aşkı sevdikleri için sevişleri ama aşkı da salt, istençli duygudan ziyade (bazılarının) kaçınılması mümkün olmayan zorunlu his olarak görmeleri, rahat batması ama eğlenmeyi de sevmeleri, ama eğlenirken oradaki diğer kişilere de rahat batırma amacına kuvvetle sarılmaları, biraz kaba oluşları ve karşılarında illa da ya bir zeki, ya bir aptal (philister) ya da ikisinden de bir tane olmak üzre, esas karakter olmasına çeyrek kalmış kadın karakterlerin varlığı (philister'lerden çok zeki olanlar esaslığa yaklaşıyor tabii, ya da hikayelerini ayrı dinliyoruz. bkz. La Maga). Birkaç özellik daha sayabilirim, fakat artık Rayuela'dan biraz uzaklaşmış gibiyim; bundan fazla tafsilata girmeden, en sevdiğim filmlerden birine ve Cortazar'a dair, bu kitabı okurken fark ettiğim bir ayrıntının bahsini geçiriyor ve bitiriyorum. "İşe Yarar Bir Şey". 2017 senesinde Pelin Esmer tarafından çekilen, Bir Sarı Çiçek'ten bir pasaj okunan ve üzerine konuşulan film. "Son ölümlü olmanın kıvançlı bilinci iliklerime işlemişti sanki." cümlesine dair, o anki duruma da dayanan bazı çıkarımlar yapıyorlar işte. "İş𝘦 𝘺𝘢𝘳𝘢𝘳 𝘣𝘪𝘳 ş𝘦𝘺," 𝘥𝘦𝘥𝘪 𝘖𝘭𝘪𝘷𝘦𝘪𝘳𝘢. 𝘍𝘢𝘳𝘬 𝘦𝘵𝘵𝘪𝘯 𝘮𝘪 ş𝘶 𝘴ö𝘻𝘤üğü? 𝘜ğ𝘳𝘢ş𝘮𝘢𝘬, 𝘣𝘪𝘳 𝘶ğ𝘳𝘢şı 𝘰𝘭𝘮𝘢𝘬, 𝘴ı𝘳𝘵ı𝘮𝘢 ü𝘳𝘱𝘦𝘳𝘵𝘪𝘭𝘦𝘳 𝘨𝘪𝘳𝘪𝘺𝘰𝘳. 𝘚𝘦𝘯 𝘯𝘦 𝘥𝘪𝘺𝘰𝘳𝘴𝘶𝘯 𝘣𝘶 𝘪ş𝘦?"
SeksekJulio Cortazar · Can Yayınları · 2022583 okunma
·
82 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.