Çevirmen:
Necla Işık
Editör:
Emrah Serdan
Tasarımcı:
Utku Lomlu
Tahmini Okuma Süresi:
21 sa. 18 dk.
Sayfa Sayısı:
752
Basım Tarihi:
Haziran 2022
İlk Yayın Tarihi:
1963
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
Rayuela
ISBN:
9789750732065
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

752 sayfalık bir sayıklama..Yaşamayı deneme denemesi..
10/10
·752 syf.··
Beğendi
·
2023 270. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2023 19:38
Carlos Fuentes’e şu cümleyi kurduran kitaptan bahsediyoruz: "İngilizce nesirde Ulysses neyse İspanyolca nesirde Seksek odur.” Hak ettiği biçimde anlatması epeyce zor bir kitap. Naçizane, bir deneme benimki. Seksek, eski adıyla Rayuela..155 bölümlük, 752 sayfalık bu dev romanın ilk 56 bölümü, asıl roman. Yazar, ilk 56 bölümü okuduktan sonra gerisinin çizilip atılabileceğini söyler. Ona göre romanın anlaşılabilmesi için diğeri kalanının okunması çok da gerekli değildir. “Kaç kez sordum kendi kendime, bütün bunlar sadece edebiyat mı diye, çözümsüz denklemlerin ve onları kuranların arasında yanlışa doğru koşarak gittiğimiz bir zamanda. Ama bir yandan da sormadan edemiyorum, alışılagelmişin öte yakasında ne var?” Alışılagelmişin ötesine, evetle hayır arasına kaç belki sığdığına bakmaya çalışan birinin gerekli değil dediği bölümlere bakalım. Ama eğer kitabın hemen başındaki yönergeye uyarak, bölümler arasında sekerek okursanız, bu oyuna katılırsanız, eksik kalan parçaları yerine oturtma, yarım kalan konuşmaları ya da düşüncelerin buharlaşınca nereye gittiğini görme, Morelli’nin edebiyat üzerine düşüncelerinin Cortazar’ın zihnine doluşan bölümlerinden nasiplenme şansı yakalarsınız. Ve dahi, okuduğunuz şeyin safi bir roman olmadığını, felsefe, antoloji, şiir, ve okunup okunabilecek en uzun sayıklama olduğunu fark edersiniz. — Hemen başa dönüp, bu kitapla Ulysses arasında kurulan kardeşliğe bakmak isterim. Her iki kitap da edebi birer metin olarak dünyanın en güçlü eserleri arasında sayılır. Ki, bu kitabın içinde de Ulysses’e göndermeler vardır. Cortazar muazzam bir diyalog zinciri kurar, karakterlerin konuşmaları arasına entellektüel göndermeler, Paris, jazz, aşk, edebiyat, varoluş sancıları, sayıklamalar, gurbet acısı ve yabancılık hissi, aradığını bulamamalar,
Edebiyat
SeksekJulio Cortazar · Can Yayınları · 2022582 okunma
Puan vermedi·752 syf.··
2022 18. kitabı
·
53 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2022 19:01
"Julio Cortazar'ın Seksek romanı, yazarın en önemli eserlerinden biridir. Roman, insanın gerçeklik algısını sorgulayan, postmodernist bir yaklaşımla yazılmıştır. Seksek, özellikle Latin Amerika edebiyatında önemli bir yere sahip olan, sıradışı anlatım tekniğiyle tanınan bir yazar olan Julio Cortazar tarafından yazılmıştır. Romanın Konusu Seksek, Buenos Aires'te yaşayan bir grup insanın hayatlarını ve etkileşimlerini anlatır. Ana karakterler arasında, kendini yazar olarak tanıtan Horacio Oliveira, kız arkadaşı La Maga ve onun arkadaşlarından biri olan Rocamadour yer alır. Horacio, Buenos Aires'ten Paris'e seyahat ederken birçok farklı insanla tanışır ve kendi hayatını sorgulamaya başlar. Romanın Yapısı Seksek, geleneksel bir roman yapısından farklı olarak, kısa bölümlerden oluşan bir dizi bağımsız sahne veya anıdan oluşur. Bu anılar, hafızalarından geçmiş olayları hatırlayan karakterlerin düşüncelerini ve hayallerini yansıtır. Bölümler, farklı zamanlarda ve yerlerde geçer ve karakterler arasındaki ilişkileri ve bağlantıları yavaş yavaş ortaya çıkarır. Cortazar, romanın yapısında sık sık düzensizlikler ve karışıklıklar kullanır. Anılar ve sahneler arasında kesintiler, boşluklar ve çelişkiler olabilir. Böylece, okuyucu gerçekliğin kesinliğine dair sorgulamalar yapar ve romanın anlamını kendisi yaratır. Romanın Temaları Seksek, insanın gerçeklik algısını sorgulayan ve toplumsal yapıların doğasını keşfeden bir roman olarak değerlendirilir. Roman, gerçekliğin nesnel olmadığını, ancak kişisel ve toplumsal bağlamların ve inançların bir sonucu olduğunu savunur. Roman ayrıca, dilin ve iletişimin doğasını da sorgular. Karakterler arasındaki iletişim, zaman zaman yetersiz ve anlamsızdır. Bu, insanların farklı dilleri, kültürleri ve bakış açıları nedeniyle gerçek bir
SeksekJulio Cortazar · Can Yayınları · 2022582 okunma
Metafizik Irmaklarda Bir Arayış Hikayesi: Tuhaf ve Biçimsiz
Puan vermedi·752 syf.·
2024 10. kitabı
"Açıklama denen şey giydirip kuşatılmış bir yanlıştır, yanlışın ta kendisi.." Her yorumun başlı başına bir yanlışlık olasılığı gibi.Çünkü kitabı elime aldığım andan bitene değin onlarca yorum analiz cümlesi geçti kalemimden her biri diğerinden doğru ve diğerinden yanlış. Bu açıklamayı da(!) yaptıktan sonra yazarın okurunu sürüklediği Yin ve Yang arasına sığacak sonsuzlukların peşine düşmek icap ediyor belki... Eser, anlatının yarattığı çağrışımlar üzerine kurgulanmış ve dolayısıyla karakterlerin de okurun da belli bir entelektüel birikime sahip olması, o da yoksa saf sezgiselliği yakalaması gerektiğini hissettiriyor. Olaylar; Öte Yaka ve Bu Yaka adlı iki ayrı şehirde geçiyor: Paris ve Arjantin. Her şehir kendi içinde başka bir şehrin çehresini taşır, diyor ya şair; onun gibi Paris Bounes Aires oluyor birden Bounes Aires de Paris...Belki bu sebepten her iki yerde de çehreler karışıyor iç içe geçiyor. Sanıldığı kadar kolay olmuyor bir yerden bir yere gitmek. Giden sadece beden oluyor bazen (Çizmeyi bilebilseydim, alegorik olarak acıyı bedenden ruhu kovalarken göstermek isterdim) Ana karakter Horica Oliveria Arjantin'den Paris'e gidiyor. Burada eskantirik bir arkadaş grubuna dahil oluyor:Yılan Kulübü. Kulüp, üyelerinin yaşantısını simgeleyen caz müziği eşliğinde sanat edebiyat felsefe türlerinde hararetli tartışmalar yapıyor. Caz müziğinin doğaçlamayla yakaladığı uyumu yaşamın tüm birimlerinde görmeye çalışıyorlar. Kural dışı yaşamak, sınırı geçmek ayrıksı olmak... Grubun en ayrıksı üyesi ise Uruguaylı La Maga'dır. O bu entelektüel grubun içinde bilgisizliğiyle küçümsenmesine rağmen durugörülüğüyle merkezde olmayı başarır. La Maga'nın el yordamıyla vardığı nokta arayış içindeki grup üyelerinin hedeflediği yerdir. Özellikle Oliveria'nın yitik cennet arayışını
SeksekJulio Cortazar · Can Yayınları · 2022582 okunma
We are the makers of manners..
8/10
·752 syf.·
2024 25. kitabı
Seksek oyunu.. Küçükken çok severek oynardım. Yazar bu kitapta seksek oyunu gibi ' sıçrayarak okuma' tekniğini ustalıkla uygulamış. Zor okudum, sebep de yabancı isimlerin çokluğu galiba. Nedense yabancı isim çokluğu olduğu zaman kolay odaklanamıyorum kitaba. Latin Amerika edebiyatına pek aşina değilim, ama bu roman gayet başarılı. Kitaba başlarken talimatlar veriliyor. Normal bir şekilde 56cı bölüme kadar okumak ve ya kendini zorlayıp seksek oyununa katılmayı seçmek size kalmış. Ben 2ciyi seçtim, biraz zorlansam da, pişman değilim. Aslında 2 roman okuduk da diyebiliriz. Anlatısı basit değil, bazen bir cümleyi anlamak için 2 kez okumak gerekiyor. Karışık bir anlatım şekli, ama bu dahiyane olmasını önlemiyor. Aslında kitabın ilk kısmı okuru 2ci kısma hazırlıyor gibi bence. 2ci kısım daha zengin, daha zor ve felsefi fikirlerle daha dolu. Zaman, hafıza ve bilinçle ilgili temel sorular anlatı teorileriyle ilişkilendiriyor. Okumanın son iki bölümü, okuyucuyu etkili bir şekilde labirentin içinde bırakarak, sonsuza dek birbirine gönderme yapıyor. Kitaptan tam çıkamıyorsunuz anlayacağınız. Bu şey gibi - Netflix'te 'Black Mirror'un 'Bandersnatch' interaktif filmi.. Bir yerde okumuştum, bazı labirentleri eskiden insanlar kafayı yesin, delirsin diye yapmışlar. Hiç masum değilsin, Julio CortazarJulio Cortazar :) İyi okumalar.
Edebiyat-Düşünce
SeksekJulio Cortazar · Can Yayınları · 2022582 okunma
Her şey bitmek zorunda olduğu için başlamıştı…
9/10
·752 syf.··
Beğendi
·
2021 22. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2021 02:20
Tek cümleyle anlatmak gerekirse okuduğum en manyak kitaptı. Bölümler kitabın içine karışık yerleştirilmiş ve ordan oraya zıplayarak okuyorsun, seksek oynar gibi. Deneysel bir roman. Cortazar; bir tek insan beyni tüm bu şeylerin hepsini nasıl yazmış olabilir, dedirtiyor. Adam resmen sözcüklerle düşünmüş, düşünce hızıyla yazmış olmalı. Bir insanın kafasının içinden geçenleri okurken yoruluyorsunuz. Her bölüm ayrı bir tarzda yazılmış ve sözcüklerle olduğu kadar okuyucuyla da oyuncak gibi oynuyor. Kafanız çok karışıyor. Sayfalara hakim olmaya çalışırken aynı zamanda konuyu da yakalamalısınız. Her oyunda sıranın kendisine gelmesini bekleyen bir sabırsız vardır ya bu kitapta o kişi sizsiniz. Kitap sizi okuyor gibi. Dikkatli olmalısınız. Horacio Oliveira baş karakter ve 99. Bölümde, sevdiği bir kitabı anlatırken şu cümleleri kuruyor: “kitap bana ayaklarını havaya dikmiş, ters dönmüş büyük bir kaplumbağaya benziyormuş gibi geldi. Anlaması zor.” Aynı hisler, içinde yaşadığı bu kitap için de geçerli. Kabuğunun üstünde ters dönmüş bir kaplumbağa adeta. Anlaması zor. Keza dil üzerine yapılan vurgular, felsefi çıkarımlar, zengin kelime dağarcığı ve fırtınalar koparan düşünce karmaşası nefis bir kurguyla birbiri içine geçmiş. Seksek oynamayı sevenler, kafasının orta yerinde yassı bir taşı ustaca kaydırmayı becerenler, varlıklarını varoluş cümleleriyle hatırlamayı/unutmayı isteyenler bu kitap tam size göre. Ha bu cümleler bizi kesmez cicim, inceleme dediğin teferruatlı olur derseniz eğer, yazar ve kitap hakkında, Güneyliler’in şu muhteşem edebi zekâsı hakkında daha geniş bilgiye altta yer alan yazarın fotoğrafının ve koyu yazılmış olan kitap isminin üzerine parmağınızı dokundurarak kolayca ulaşabileceğinizi de hatırlatmış olayım:) Sıkıcı tekrarlara gerek yok bence. Beğenilerden
Edebiyat
SeksekJulio Cortazar · Can Yayınları · 2022582 okunma
Her yiğidin harcı bir kitap değil…
6/10
·752 syf.·
2024 3. kitabı
Öncelikle belirtmek istiyorum ki her yiğidin harcı olacak bir kitap kesinlikle değil. Özellikle benim gibi deneysel roman türleri efendicağazıma,postmodern kitaplar okumak size göre değilse,tavsiyem hiç başlamayın. Ben kitabı okurken şey hissettim…. Bizim ülkede yazılmış olsa idi bu roman,Sanat için sanat anlayışının baskın olduğu dönemde yazılırdı kesin . Ki şöyle bir araştırdığım zaman gördüm ki yazar bu alanda çok iyi ve bu kitap en iyi kitabı olarak söyleniyor . Ve kitabın en iyi olarak görülmesinin sebeplerinden bir tanesi de yazarın olayları kopuk kopuk anlatmasının ve bunu seksek oyununa. benzeterek yapmasıdır . Tamam bu açıdan başarılı olabilir ama kitabı anlamak, olay akışını takip etmek gerçekten çok zor. Denedim,tüm kitap boyunca denedim ama maalesef mümkün olmadı. Şimdi romandaki karakterlerin herbiri acayip entellektüel tipler ve salaş bir yaşam tarzları var. Kalabalık bir arkadaş grubu bahsi geçen birçok şarkı,roman,tiyatro,resim vb sanatsal faaliyetler. Yalnız tam olarak bu noktada şöyle bir sıkıntı var,yazar sık sık başka romanlardan alıntılamalar yapmış -sanırım bu da sek sek oyununun bir parçası- fakat bu olayların akışını iyice tıkıyor. Olay kurgusunu anlamak yeterince zor değilmiş gibi bir de bahsedilen romanı ya da eser neyse ve ne türde ise,bilmiyorsanız daha da romanın dışında kalmış hissediyorsunuz kendinizi.Sanat için sanat deme sebebim de buydu. Bir bireyin o kadar çok roman ya da sanatsal eseri bir arada okuması pek olası değil.Örneğin birkaç yerde Notre Dame'ın KamburuNotre Dame'ın Kamburu dan bahsediyor. Esmeralda ve Quasimado’nun baya spesifik sayılabilecek niteliklerinden bahsediyor. Yani yazar sek sek oynar gibi oradan Oraya atlıyor roman boyunca. Ama kitaptan bir sürü alıntılama yaptım.Satır aralarını sevdim.Roman karakterlerimiz oldukça entel ve sorgulayan
1000Kitap
SeksekJulio Cortazar · Can Yayınları · 2022582 okunma
Puan vermedi·752 syf.··
2017 22. kitabı
Ben her iki günde bir tam 1080 metre yüzerim. 20-25 dakika sürer. 30 metrelik havuzda 36 tur. Öncesini saymazsak, en az beş yıldır. Ara vermeler olsa da pek bozmam bu düzeni. Çok sıkıcıdır ama. Bitmez bir türlü. Say allah say. Dile kolay 36 kez. Lineer bir biçimde. Yeni sayma teknikleri denedim hep. Sanki daha çabuk ulaşıyordum 36 rakamına. En son altılı sayı sistemi uydurdum, onu kullanıyorum. 11 diye başlar, 16’da biter ilk tur. Sonra 21-26, 31-36 diye 66’da biter. Hastalık işte. Kafa kontaklığı. Bir dostuma telefonda romanımı anlattım biraz. Deneysel edebiyat yapmışsın, dedi. (Aman ha deneysel romanla karıştırmayın. O ta Hügo’ya kadar gider. Naturalisttir zira) Yok be, bakma anlattıklarıma, okusan farklı hissederdin, dedim. Havuzda hem altılı sistemde tur sayıyor bir yandan da arkadaşımın dediğini düşünüyordum. Deneysel edebiyat. Az kaldı su yutuyordum. Vay be, bu oyunu Cortazar oynamıştı bana. Seksek’i geldi aklıma. Anlamışsınızdır, Julio Cortazar. Ben romana direkt başlarım. Önsöz, tanıtıcı söz bilmem. Önce kendim alırım tadını. Hele uzun uzun roman üstüne yazı varsa, gözümü tamamen kaparım. Romanda kendi yolumu kendim açmak isterim. Bittikten sonra döner başkalarının ne düşündüğünü okurum. En az bir hafta dinlendirdikten sonra kafamda ama. O geçeydi ilk kısmı romanın. Yoksa bu geçe miydi? Paris’te geçen hani. Ne yok ki Paris’te? Edebiyat hep vardı. Müzik de. Hem de her türünden. caz, vazgeçilmezidir Paris gecelerinin. Romanda da öyleydi. Lineer ama. Bir de postmodern ha. Roman değil, anlatı. Lineer bir romandı (Lineer romanı aramayın nette. Bu, bu fukaranın yumurtlaması zira.) Sonra sınır dışı edilme. Buenos Aires. Edebiyat var. Şiir zaten. Müzik de. Artık tango. Sonra, her iki yaka var. Mekân Arjantin olsa da. Mekânda bedeni tutabilirsiniz. Ya hayal gücü.
SeksekJulio Cortazar · Can Yayınları · 2022582 okunma
Seksek İsmail
5/10
·752 syf.··
2023 17. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2023 23:03
Julio Cortâzar'ın 1963 yılında yazdığı deneysel romanı incelemekteyiz. Roman postmodern tema ve teknikleri içermektedir. Zaten postmodernizm 1960'lı yıllarda klasik anlatılardan farklı deneysel romanlar sayesinde oluşmuş bir edebiyat akımıdır. Bu akımında en çılgın denemelerinden biri bu kitaptır. Bir hikayeyi okuyucuya, anlamını ve bütünlüğünü bozmadan hem klasik okuma yöntemiyle hem de sayfalar arası atlayarak okutabilmek tamamen ustalık, titizlik gerektiren bir iş olsa gerek ki epey emek harcanan bir eser olduğu aşikar. Dolayısıyla bu iki farklı okuma biçimi kitabın yazıldığı tarihe kadar karşılaşılmamış bir teknik olduğu için Latin Amerika'da epey bir ilgi görmeyi başarmıştır. Okuyucu, sırayla veya sekerek okurken bölümler arası geçişlerde kopukluk, karışıklık veya alakasızlıklar hissedebilir. Bu çok normal bir durum çünkü kitap bu kopukluklar sayesinde iki farklı şekilde okunabilir hale geliyor. Fakat bu kopukluklar okuyucunun hikayenin içine girmesinde zorluklar yaratabilir. Bu sebeple iyi ve güçlü bir okuma kondisyonu gerektirdiğini hatırlatmakta fayda var. 2002-2004 yılları arasında YKY yayınevi tarafından ilk kez Türkçeye çevrilen bu eser ne yazık ki edebiyatımızda tutunamamıştır. Yerli edebiyatçımız Ali Lidar'ın 2015 yılında linkini alta bırakacağım bir edebiyat sayfasındaki yazısı ve 2017 yılında yazdığı 'Kişisel Edebiyat Atlası' kitabında bu eserden bahsedip, yeniden edebiyatımıza kazandırmaya çalışmıştır. Fakat 1k istatistiklerine bakarsak bu çabalar sonuç vermiş görünmüyor. Tabii önce kendisini edebiyatımıza kazandırmak lazım ki sonra tavsiyelerini kazandıralım. Ali Lidar'ın deyimiyle bu kitap üç farklı şekilde okunabiliyor. İki tanesini zaten biliyoruz. Üçüncüsü ise kitabı ilk sayfasından son sayfasına kadar sırayla okumak. Bu şekilde okunduğunda
1000k
SeksekJulio Cortazar · Can Yayınları · 2022582 okunma
Okumayın!
2/10
·752 syf.··
2021 59. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2021 00:05
Kitabı okudum ama okumadım. Okurken de okuduğum şeyin Cortazar’ın RAYUELA’sı olmadığını farkettiğim noktada bıraktım. 10-15 vazgeçip devam etme kararından sonra pes dedim artık. Bi kere çeviri yanlış arkadaşlar. Sadece bozuk değil, yanlış! Asteriksli açıklamalardaki çevirilerin tamamına yakını yanlış. İspanyolca dizelere altta “İtalyanca” demeler, aslındaki olumsuz cümleleri Türkçe’ye olumlu çevirmeler, düşüklükler, anlatım bozuklukları, imla hataları, tipolar... Başta sandım ki Cortazar’ın deneysel anlatımıyla ilgilidir, hayır. Aslıyla karşılaştırma yaptım üşenmeyip. ÇEVİRİ YANLIŞ. EDİTÖRLÜK SIFIR. Cortazar’ın Seksek adlı eserini okumak istiyorsanız mümkünse aslını ya da İngilizce çevirisini okuyun ya da başka biri çevirip basana kadar bekleyin. Çünkü Necla Işık çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıkan edisyon, tümüyle içler acısı. Bu baskıyı okuyup ayılıp bayıldığını söyleyen herkesin de “anlamamış gözükmemek, yiğitliğe -gaita- sürdürmemek” için böyle yaptığını düşünüyorum. Bir başyapıt nasıl çöp formatında basılır, Can Yayınları bize bir örnek daha sunmuş, eksik olmasınlar.
Edebiyat
SeksekJulio Cortazar · Can Yayınları · 2022582 okunma
10/10
·752 syf.··
Beğendi
·
2022 110. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2022 19:55
“Bitti zannediyorsunuz fakat bitmiyor” Alengirli şeyler yazmak isterdim :) gücümü tüketmeseydin Cortazar. Beylik kocaman kocaman laflar fakat kolay mı değil. Oyunu baştan kuruyor sizi tuzağına rızasıyla çekiyor. İsteseniz de istemeseniz de bu büyü sizi avuçlarına aldığında çaresizce bir sonraki bölüme parmağınızı koyup usul usul okuyorsunuz. Ha bir de kaptırıp giderseniz vay halinize. Özellikle uzun bölümlerde…Sonra baştan okuyup ne dedi falan diyorsunuz :) sizce bu kitap kaç bölüm , kitabın sonuna bakıp 155 dediniz değil mi ? Bence 155 geçmiş olsun okurlara bir bulmaca daha yazar onca yazdığının arasından bir bölümü ne bir yere göndermiş ne de o bölümü başka bir bölüm yönlendirmiş haydi bana eyvallah ben kurtuldum Allah sizi de kurtarsın
SeksekJulio Cortazar · Can Yayınları · 2022582 okunma

Yazar Hakkında

Julio CortazarYazar · 23 kitap
1914’te Brüksel’de doğdu. Arjantin’de öğrenim gördükten sonra, öğretmenlik ve çevirmenlik yaptığı sıralar, Perón hükümetinin uygulamalarından duyduğu düş kırıklığıyla ülkesini terk ederek Paris’e yerleşti. 1981’de Fransız uyruğuna geçti, ama Arjantin yurttaşlığından da ayrılmadı. 1950’li yıllarda yayımlanan Hayvan Öyküleri, Oyunun Sonu ve Gizli Silahlar adlı öykü kitaplarını 1963’te yayımlanan Seksek adlı romanı izledi. Bugün yazarın başyapıtı sayılan Seksek, geleneksel romanın olay örgüsünü altüst eden, belirli bir sona bağlanmayan açık uçlu bir romandı. Cortázar’ın öteki önemli yapıtları arasında Manuel’in Kitabı ve Mırıldandığım Öyküler sayılabilir. Edgar Allan Poe’nun yapıtlarını İspanyolcaya kazandıran Cortázar, son yıllarında kendini insan hakları davasına adadı ve UNESCO’da çalıştı. 1984’te Paris’te öldü.