Cinayeti GördümJulio Cortazar

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.059
Gösterim
Adı:
Cinayeti Gördüm
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750707957
Orijinal adı:
Bestiario, Final Del Juego, Las Armas Secretas
Çeviri:
Nihal Yeğinobalı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Bu kitapta, fantastik kısa öykünün büyük ustalarından Julio Cortazar'ın en güzel öykülerinden bir seçki sunuyoruz. Seksek adlı başyapıtıyla geleneksel roman yapısını altüst eden Cortazar, bu öykülerinde gerçekliğin görünen yanından çok, görünen ardındakine yöneliyor. Cortazar'ın öyküleri, Taocu Çin Klasiği Zhuangzi'deki bir öyküyü anımsatır: Rüyasında kelebek olduğunu gören bir adam, uyandığında, rüyasında kelebek olduğunu görmüş bir adam mı, yoksa rüyasında insan olduğunu görmüş bir kelebek mi olduğunu anlayamaz. Cortazar'ın belki de en ünlü öyküsü olan "Şeytanın Salyaları", 1966'da Michelangelo Antonioni tarafından "Blow-Up" adıyla beyazperdeye uyarlanmış, film ülkemizde "Cinayeti Gördüm" adıyla gösterilmişti. Yaşamın bir yanılsama olduğunu anlatan bu öykü, Nihal Yeğinobalı'nın dilimize kazandırdığı bu kitaba da adını verdi.
Tanıştığıma çok sevindiğim yazarlardan Bay Cortázar'ın orijinal adı Blow Up olan ve ülkemizde farklı isimlerle çok kez basılmış öykülerini, Can yayınlarının Cinayeti Gördüm adını verdiği basımıyla okudum. Bu öykülerin bazılarında yazar hikayenin sonunu bizim hayalgücümüze bırakmış. Sanki hikayenin devamını sonra yazmak üzere bırakmış, ama tamamlayamamış gibi. Elbette bilinçli bir eksiklik bu. Sakin, su gibi akan bir anlatım da beklemeyin. Ciddi bir konsantrasyon, kendini adama bekliyor adeta. Bunun karşılığını da fazlasıyla alıyorsunuz ama, merak etmeyin. Arjantin Edebiyatı an itibariyle olması gereken mertebeye ulaşmıştır nazarımda. Mutlaka okuyun derim, tavsiyemdir. =)
Kitap 13 öyküden oluşuyor. Dili ağır olmakla birlikte bütün hikayelerini beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Bazı hikayelerinde çeviri hatası mı var diye düşündüğüm kısımları oldu. Hikayelerin içeriğinde bir son beklerseniz hayal kırıklığına uğrarsınız. Çoğu hikaye gerçek hayattan kopukluk ve absürtlükleriyle yoğun diline yayılmış. Paris'te Bir Genç Hanıma Mektuplar öyküsünde tavşan kusan adam, bu söylemimden kısa bir örnek diyebilirim. Hikayeleri içinde en sevdiklerim Cinayeti Gördüm, Bir Sarı Çiçek, ve Ele Geçirilen Ev.

Cinayeti Gördüm öyküsünde, bir fotoğrafçının, genç erkek ve orta yaşlı kadını gözlemine dayalı, her bir küçük ayrıntısıyla somut çıkarımlarını hayal dünyasıyla bezeyerek, olasılılığı yüksek hikayeleştirmesini etkilenerek okudum. Sonuç olarak, Fotoğraf sanatçılarıyla ilgili bu zamana kadar hiçbir öngörümün dahi olmadığını anlamış bulundum :). Gölge ve ışığın düşme açısıyla kişilerden yayılan duygu yoğunluğunun harekete dökülmüş anlarını söküp alırcasına makineyle çekmek kesinlikle sanat işi. Birde fotoğrafçının keskin sezgileri, her an tetikte oluşu, ellerini mükemmel şekilde kontrol etmesine hiç girmeyeceğim bile... :)

Bir Sarı Çiçek öyküsüne gelecek olursam, varoluşsal buhranı olan yaşlı bir adamın, farkında olmadan efsanevi bir sebebe dayanarak hayata tutunması işlenmiş. Tesadüfen otobüste karşılaştığı bir çocuğun, kendisinin küçük bir prototibi olduğunu ve kendisinin ölmeden çocuğun doğmasından dolayı (yaşlı adamın mantığınca) zamanın akışında aksaklık olduğunu, çocuğun hayatıyla benzerliklerini de katarak yaşama dair algısının ne derece bozulduğu gözler önüne serilmiştir.

Kitabın henüz izlemediğim Cinayeti Gördüm filmi de var. Kanatimce yoğun olmadığınız zamanda kitabı okumanızı tavsiye ederim :)
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.844 Oy)8.133 beğeni25.972 okunma620 alıntı126.483 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.079 Oy)17.463 beğeni39.442 okunma2.109 alıntı165.159 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (3.971 Oy)3.491 beğeni11.689 okunma1.011 alıntı47.641 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.453 Oy)8.400 beğeni22.795 okunma1.446 alıntı105.384 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.811 Oy)7.348 beğeni20.568 okunma690 alıntı79.396 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.049 Oy)7.319 beğeni19.811 okunma3.212 alıntı116.411 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.525 Oy)5.801 beğeni15.218 okunma2.212 alıntı78.454 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.015 Oy)3.081 beğeni9.413 okunma4.034 alıntı85.120 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.248 Oy)5.353 beğeni18.120 okunma686 alıntı92.141 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.992 Oy)12.458 beğeni31.704 okunma2.777 alıntı132.354 gösterim
Tükenmişlikle baş etmenin birçok yollarının en iyilerinden biri fotoğraf çekmektir; insan bu beceriyi çok erken yaşta edinmeli, çocuklara öğretmelidir; çünkü disiplin, estetik eğitim, keskin göz, sağlam sinirli eller gerektirir. Sıradan bir foto-muhabir gibi pusuda yatıp yalanlar yakalamak, Downing Sok. No. 10'dan çıkan VTP'lerin şapşal siluetini şipşaklamak değil benim söylediğim. İnsan elinde fotoğraf makinesiyle dolaşırken hangi konuda olursa olsun gözünden hiçbir şey kaçırmamakla sanki yükümlüdür. Güneş ışınlarının birden kıvançla eski bir duvardan yansımasını, bir somun ekmek, bir şişe sütle evine giden bir kız çocuğunun saç örgülerinin kopardığı koşuyu kaçırmamak zorundadır. Fotoğrafçı her zaman makinesinin sinsice yaptığı baskılara karşın kendi kişisel dünya görüşünde direnmeye çalışır...
Julio Cortazar
Can Yay. Cinayeti Gördüm
Neden böyle çok örgü ördüğünü sorarsanız söyleyemem; sanırım kadınlar örgünün hiçbir şey yapmamak için dört dörtlük bir bahane olduğunu anlayınca örgüye başlıyorlar.
Yaşam, yukarı doğru bir çıkıştır ve soncul bir tıkırtıyla noktalanır, aynı zamanda yaşam alçak, beyaz bir tavandır, kişiyi lavanta çiçeği kokan, ılık bir kuytuyla sarmalar.
Bir ara axolotl'lar üstüne uzun uzun düşündüğüm bir dönemden geçtim. Jardin des Plantes'deki akvaryumda onları görmeye giderdim. Saatlerce kalıp seyrederdim onları: Durağanlıklarını, o belli belirsiz kıpırdanmalarını gözlemlerdim. Şimdi ben bir axolotl'um.
Çiçek güzeldi, gelecekte insanlar için her zaman çiçekler olacaktı. Birden damdan düşercesine hiçi anladım, hiçliği demek istiyorum, hiç. Ben bunun huzur olduğunu sanmıştım, bir zincirin son halkası. Oysa ölecektim. Luc zaten ölmüştü, bizler için bir daha hiç çiçek olmayacaktı, bir daha hiçbir şey olmayacaktı, hiç ama hiçbir şey, hiçlik de buydu işte.Bir daha hiç çiçek olmaması.
Ne tuhaf, insanlar yatak yapmanın tıpkı yatak yapmak gibi, tokalaşmanın her zaman tokalaşmak gibi olduğunu, bir sardalye kutusu açmanın sonsuza dek aynı sardalye kutusunu açmak demeye geldiğini sanırlar. Beri yandan her şey bir istisnaysa, diye düşünüyor Pierre, yıpranmış mavi yatak örtüsünü beceriksiz elleriyle düzeltirken. "Dün yağmur yağdı, bugün güneş açtı; dün içim kapanıktı, bugün Michéle geliyor. Değişmeyen tek şey şu ki: Bu yatağı dünyada doğru dürüst düzeltemeyeceğim." Önemi yok, kadınlar bekâr odalarının düzensizliğinden hoşlanırlar, gülümseme fırsatı çıkar onlara (dişlerinin her biri anaçlıkla parlayarak), perdeleri düzeltir, sandalyelerin, çiçek saksılarının yerini değiştirir, şu masayı en ışıksız köşeye koymak ancak senin aklına gelirdi, derler. Michele de buna benzer şeyler söyleyecek büyük bir olasılıkla, ortada dolaşan kitapları, lambaları elleyecek, oradan alıp oraya koyacak, Pierre de göz yumacak buna; yatağın üstüne uzanmış yattığı ya da eski kanepeye gömülmüş oturduğu yerden, bir halka Gauloise dumanının arasından onu süzerek, onu isteyerek.
Julio Cortazar
Sayfa 90 - Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cinayeti Gördüm
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750707957
Orijinal adı:
Bestiario, Final Del Juego, Las Armas Secretas
Çeviri:
Nihal Yeğinobalı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Bu kitapta, fantastik kısa öykünün büyük ustalarından Julio Cortazar'ın en güzel öykülerinden bir seçki sunuyoruz. Seksek adlı başyapıtıyla geleneksel roman yapısını altüst eden Cortazar, bu öykülerinde gerçekliğin görünen yanından çok, görünen ardındakine yöneliyor. Cortazar'ın öyküleri, Taocu Çin Klasiği Zhuangzi'deki bir öyküyü anımsatır: Rüyasında kelebek olduğunu gören bir adam, uyandığında, rüyasında kelebek olduğunu görmüş bir adam mı, yoksa rüyasında insan olduğunu görmüş bir kelebek mi olduğunu anlayamaz. Cortazar'ın belki de en ünlü öyküsü olan "Şeytanın Salyaları", 1966'da Michelangelo Antonioni tarafından "Blow-Up" adıyla beyazperdeye uyarlanmış, film ülkemizde "Cinayeti Gördüm" adıyla gösterilmişti. Yaşamın bir yanılsama olduğunu anlatan bu öykü, Nihal Yeğinobalı'nın dilimize kazandırdığı bu kitaba da adını verdi.

Kitabı okuyanlar 67 okur

  • nejla güldalı
  • Volkan Ay
  • Murat Sezgin
  • Gün İlke Yıldırım
  • erdijrk
  • İbrahim. Y
  • Furkan
  • Murat Kotbaş
  • Veysi Yavuz
  • Hüseyin Sabuncu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%23.8
25-34 Yaş
%40.5
35-44 Yaş
%26.2
45-54 Yaş
%7.1
55-64 Yaş
%2.4
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%44.8
Erkek
%55.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32 (8)
9
%32 (8)
8
%24 (6)
7
%8 (2)
6
%4 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0