Bu tip eylemler yani iftira gibi, bir takım travmaların ürünüdür. Bu da kaygı bozukluğu demek. Eğer o kişi gerçekten seviyorsam böyle bir eylemi gerçekleştirmeye onu iten yaşanmışlıklarından ötürü onun için üzülürüm. Belki kendi mi de suçlarım o tranvasını tetikledim diye. Bazen insan olarak olaylara çok acımasız bakıyoruz. Ama gerçek sevgi içinde acımasızlığı barındırmadığında iyileştirici oluyor. Ben bu hayatı çok yaptım. Maalesef çok kayıplar verdim bu yüzden.
Demediğim şeyleri dedi diye anlattılar birbirlerini gaza getirdiler iki üç sene küstüler. Sadece dua ettim ama çok üzüldüm o kadar üzüldüm ki çok zayıfladım. Ama sonra toparladım. Üç sene sonra yüzleşmek akıllarına geldi evime geldiler, özür dileyip affet dediler. Sonuç affettim ama unutmadım. İçimde onlara ait kara bir nokta var. Sorunun cevabına gelirsek dua ve tevekkül ve üzülmekten başka hiç bir şey yapmadım🤷🏻♀️
Aynısı benimde başıma geldi konuşacak ipleri koparacaktım ama işte annel araya girdi. Dua ve sabır. Gercekten etkili bi yöntem. Bende de kesin o demiştir diye demişlerdi. Herkes yok demesine rağmen kendi kafalarında kurduklarına inanmıştılar bir süre 😅
Beni gerçekten tanıyan biri, bir noktada durup düşünür.
Düşünmeyen, sorgulamayan ve iftirayı sürdürmeyi seçen biriyle olan bağ, zaten sevgiyle değil,başka bir ihtiyaçla kurulmuştur.Yol verirdim.