"Ağaç Gölgesi", on üç öyküden oluşan, birbirinden bağımsız ama duyguda aynı derinlikte buluşan bir kitap.
Her öykü başka bir kurgu, başka bir iç ses… Yazımı çok doğal, çok “tamamlanmış” hissettiriyor. Okuru sürekli kurgunun içinde tutan, başındaki merakı sonuna kadar taşıyan metinler bunlar.
Benim için kitabın kalbi diyebileceğim öykü kitaba da adını vermiş olan, “Ağaç Gölgesi” öyküsüydü. En çok yaralayan, en çok içime oturan o öykü oldu.
Ağaçların bir yaşamı kökleştireceğini düşünürdüm hep; yok edebileceğini, bir köyün kaderini karartabileceğini hiç düşünmezdim.
Köy, orman, kayıp bir çocuk ve geride kalanların sessizliği…
Sanırım uzun süre aklımdan çıkmayacak...
Ama kitap tek bir öyküyle değil; her biriyle ayrı ayrı iz bırakıyor. Hüzünlü, tekinsiz, düşündüren ve insanın iç sesine dokunan bir dili var.
Severek ve etkilenerek okudum. Tüm kitap dostlarıma gönülden #tavsiye
Kitaptaki öyküler:
– Anneannemin Kemikleri
– Delik
– Geride Bir Şey Bırakma
– Puset
– Ağaç Gölgesi
– Sezonluk
– Yatağımın Altında
– Dışarıda
– Tırmanma Duvarı
– Ardiye
– Taşınma
– Parmak Uçlarında
– Yanını Boş Bırak
Ağaç GölgesiCemre Öğün