·390 syf.····Okunma: 07 Ekim 2024 13:14 Talip Apaydın’ın Kurtuluş Savaşı’nı konu edinen üçlemenin son kitabını da bitirdim. Benim için harika bir okuma deneyimi oldu. Bu seriyi okuma sebebim; Milli Mücadele ve İnkılaplar döneminde Türk köylüsü ne haldeydi, neler yapıyordu gibi sorulara cevap bulabilmekti. Bu sorulara akademik eserler içinden de cevap bulabilirdim fakat romanla başlamayı tercih ettim. Ayrıca bu kitabı roman kategorisinde düşünmemek lazım. Yazarımızın babası da aynı kitabın başkahramanı Molla Mahmut gibi yıllarca cephelerde ter dökmüş, savaş bitince de yokluklar içinde olan köyüne geri dönmüştür. Yazarımız da romanında babasının anılarından çok şeyler kattığını açıkça belirtmiş.
Serinin son kitabı “Köylüler”de yazarımız bizi 1922 yılının Eylül ayına götürüyor. Yunanlar denize dökülmüş, romanın kahramanları köyüne geri dönmüştür. Her yer harap haldedir. Evlerin çoğu yanmış, tarlalar ekilememiştir. Köylüyü bekleyen tonlarca iş vardır. Zengin daha da zenginleşmiş, fakir köylü ise daha da fakirleşmiştir. Köylü, artık düşman ve padişah yok önümüz açık diye umutlanır ama devletten hiçbir şey göremezler.
Üçlemenin son sayfaları 1937-1938’li yıllara kadar geliyor. Maalesef köyde hiçbir değişim yoktur. Devlet namına bir şey göremezler. Okulları yoktur. Okuma yazma bilen neredeyse hiç yoktur. Molla Mahmut’un üvey oğlu Selim, köyde eğitmen olmak için 6 ay kurs görür. Köye geri döner. Öğrendiklerini köylüye aktarmak ister fakat köylünün bunda gönlü yoktur.
Başından sonuna kadar hiç sıkılmadan okuduğum ve keyif aldığım bir üçlemeydi. Tarihi olaylara çok girmeden basit bir anlatımla bu dönemi bir köylünün gözünden okumak istiyorsanız kesinlikle bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.