Puan vermedi·200 syf.····Okunma: 19 Aralık 2025 02:49 Bu kitap, güldürmek için yazılmış gibi durur ama aslında güldürmeyi bir araç olarak kullanır. Aziz Nesin burada mizah yapmaz; teşhis koyar. Okur gülerken bir yandan da içten içe rahatsız olur, çünkü anlatılanlar başkasına değil, tanıdık bir hayata aittir.
Kitaptaki “eşek” sözcüğü kaba bir hakaret değildir. Daha çok, alışmayı düşünenin önüne koyan bir zihniyeti simgeler. Yazar, insanların olup biteni sorgulamak yerine kabullenmesini, yanlışları “normal” saymasını ve bunu sürdürmesini eleştirir. Eşeklik burada cehaletten değil, vazgeçmişlikten doğar.
Aziz Nesin’in anlatılarında dikkat çeken şey, suçun tek bir yerde toplanmamasıdır. Ne sadece devlet, ne sadece bürokrasi, ne de yalnızca yönetenler hedef alınır. Asıl eleştiri, olan biteni görüp susan, gücü sorgulamayan ve küçük çıkarlar uğruna büyük yanlışlara göz yuman topluma yöneliktir. Yazar, düzenin devam etmesinde sıradan insanın payını açıkça gösterir.
Kitaptaki olaylar çoğu zaman abartılı gibi görünür; ancak bu abartı gerçeği gizlemez, aksine daha görünür kılar. Aziz Nesin, gerçeği olduğu gibi anlattığında kanıksanacağını bildiği için, onu sivrilterek anlatır. Bu yöntem okuru sarsır, çünkü hikâyeler tanıdıktır ama bu kadar çıplak hâliyle yüzleşmeye alışık değilizdir.
Dil yalındır, doğrudandır ve süslenmez. Mizah, okuru rahatlatmak için değil, uyandırmak için kullanılır. Kitap boyunca hissedilen temel duygu öfkeden çok hayal kırıklığıdır. Yazar bağırmaz; ama her satırda “daha iyisi mümkündü” duygusu hissedilir.
Sonuç olarak Sizin Memlekette Eşek Yok Mu?, sadece bir eleştiri kitabı değildir. Bu eser, okuru dışarıyı izleyen biri olmaktan çıkarıp kendine bakan biri hâline getirmeyi amaçlar. Okur kitabı bitirdiğinde şu soruyla baş başa kalır:
“Ben bu anlatılanların neresindeyim?”
Bu soru, kitabın asıl gücüdür