Gönderi

İpin gölgesinde KADIN olmak ?
9/10
·152 syf.··
2025 101. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2025 20:33
Asılacak Kadın – Pınar Kür Efendim!!! Şunu belirteyim beni deli eden bir kitap oldu yeri geldi bıraktım elimden ,midem bulandı kızdım "Ya bu nasıl bir şey " deyip sonra tekrar devam ettim .Yol arkadasimla @Kitabameftunanne tahliller ederek ilerledik aynı duygulari paylastik .Ve sonunda bitirdik :)) Gelelim nasıl inceledim neler düşünüyorum. Kadın, daha baştan savunmasız. Evde, sokakta, mahkemede… Hiçbir yerde “tam insan” sayılmıyor. Erkek bakışıyla tartılıyor, erkek diliyle yargılanıyor. Ve sonunda erkek adaletine teslim ediliyor. Ne yaptığına bakılmadan, neden yaptığı sorulmadan. Çünkü erkek aklın terazisinde kadın zaten eksik tartı. Pınar Kür, eril baskıyı bağırarak değil, soğuk bir sessizlikle anlatıyor. Mahkeme salonunda, kelimelerin arasına sıkışmış bir kadın. Erkekler konuşuyor, karar veriyor, yazıyor. Kadınsa… dinleniyor güya. Ama duyulmuyor. Dilindeki kırılmalar —kelimelerin hecelere ayrılması— bana hep şunu düşündürüyor: Bu kadın sadece bedenen değil, dilinden de parçalanıyor. “Kur-tul-mak, Kö-le-lik" bile bölünerek söyleniyor; çünkü bu düzende kurtuluş bile bütün değil. Tıpkı kadının hayatı gibi. Bütün olmasına izin verilmeyen bir varoluş. Hecelere ayrılmış umutlar, yarım bırakılmış özgürlük. Kölelik, zincirle değil yalnızca. Bakışla, suskunlukla, “yerini bil”le. Kurtulmak ise bir kapı değil, bir uçurum. Atlarsan suçlusun, atlamazsan zaten mahkûm. Kitap boyunca kadın bir özne olamıyor. Hep birinin kızı, karısı, sanığı. Erkekler onun adına düşünüyor, onun adına üzülüyor, onun adına hüküm veriyor. Kadının kendisi yok. Sesi yok. Hakkı hiç yok. Asılacak Kadın, adaletin erkek elinde nasıl bir seyirlik infaza dönüştüğünü anlatıyor. Kadını asan ipten çok, toplumun dili can yakıyor. Bu kitap bir hikâye değil yalnızca. Bir yüzleşme. Kadına nasıl bakıldığının, nasıl susturulduğunun, nasıl “hak etti” denildiğinin aynası. Ve insan okurken şunu düşünüyor: Asılan gerçekten kadın mıydı, yoksa kadının yaşama ihtimali mi? Ben bu kitabı acımasız ama gerekli buluyorum. Okuru sarsmak gibi bir derdi var; sevilmek değil, görülmek istiyor. Ve bence en büyük gücü de burada. Sevgili okur arkadaşlarım bu kitaba bir şans verin derim.Bakarsiniz sizin de gönlünüzde taht kurar :)) Asılacak Kadın Pınar Kür
Alıntı
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,5bin okunma
··
4.202 Gösterim
7 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bu inceleme, yalnızca bir kitabın değerlendirmesi değil satır aralarında bir vicdan, bir fark ediş ve güçlü bir duruş var. Asılacak Kadın’ın anlattığı o sarsıcı gerçeği, erkek aklının kadına biçtiği sözde değeri çok net, çok sahici bir yerden okumuşsun. Ne bağıran bir öfke var ne de suskun bir kabulleniş… Sakin ama tok bir hakikat dili. Okurken hem düşündüren hem içe dokunan bu inceleme için çok teşekkür ederim canım Sema'm, kitabı senin gözünüzden görmüş oldum... :) ☺️
єѕяα ོ 🫂🫂🫂
Kitap beni o kadar etkiledi ki bitirdiğimde inceleme yazacak gücü bile bulamamıştım kendimde.. Duygularıma tercüman olmuşsunuz, kaleminize sağlık.🙏🥹✨🖤
Emine İnen çok teşekkür ederim hocam 💐
Ve hâlâ böyle hayatların olduğunu bilmek çok üzücü.. Kadın hakkını aramaya kalktığı zaman, toplumsal engellere takılıyor. Bir sürü maddi manevi engel atlaması gerekiyor. Dilerim insan olmanın hakkaniyetini yaşadığımız bir toplum oluruz. Emeğinize yüreğinize sağlık, güzel okumalar diliyorum 🙏🏻🦋😇
Fатма ᵕ̈♡︎ Ah! ne yazikki öyle kıymetli hocam temmenilerinize katılıyorum 😇 yorumunuzla beni mutlu ettiniz 🙏🏻💐
Kızmamanız mümkün değildi, sarsılmamanız hiç değildi. Kızıp kapağı kapatmamanız ve o geri dönme zorunluluğu… sizi çok iyi anlıyorum. Duygularınızı gerçekten çok güzel ifade etmişsiniz. Hatta yazarın bu emeğine siz de katkıda bulunmuşsunuz diye düşünüyorum. Bu çirkin hikâye bilinmeyi hak ediyor. Keşke tüm pislikler böyle dökülse. Kaleminize sağlık.
Alper Turgay çok teşekkür ederim hocam yorumunuza gönülden katılıyorum nice okurlara ulaşmasını bende temenni ediyorum .
Bu kitabı ve kadının bir gölge gibi değerlendirilmesi 19.yy öncesi tarihe yakışıyor gibi... Bana doğu kadınını anımsattı. Çünkü doğuda,daha iç kesimlerde ozellikle " kadın" görsel olarak kadındır,ve doğurgan annedir,duygusu,kederi,kızgınlığı,hakları, haykırışları,hatta evlatlarını ve kocasını bile " aleni" açıktan sevme hakkı yoktu. Bu bir saygısızlık,kulturel baskı,yada dayatma diyiverin. İncelemeden yola çıkarak hakikaten kadin hak ve hürriyet yoksulu et kemik. Peki " Asr_ı Saadet öncesi bir kadın böyle değil miydi? Neden tekrar hem norm köle kadin hem modern köle? Toplum kadından ne ister.? 🍁Kaleminize sağlık
@Evvahem bu hakli yorum ve içten yaklaşım için çok teşekkür ederim