Bazen her şey ve herkes fazla gelir insana, boğulduğunu ve dibe vurduğunu hisseder. Bu durumda yapılacak iki şey vardır; ya herkese ve her şeye karşı savaş açılır ya da en dibi görene kadar beklersin. Kendi şahsına münhasır iki arkadaş, biri anlatıcı diğeri eylemi gerçekleştiren kişi. Hayatlarında yolunda gitmeyen olaylara bir dur demek adına harekete geçiyorlar. Daha doğrusu anlatıcı, okur gibi hayretle dinliyor, arkadaşı ise eylemleri gerçekleştiriyor. Yakın zamanda biten ilişkisinin can acıtıcı üzüntüsü ile annesini ve bir zamanlar sevdiği adamı öldürüyor. Bu eylemler bir isyan, hayatının kontrolünü kendi eline aldığının ilk adımları. Hani eyleme dökülmeden aklımızda bitirdiğimiz, çoktan infazını gerçekleştirdiğimiz ve artık hayatımızda yer almayan insanlar olur ya işte Tempo o cinayetleri insanla, eşyalarla ve hayvanlarla gün yüzüne çıkarıyor. Yazarın birkaç eserini okudum, Tempo bu eserlerinden daha ayrıksı çünkü kara mizah türünde. Herkes bağrına basmaz kesip atar belki ama kendi iç dünyasında bu iki arkadaşın hezeyanlarını görenler olacaktır