Gönderi

9/10
·348 syf.··
2025 42. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2025 16:22
Ito'yu cidden çok seviyorum. Düşünce biçimimizi çok benzer gördüğüm için de kendime bir ayrı yakın hissediyorum onu. Genel olarak hikayeleri bir ana temel unsur çevresinde dönerek gerçekleşiyor. Bunun için bir sınırlandırması da yok, herhangi bir varlığın onun elinde bir korku unsuru olduğunu görebiliriz. Önce o unsuru belirleyip sonra hikayeyi şekillendiriyor kendi notlarında da belirttiği gibi tümevarımsal bir yapım aşaması izliyor. Basit nesneleri kreatif olgulara dönüştürme fikriyle öne çıkıyor, bu yönüyle çok ilham verici. Çoğu hikayesi yarım hissettiriyor olabilir ama bu da bilinçli bir tercih diye düşünüyorum, kimi zaman bu bir estetik tercih gibi görünse de bundan daha önemlisi Junji net bir nokta koymaktan ziyade korkunun süreğen doğasına dikkat çekiyor. Eserlerine az çok aşina olan biri hatları belirgin bir final beklememesi gerektiğini de anlıyor zaten. Okuyucu her seferinde bir yanılsama dahi olsa bir şeylerin iyiye gideceğine dair umut beslemek istiyor ama biliyoruz ki bir Junji Ito hikayesi asla mutlu bitmez, kimse kimseyi gerçek manada kurtaramaz, herkes bir çeşit kurbandır. Korkuseverler için görsel bir ziyafet ise garantidir. Junji'nin çizgilerinin onu sevmemizde çok büyük bir payı olduğu yadsınamaz bir gerçek. Buraya kadar genel konuştum. Bu seçki içindeki hikayeler özelindeki yorumlarıma gelecek olursak benim favorilerim Asılı Balon, Kukla Evi ve Uzun Bir Rüya oldu. Yağlı ve Atalar hikayeleri en iğrendiklerimdi. Manken, en ürkünç bulduğumdu. İkinci El Plak ise çok farklı bir auraya sahip bir hikayeydi. Paula Bell'in şarkısını çok merak edip Spotify'dan dinledim ve gerçekten büyülendim, uğruna milletin ölümcül kapma yarışı yaptığı o plağın kerametini anlamış oldum. Kitaba adını veren Ürperti hikayesine gelirsek sanırım bende en az tesiri olan hikayeydi çünkü deliklerle ilgili herhangi bir fobim yok ama tripofobisi olan arkadaşları tetikleyeceği kesin.
Manga
ÜrpertiJunji İto · Gerekli Şeyler · 2024167 okunma
·
146 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Baştan sona aşırı katıldığım bir yazı olmuş özellikle yarım hissettirme konusunda, ben de bunun bilinçli bir tercih olduğunu ve hikâyeyi etkileyici kılan özelliklerden biri olduğunu düşünüyorum, mangalara para vermek istemeyen biri olarak imgurdan neredeyse tüm mangalarını okumuş bile olsam elime alıp okumak istediğim çok nadir mangalardan İto'nun mangaları. Diğerleri de HxH, Vampire Knight ve Monster 😩 Ben Junji İto'nun korkudan ziyada iğrençlik konusunda daha yaratıcı ve üretken olduğuna inanıyorum bu arada, korku mangakalarının şahıdır tabii ki ama bence iğrençlik konusunda çok daha iyi, okurken korkmak yerine inanılmaz iğreniyorum. PTSD Radio diye banlanmış bir manga okumuştum, onu okurken bir tık gerilmiştim mesela, bunu Junji'de çok yaşamıyorum. Yanlış hatırlamıyorsam içindeki birkaç hikâye Junji İto Collection serisinde Dr vardı (kukla vs.) onun da ilk versiyonu ikincisinden kat be kat daha güzel, o atmosferi birde çok iyi yakalamışlar, ikiyi izlerken gülüyordum bu ne ya bunu nasıl böyle yansıttınız derken
T
Gönderi Sahibi
Evet budur ya atladığım noktayı tamamlamışsın 🤝🏻 Tür korku olsa da Junji gerçek anlamda korkutmuyor, daha çok body horror üstünden gidiyor ve öğürme dürtüsü uyandırıyor. Bana Junji'yi tanıtan arkadaşım da normalde online manga okumasına rağmen onu fiziksel okumayı tercih etmişti ve görselliği çok beğenmişti. Onun tavsiyesiyle ben de Uzumaki ile birlikte tanışmıştım Junji'nin çizimleriyle. Cidden içeriğini de bir kenara koy, oturup tablo gibi seyretmek için bile almaya değer. Junji'nin anime uyarlamalarını henüz izlemedim ama listemdeler bakacağım. Ama Junji'nin olayı detaylı çizimleri olduğu için animede ne kadar zorlasalar da aynı etkiyi vermeyeceği kesin. Ancak ost kullanımı bir artı olabilir belki. Gyo'nun animesine bir göz atmıştım da çok ucuz duruyordu ya hiç yapmasaydınız ne uğraştınız dedirtiyor valla, Uzumaki de aynı şekilde...