Kafka'nın ve Poe'nun kasvetli tarzına benzettiğim için Sadık Hidayet kitaplarını okumaya bayılıyorum. Önceden üç başka eserini okumuştum. Gerek öyküleri gerekse romanları birbirinden etkileyiciydi. Modern öykü anlamında ikisi de gerçekten orijinal eserler yaratmış fakat Sadık Hidayet'in tarzını şahsen marazî buluyorum. Hassas olan arkadaşlarımdan saklayarak okuduğum bir isim.
Bu kitabında da çeşitli kısa öyküler yer alıyor. Kitaba ismini veren ilk öykü, daha çok kendi iç dünyasını yansıtan düşüncelerden oluşuyor. Biraz daha sakıncalı yazarın sahip olduğu fikirler. Çok karamsar, her şeyle bağını koparalı çok olmuş, hayatını anlamlandırmaktan vazgeçen başıboş bir hayalete benzetiyorum.
Kitabın içeriğine dönecek olursak dokuz farklı hikayeden oluşuyor. Hepsinin de ana karakterleri farklı açılardan menfi düşünce yapısına ve bu karamsarlığı tetikleyen bir çevreye sahipler. Sadık Hidayet, kendi ruhunun yaralı köşelerini bölmüş de bunlardan farklı canlar yaratmış gibi. Hassasiyetlerine hikaye ve isimler vererek somutlaştırmış.
Gloomy edebiyata ilgisi olanlara öneririm. Hayattan soğumuş ve içsel sorunları olan okurlara tavsiye etmiyorum, negatif bir etki bırakabilir.