Puan vermedi·352 syf.····Okunma: 19 Aralık 2025 00:00 Genel olarak insan ruhunu çok iyi betimlemiş yazar bence. Kendi türünde çok başarılı buldum. 24 saatlik bir yol boyunca yol metaforu üzerinden bir insanın tüm hayatını ve yaşadığı git gelleri çok iyi tanımlıyor. Ruh geçişleri, tanımlamalar, betimlemeler çok iyi.
Ama galiba tam da bu yüzden pek bana göre değil kitap. Ben daha çok olay insanıyım, çok fazla ruhsal anlatımlar ve betimlemelerden hoşlanmıyorum. O nedenle özellikle belirli bir noktaya kadar kitap beni biraz sıktı. Ancak yol kısaldıkça bende de heyecan artmaya başladı.
Dediğim gibi kitap gerçekten güzel bir kitap ancak bana göre değil.
Konuya gelince; İlyas Salman’ın oynadığı, benim de yıllar önce seyrettiğim Sarı Mercedes filminin uyarlandığı roman.
Bayram daha çocukken bir araba almayı kafaya koymuş, bu istekle önce köyünden kaçmış, tüm sevdiklerini geride bırakmış, hayattaki tek takıntısı ve önem verdiği şey bir araba almak olmuştur. Bu yolda neredeyse her şeyi mübah görmüş ama bir yandan da içinde kendini hep haklı çıkarmaya çalışmış ve hep haklı görmüştür.
Bir araba uğruna her şeyi geride bırakıp Almanya’ya gitmiş, 3 yıl yemeden içmeden çalışmış, para biriktirmiş ve sonunda bir Mercedes almıştır. Artık bu gözünden sakındığı Mercedes ile köyüne gitmeli ve tüm köye artık Bayram Bey olduğunu göstermelidir.
Yol boyunca gözünden sakındığı arabanın başına gelmeyen kalmaz. Bayram ise yol boyunca kendi iç hesaplaşmasını yaşar ve yol biter, köye varılır; ama artık ne Mercedes Mercedes’tir, ne Bayram Bayram’dır ne de gittiği köy kendi köyüdür.