Kitabın ismini çok sevdim, aslında tamamen hayata bakış açısı ve çevrene yaydığın enerji ile ilgili bir isim. Sen şarkı söyle, etrafındakiler mutlu olsun, sen mutsuzsan etrafındakilere ne verebilirsin, ya da hayata hep karamsar bakarsan etrafındaki insanları ne yönde etkilemiş olursun? Peki ya sen nasıl mutlu olacaksın, asıl soru bu değil mi?
Kişisel gelişim kitaplarını sevmeyen ve kolay kolay okumayan biriyim ama yazar kişisel gelişim önerilerini çok akıcı bir şekilde bir romanın içine yerleştirmiş. Romanın ana karakteri Marie hem üç çocuğu hem de hayat ile mücadele etmeye çalışan bir anne olunca insan kitapta kendinden çok şey buluyor.
Günlük yaşama farklı bir bakış açısı ile bakmaya yardımcı olarak küçük hap bilgiler içeren, "hiç böyle düşünmemiştim" ya da “evet ben de bu hatayı yapıyorum” diye düşündüren akıcı bir kişisel gelişim romanı.
Evet değişim bir günde olmuyor ama gerçekten bazen biraz durup düşünmek lazım.? Özellikle de çocuklara karşı kullandığımız dili, her ne kadar biz kötü ya da hatalı olduğunu düşünmesek de, sürekli gözden geçirmeli ve onların bakış açısı ile yeniden değerlendirebilmeliyiz. Günün sonunda senin "ak"niyeti ile söylediğin şeyi onlar" kara" olarak duyabiliyorlar.
Yine de çok net ki insan birilerini yetiştirebilmek için önce kendini yetiştirmeli, birilerini mutlu edebilmek için önce kendini mutlu etmeli...
Unutmamak lazım ki...
Kraliçe arı şarkı söylediğinde arılar dans eder...