Takipçilerimden çekilişe katılanları görünce bu yazıyı yazmak istedim.
Eğer bir çekilişe katılmak için doğrudan para ödüyorsanız veya çekilişe katılmak için normalde almayacağınız bir ürünü alıyorsanız, bu durum kumar (meysir) kapsamına girer. Cebinizden para çıkmadığı sürece bu çekilişler bir hibe vaadi'dir. Peki dijital ortamda burada böyle mi?
Kitap hediye etmek çok güzel bir şey ama şu kadar kişiye paylaşım yap, beğeni yap, arkadaşlarını etiketle falan gibi PR çalışması talebi yapan kişinin niyeti hediye etmek değil pazarlamadır. Şu farkı ayıklamak gerekir, eğer ben kitap hediye etmek istiyorsam bunu birine hediye ederim, bu kadardır. Yada illa çekiliş mi yapmak istiyorum, benim gönderilerime beğenmeye gerek yok , takip eden yada etmeyen kullanıcı adlarını toplarım, çekilişi yapar çıkan kişiye mesaj atarım, bu kadar. Şartsız hediye eden yani ihsan sahibi ile şartlı çekiliş yapan yani pazarlamacıyı karıştırmayalım. Birinin niyeti kitap okunsun, hayra vesile olunsun, bir insanın kalbine dokunulsun iken diğerinin niyeti sayfayı büyütmek, algoritmayı tetiklemek, (Allah'tan burada reklam geliri yokta harama düşmüyor) veya popülerlik kazanmak.
Bu iki adam bir olamaz, niyeti kitap hediye etmek olan birinin böyle aksiyonlar almasına hayırlı bakamam.
Meseleye fıkhi açıdan bakarsam cebinizden para çıkmadığı için caiz dense de, bu işlem bir muvazaalı alışveriştir. Yani sen bana reklamımı yap, ben de sana belki bir şey veririm pazarlığıdır. Cebinizden para çıkmıyor ama buranın geçer akçesi olan beğenidir, unutmayalım takva sahiplerine duyurulur.
İzzetli ve vakar sahibi biri böyle duruma istiğna göstererek meyl etmez. Vekarın en büyük nişanı istiğnadır yani gönül tokluğudur, bu tarz çekilişe tenezzül dahi etmez.
Bazıları için o kitabı almaya gücü yoktur, herkesin ekonomik gücü yerinde olacak diye bir şey yok. Vakar sahibi der ki eğer o kitap benim rızkımsa, Allah onu bana en vakarlı yoldan ulaştırır; bir çekilişin 'beğeni' şartına muhtaç etmez.
Ayrıca fark ediyorum ki birileri de kendi adına değil başkası adına katılım sağlamak istiyor. Eğer bu muvazaalı işi şüpheli gördüğü için yapıyorsanız bunu başkası adına katılmanız şüpheli işi meşrulaştırmaz.
Hayırsever ile reklamcı arasında ciddi vican boyutu vardır. Eğer birincisine denk gelirseniz gönül rahatlığıyla hediyeyi alın. İkincisinden şüphe ediyorsanız, başkasının adını siper etmeden o sofradan kalkmak, şahsiyetin izzetini korumak adına daha vakarlı bir duruş olacaktır.