·261 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Aralık 2025 15:55 Öyle karşılıksız bir aşk yada acı savaş sahneleri ile karsilamiyor yazar okuyucuyu . Farklı bir kurgu farklı bir anlatım şekli var . Sayfaları çevirdikçe Ali ile Enis'in içi içe geçmiş hayatlarını okuyoruz.
Kenar bir mahallede kendi halinde yaşayan fakir bir ailenin üç erkek evladından birdir Ali . En büyük hayali okuyup mesleğini eline almak ve boş vakitlerinde kaleme aldığı romanını yazıp kendinden bir iz birakmaktir bu dünyaya.. Hayatı anlamlandırmaya , çevresindeki insanları incelemeye başlar. Romanında ise geçmişe, geleceğe ve o an ki yaşamdan kesitler sunar okuyucuya . Her ne kadar post modern türünü seçse de kafası hep karışıktır .
Diğer taraftan bizi romanındaki zengin karakteri Enis karşılar sayfa aralarında . Enis'in de kendine has bir dünyası vardır hikayede . Dayısından başka kimsesi yoktur onunla dertleşir onun yanında kendini rahat hisseder . Tek başına kaldığı zaman geçmişini ve geleceğini şekillendiren anılarla dolu kapılar açılır zihninde. Bir kapı aralanir padisahlarin taht kavgalari , ihtilaller , darbeler , dini kıssadan hisseler, tasavvufi bilgiler depremler , karşılar onu diğer bir kapı ise onu sehirlesmenin ve ileri teknolojinin olumsuzluklarına götürür.
Kitabın sonuna doğru ise hangi kitabı , kimin hayatini okuduğunuzu kafanızın karışacağını farkedeceksiniz . Yazarın güçlü kalemi sizleri supriz bir sonla başbaşa bırakıyor son sayfada.
Aralanan kapılar kadınların üzerindeki baskıya, hor görülmeye, eğitimin önemine , aile içindeki baskı ve şiddete , yoksulluğa, tecavüz olaylarına ve geçmişten günümüze toplumsal ve siyasi bir çok olaya götürüyor.
*** Hayat koşuyor önümüzden, biz de onu yakalamak için of puf diyerek koşuyoruz. Kimi dört bacaklı gidiyor , kimi hızlı hızlı, kimi bastonunu eline almış üç bacak olmuş ağır aksak yürüyor.
Hepimizin amacı aynı;
Hayatı yakalamak...