4/10
·416 syf.··
2025 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 16:40
Rozalin ve Berzan amca çocuklarıdır. Beraber kardeş gibi büyümüşlerdir. Berzan'ın sevdiği kız yaşlı bir adamın üçüncü karısı olmaya zorlanırken intihar etmiştir ve Berzan bundan kendini sorumlu tutup 7 yıl geçmesine rağmen vicdan azabından kurtulamamıştır. Aileleri Berzan'ın yarasına merhem olsun diyerek Rozalin ve Berzan'ı evlenmeye zorlamıştır. Ama bu evlilik aylar geçmesine rağmen ikisine de zindan olmaktan, azap çektirmekten öteye gidememiştir. Yazar, Berzan'ın sevdiği kızın intiharına ve Berzan'ın neden bundan vicdan azabı duyduğuna, Rozalin ve Berzan'ın evlenmeden önce bu evliliğe ne tepkiler verdiğine hiç değinmeden geçiştirmiş, doğru dürüst bir açıklama yok.. İkili, gerçek bir karı koca olmasalar da birbirlerini incitmeden, birbirlerinin acısını çaresiz bir anlayışla karşılayıp bu mutsuz evliliğin azabına katlanıyorlardır. Rozalin bir gün Berzan'ın sevdiği kızın mezarında bir günlük bulur, kime ait olduğunu bilmeden alıp eve götürür. Berzana günlükten bahsetmez. Günlüğün sahibi sevdiği adama hitaben aşkını anlatıyordur.. Artık bu sahte, sevgisiz mutsuz evliliğe mahkum olmaya dayanamayan Rozalin, Berzan'a aile olmak istediğini söyler ama sevdiği kızın kendi yüzünden öldüğünü düşünen Berzan, kendine mutluluğu haram gördüğü için Rozaline benden sana koca olmaz der. Açmaya çalıştığı kapının yüzüne kapatılmasıyla Rozalin gittikçe hırçınlaşır, kavga çıkarmaya başlar ve çekilmez bir hale gelir. Artık bu mutsuz sahte evliliğe baş kaldırmaya başlamıştır. Mezarlıkta bulduğu günlük Berzan'ın sevdiği kıza ait çıkar. Rozalin günlüğü Berzan'a verecekken son anda günlükte bahsi geçen kızın sevdiği adamın Berzan olmadığını görür ve bunu ondan saklar. Berzan'ın 7 yıl boyunca boş yere kendine azap çektirdiğini söylemek istese de sevdiği kızın onu değil başkasını sevdiğini öğrenip incinmesini istemez. ( Aman Allah'ım, ne kadar saçma salak bir düşünce, adam sevilmediğine katlanır unutur da vicdan azabından kurtulacak huzura kavuşacak diye düşünemeyecek kadar aptal işte) Tam artık Berzan'a bu gerçeği söylemek isterken Berzan sürekli Rozalin'in elinde gördüğü ve kendisinden bir şeyler sakladığından kuşkulandığı günlüğü okur ve günlüğün Rozalin'e ait olduğunu sanarak ona silah çeker, hesap sorar. Rozalin bunu hazmedemez ve evi terk edip gider. Gerçekleri öğrenen Berzan Rozalin'i geri kazanmak için çabalar.. ancak bu hiç de kolay olmayacaktır.. Rozalin hayatımda okuduğum en kinci, yaşadığı olayları en aşırı derecede dramatize eden karakter oldu. Cidden bu kadar abartılı bir dram kraliçesi okumadım hayatımda. Öyle bir reddeye geldi ki ee yeter be yeter senin bu drama queenliğinden gına geldi artık, bezdum da bezdum (TBD etkisi sjsjs) diye çığlık çığlığa bağırmak istedim. Sen bu kadar yanmış küle dönmüş, herkese zehir saçacak, kin kusacak hayatı hem kendine hem yanındakilere zehir edecek ne yaşadın ki bu kadar? Tamam ya tamam, ölü bir kadına aşık bir adamla, abi gibi gördüğün amca oğluyla zorla evlendirildin. Sevgisiz, sahte bir evliliğe mahkum edildin. İsyan etmekte sonuna kadar haklısın. Ama öyle bir ajitasyon yapıyor, öyle abartıp sanki dünyanın en büyük çilesini çekmiş gibi o kadar herkese zehir saçıyordu ki katkanılacak gibi değildi. Bir de diyordu ki, "ben Berzan'ı anlıyordum ama o beni hiç anlamadı" yersen yani. Yahu adam, 'aşık olduğum kıza geç kaldım, benim yüzümden intihar etti' sanıp kendine mutluluğu haram görmüş, geçmeyen vicdan azabıyla kavruluyor sen çıkmış ondan seni sevmesini, sana gerçek bir koca olmasını istiyorsun ve istediğin olmayınca da hırçınlaşıp yılan gibi dilinle zehir saçmaya başlıyorsun. Sanki tek sen acı çekiyorsun tek sen mutsuzsun. Üstelik Berzan ona hiç bir şekilde ne bir hakaret ne bir ters laf etmeyip hala kardeşi gibi ona iyi davranıyordu, onun için de üzülmekten çektiği vicdan azabı ikiye katlanmıştı bir de. Kimseden bir eziyet çektiği de yoktu. Aileleri de pişman olmuştu onları bu evliliğe zorladıkları için. Ama tabi iş işten geçtikten sonra bu pişmanlığın bir anlamı da kalmıyordu.. Yaşadığı bu mutsuz sahte evliliği o kadar aşırı şekilde dramatize ediyordu ki, bitmek bilmez bir kinle anne babalarına beni yaktılar onlar da yansın herkesten intikam alacağım diyordu. İntikamı da her fırsatta ağır şekilde laf sokmaktan huzurlarını kaçırıp sinir etmekten ibaretti. Bazen hak versem de aşırı abartması ve dünyanın en ağır çilesini çekmiş gibi davranması illallah ettiriyordu, sinirle bezginlik okudum kitabı yeminle ya. Ah bir de çok saçma bir şey vardı, (gerçi kitapta saçma olan çok şey vardı ya neyse) Berzan ve Rozalin köklü saygın bir aşirete sahipler ama küf kokan iki göz oda evde yaşıyorlar ne komik. Rozalin sürekli duvarları küf kokan ev diye bahsediyor. Hani durumları yoksa anlardık ama öyle bir şey yok, adam saygın hali vakti yerinde biri ama küf kokan ev tutmuş saçmalığa bak.. Bir de ne yapıp edip Barzanı kendinden uzaklaştırmayı başarıp sonra Barzan'ın soğuk tavırlarıyle karşılaşınca "Ben sana ne yaptım? Neden bana düşmanınmışım gibi ya da yokmuşum gibi davranıyorsun?” diye soruyor sanki ona hayatı zehir zıkkım eden o değilmiş gibi te Allah'ım.. Cihanın Rozaline söylediği şu sözler Rozalinin ikiyüzlü bencilce haksızlığını yüzüne çarpıyordu işte; "Abi dediğin adamı evlendikten hemen sonra mı sevdin? Yap­ma Rozalin, anladım, acı çektin, yaşadığın her şey çok zordu ama kendini kandırma, sen yalnızlığınla boğuldun. Sonra sevgiye muh­taç kaldın her insan gibi. Farkında olmadan da Berzan’dan istedin bu sevgiyi. İsteğin yavaş yavaş kalbine sevgi olarak kazındı ama Berzan kabul etmedi. Çünkü onun omuzlarında bambaşka acılar vardı.” biz okuyucuların hislerine tercüman oldu.. Ayrıca yazar o kadar abartılı şekilde süslü cümleler kurarak yazmış ki bir şeyi anlatırken her cümlede 40 kere süsleyip süsleyip öyle anlatıyor. Süslü anlatımına rağmen vasat bir kalemi var, diyaloglar yer yer çok basit ve sığ kaçıyor. Etkileyici güçlü bir anlatıma sahip değil. Yaldızlı paketle süslenmiş ucuz bir hediye paketi gibi. O kadar abarttmış ki, yer yer cümleleri atlayarak okudum. Bence yazar sadece şiir ve şarkı sözleri yazmalı. Öyle süslü cümleler romanlara göre değil, tam şiirlere göre. Sen iyi bir şair olursun kesinlikle ama bence iyi bir yazar olmak için daha çok yolun var..
1000Kitap
Ateşte Yanan BedenlerNur Arıcan · Parola Yayınları · 2025150 okunma
·
104 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.