İskender Pala’nın kaleminden Aşk Hikâyesi’ni, tek bir cümleyle anlatacak olsam; gösterişten uzak, tasavvufî dokunuşlarıyla klasik bir aşk hikâyesini çok daha derin bir noktaya taşıyan ve insanın ruhunda kalıcı izler bırakan bir eser derdim.
Bu kitabı okurken kavuşamamanın, beklemenin ve sabretmenin ne kadar güçlü duygular olabileceğini sıklıkla düşündüm. Hasretin insanı nasıl olgunlaştırdığını, umudun ise sessizce ayakta tuttuğunu da hissettirdi bana. Klasik bir aşk hikayesinden fazlasını okumak isteyen herkese tavsiye ederim, şimdiden keyifli okumalar.