·517 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Aralık 2025 20:01 Kitabı yeni bitirmenin üzüntüsü ve sevinci içerisinde dönüp dolaşırken, son sayfaların hüznü acısı içerisinde bu satırları yazıyorum. Açıkçası beni bu kadar etkilemeyeceğini düşünüp kitabı okumaya başlamıştım, abartılarak yüceltilen bir kitap olarak görmüştüm ki tamamiyle yanılmışım. Herkesin ömrü boyunca en az 1 kere okumasını dilediğim bir kitaptır Martin Eden. Birçok yayınevinden yayımlanan bu kitabı araştırmalar sonucu İş Bankası Kültür Yayınların'dan okumaya karar verdim çünkü Levent Cinemre'nin çevirisinin daha kaliteli olduğunu, olay akışını tamamiyle okurlara sunduğunu bariz şekilde görebiliyoruz.
-
Martin Eden, işçi sınıfına mensup sıradan bir denizci. Günlerden bir gün burjuva hayatına atılırken bulur kendisini, bilginin ve zenginliğin içinde kaybolan insanların içinde kendini yeniden tanıma fırsatını yakalayabilecek kadar şanslıdır bir bakıma. Kitaplar arasında gezinirken yeni birisi dahil olur hayatına ismi Ruth olan Edebiyat Fakültesi Mezunu bir kadından etkilenmesiyle başlar tüm olaylar. Hergün bir şeyler öğrenmenin, yeni bilgilerle dolup taşmanın sevinci ile güçlü bir bağ kuracaktır Martin, inatçılığı ve isteği onu yazarlık macerasına sürükleyecektir. En ince ayrıntısından en uç noktasına kadar kendini geliştirmenin bilincinde ve bunu yaparken zamanın zor dönemlerini iliklerine kadar hissedecektir. Kitapta çoğu duygusal geçişin ve hayatın soğuk çarpıcı yüzünü biz okurlara tamamiyle yansıtacaktır. Onu içimizden birisi olarak, aramızda dolaşan bir kurtarıcımız olarak göreceğiz belki de, felsefi anlayışını Nietzsche'den aldığını gözlemliyoruz tamamiyle nihilist bir düşünce içinde olan Martin, hayatın anlamsızlığını isteklerimize ulaştıktan sonra anlamını yitirebileceğine kendini inandırır. Şöhret ve ünlenmenin, paranın sadece bir araç olduğunu en üst noktadan görünmek olduğunu açıkça dile getirir.
-
Okuyunuz efendim...