Gönderi

Puan vermedi·1025 syf.··
2025 29. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 20:42
Dostoyevski'nin magnum opus'u olarak görülen eseridir. Yazdığı son eser ve düşünce, felsefe olarak artık en gelişmiş olduğu dönemde yazmıştır. Din ile ilgili sorgulamalarının en yoğun olduğu kitaptır. Kitapta din, ahlak, iyili-kötülük , özgürlük gibi kavramlar tartışılır. Psikolojik tahlillerde konuyu başka bir seviyeye çıkarmıştır. Ben bu eseri ilk defa okuyan biri olarak yorumlarımı paylaşacağım. Karamazov Kardeşler'i edebi ve felsefi olarak 2 bölümde inceleyeceğim. EDEBİ Kitap ilk 100 sayfasında neredeyse sadece karakterleri ve onların hikayesini bize direkt olarak verir. Karamazov Kardeşler'in aynı şehirde olmasıyla olaylar başlar. Olaylar başlar desem de bu kitap daha çok düşünce ve psikolojik tahlil ağırlıklı olarak ilerler. Buna rağmen kurgu olarak da çok güçlüdür. Kitabın ana karakterleri: Alyoşa Karamazov: Masumiyeti, merhamet, sevgiyi temsil eder. Kitap başladığında keşişhanede eğitim görmektedir. Karamazov Kardeşler'in toplumda yarattığı kötü şöhretin dışında bir karakterdir. İvan Karamazov: Rasyonalist ve sorgulayıcıdır. Kitapta kuvvetli fikirler bu karakterle verilir. Düşünce olarak tanrıyı inkar eden bir ateist olsa kalben bunu kabul ettiği şüphelidir. Dimitri Karamazov: Tutkularıyla hareket eden, ahlaki olarak toplumdan ayrışsa da kendince değerleri olan, bencil ve zayıf iradesi yüzünden kendini kontrol edemeyen Karamazov. Davranış olarak en benzeyen olsa da ondan daha iyi bir adamdır. Fyodor Pavloviç: Baba Karamazov. Eski eşinden kalan para ile mal mülk sahibi olmuş. Dalkavuk, alkol bağımlısı, şehvet düşkünü. Evlatlarına baba olmaktansa eşkiya olan bir figür. Smerdyakov: Piç oğul. Kitapta iddia edilse de Fyodor Pavloviç, bir gün sokakta evsiz bir kadına tecavüz edip bu çocuğun doğmasını sebep olmuştur. Anne doğum sırasında ölür ve çocuğu, evinde aşçı olarak çalıştırmaya başlar. Biriken kini temsil eder. Staretz Zosima: Alyoşa'nın keşişhanede mentoru gibi. Staretz anlam olarak Ortodoks Kilise'sinde ruhani önder demek. Kendisi de iyi kalpli, sevgi aşılayan bilge bir kişidir. Düşünce olarak İvan'ın zıttıdır. Kuvvetli fikirler bu karakterle aktarılır. Kitapta olayların ilerlemesinde iki önemli çatışma vardır. Bu çatışmalar Dimitri'nin babasından ona miras geleceğine inanması ve babasının bunu vermemesi. Asıl en önemlisi ise Dimitri ile Fyodor Pavloviç'in Gruşenka'ya aşık olması ve bu ihtirastan doğan kıskançlık, öfke. Kitap oldukça uzun ancak uzun olmasının sebebi yan karakterlerin hikayelerine çok değer verilmesi. 1000 küsür sayfanın yaklaşık 300'e yakını yan karakter hikayelerine ayrılmış diyebilirim. Okurken bu özellik yer yer beni hikayeden kopardı. Çünkü ben Alyoşa veya İvan'ın başından geçenleri duymak istiyorken, onlardan bir hareket bekliyorken başka yerlerden hikayeler çıkıyordu. Bu hikayelerin hepsini çok beğendim bu arada. Sadece ana karakterlerin kitaptaki ekran süresi az geldi. Bu yan hikayelere daha ayrıntılı değineceğim. Çünkü bence çok duygusal, iyi yazılmış, anlamlı hikayeler. İLYUŞEÇKA Bir yan hikaye olsa da benim için kitabın en etkileyici bölümlerinden oldu. Bunun birkaç sebebi var. İlki Dostoyevski çocuk karakterleri yazmaktaki mükemmel başarısı. İlyuşeçka cesur, iyi yürekli bir çocuktur. Babası, Yüzbaşı Snigrev'i Dimitri Karamazov sokak ortasında sakalından tutup rezil ettiği için okulda zorbalanır, arkadaşlarıyla arası bozulur. O da buna karşı inanılmaz bir duruş gösterir. Babasını savunur, kavga eder, dışlanmayı göze alır. Babasına öyle bir destek olur ki sanki aslında büyük olan oymuş gibi. Ancak çocuk olduğu ve bunu çocuk gibi söylediği için çok daha etkileyicidir bunlar. Yüzbaşı Snigerev'in oğluna o mahcup tavırları ve düşkünlüğü oğlunun da babasına olan düşkünlüğü bu fakir ve zayıf ailenin dinamiği bizi içine alır. Sonra Kolya Krosatkin isimli çocuk hikayemize girer. Bu çocuk mahalledeki çocukların lideri gibi zeki, bilgili, gamsız biridir. İlyuşeçka hasta olur ve ölüceği öğrenilir. Buralar en etkileyici yerlerden. Çocuğun ölüme karşı gösterdiği olgunluk, arkadaşlarının ona orada destek oluşu ve en sonda, ölümün geleceğinden emin olduklarında Yüzbaşı Snigrev, Kolya'nın ve İlyuşeckanın hep beraber sarılıp hüngür hüngür ağlaması ve birbirleriyle vedalaşmaları yürekleri dağlar. Ve bu hikaye bize İvan Karamazov'u haklı çıkarır belki de, Çocuklar neden acı çekiyor? STARETZ ZOSİMA Zosima'nın dine yöneliş hikayesini ve sonrasında gelişen düşüncelerini çok asil buldum. Uşağına kızdıktan sonra ayaklarına kapanıp özür dilemesi ve düelloya çağırdığı kişiyi kendi zayıflığından ötürü çağırdığını anlayıp o an hiçbir düşünceye aldırmadan inandığı yapması ve bu kırılma anından sonra dine yönelmesi beni etkiledi. SMERDYAKOV Kitabın bütün geriliminin hissedildiği ve olayları çözümü bakımından en yoğun yeri Smerdyakov ile birinci, ikinci ve üçüncü görüşme bölümleriydi bana göre. Smerdyakov yazılmış en başarılı kötü karakterlerden biri çünkü. Kitabın başından beri okurken bir gariplik hissettirse ve ukala olduğunu düşünsem de bu kadar kötü bir karakter beklemiyordum. Zeki olarak bilinen İvan'ı bile zekasıyla alt etmiştir. İvan'ın "her şey mübah" anlayışından etkilenerek ve kitabın başında Zosima'nın felsefesinde bahsedilen yapılan kötülüğe karşı hepimiz sorumluyuz anlayışı ile İvan'a acı bir şeyi fark ettirmiştir. O da babasının ölümünde aslında kendisinin de suçu olduğudur .İvan fikirlerinin uygulamada görünmesi onu çöküşe sürükler. Bu zaferin yanı sıra İvan ile kurduğu diyaloglarla, tam bir manipülasyon ustası olduğunu ve ondan önde olduğunu okuyucuya kanıtlamıştır. Çünkü okurken ben de o küçümseyici hareketleri, o alt metni, yaptığı imaları ve ukalalığı hissettim. Bu kadar başarılı bir kötü olması sinir bozucu olsa da etkilendim. Ve en şok edici nokta ise İvan'a yaptığı itiraftan sonra gelen intihar haberiydi ki bunun olacağını kestirememiştim. FELSEFE Evet, kitabın felsefi omurgasını oluşturan İvan ve Alyoşa'nın lokantada konuşma sahnesi. İvan, yaptığı derin sorgulamalarla bizi kendi dünyasına alıyor. Çocukların çektiği acıların hiçbir koşulda kabul edilemez olduğunu savunuyor. Günahsız, masum çocuklara ne gibi amaçlarla acı çektiriliyor diye isyan ediyor. Bu acının anlamı nedir? Kötülük problemine değiniyor. Öbür tarafta yapılacak olan hiçbir hesaplaşmanın yeterli olmayacağını çünkü o acının bir kere deneyimlendiğini söylüyor. İvan'ın yazdığı "Büyük Engizisyoncu" da özgürlük ve din konusuna değinir. O'nun insan doğasını yanlış anladığını düşünerek insanı din konusunda seçme özgürlüğü vermesini yanlış bulduğunu söyler. Engizisyoncu der ki insanları etki altında tutan 3 güç var: güç, sır ve otorite. Sen bunları insanlara vermeyerek onlara doğasının kaldırabileceğinden ağır bir sorumluluk yüklüyorsun. Biz ise insanlardan bunu alıyoruz. Kiliselerin insandan bu "özgürlüğü" alarak artık O'na ihtiyaç olmadığını düşünür. İsyan, Büyük Engizisyoncu, Şeytan İvan Fyodoroviç'in Kabusu gibi bölümler KİTABIN BENDE KARŞILIĞI Bu kitabı okurken Dostoyevski ile ilgili bir şey fark ettim. Kitabın çoğunu anlamama rağmen anlamlandıramadım. Kendimi bir türlü kaptıramadım bu kitaba ve bende umduğum gibi bir karşılığı olmadı. Başkalarının da benzer şeyleri yaşadığını görünce bir sonuca ulaştım. Bu kitabı anlamlandırmak için gereken şey entelektüel özellikler değil, yaşanmışlık ve tecrübeler. Kesinlikle insanı bazı sorular sormaya yönlendirecek ve bazı konularda fikirlerini değiştirebilecek güçte bir kitap. Zaman içinde ben de tekrar okuyacağım.
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,3bin okunma
71 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.