Kitabı okurken bazı sayfalarda sanki yazar beni izlemiş de hislerimi kâğıda dökmüş gibi hissettim. Alper Yıldız’ın üzerinde durduğu o "modern hayatın illüzyonu" meselesi, okurken insanın boğazına düğümleniyor. Özellikle günlük hayattan ve ilişkilerden verdiği örnekler o kadar tanıdık ki; "Evet, tam da bu kısırdöngünün içindeyim" diyorsun.
Kitabın beni en çok vuran yanı, o sahte "pozitif enerji" saçan kitapların aksine, insanın kendiyle olan mücadelesini tüm çıplaklığıyla kabul etmesi oldu. Okurken yer yer kendimi sorgularken buldum ama ilginçtir ki bu sorgulama beni yormadı, aksine anlaşıldığımı hissettirdi. Sanki yazar, "Bak ben de buralardan geçtim, yalnız değilsin" diyerek yanımda yürüyordu
. Mutluluğu ArarkenAlper Yıldız