Puan vermedi·524 syf.····Okunma: 21 Aralık 2025 22:57 Aşkın tüyler ürperten ve takıntılı yanlarını öyle bir işlemiş ki Pamuk, bazı sahneleri okurken damarlarınızda hissediyor, betimlemeleriyle Keskinlerin evinde bir akşam yemek masasında Kemal’in Fusün’a olan kaçamak bakışlarına tanık oluyorsunuz, heyecan istek ve arzularını sanki size aitmiş kadar tanıdık buluyor ancak bir o kadar da uzaktan bakıyorsunuz tüm olanlara. “Herkes bilsin, çok mutlu yaşadım” diyerek bir su serpiyor yüreğimize Kemal son sözleriyle. Eski İstanbul’un o dönemlerinde herkesin hayran gözlerle baktığı Fusün’un bir türlü istediği hayatı yaşayamaması küçük bir evde tüm hayalleriyle suskunluğunun büyümesi ve çoğu şeyin önemini yitirmesiyle bir sona yürümesi ise romanın içimde yarattığı boşluklardan biri oldu. Fusün’un söyleyemediklerini dinleme istediği doldurdu içimi. Her şeye rağmen yaşama ve aşkına olan inancını yitirmeyen Kemal ise Beyoğlu sokaklarında Fusün’un kokusunu arayan mağrur ve bir o kadar da aşık adam olarak kalacak aklımda!
Ufak bir güncelleme: Kitabı okuduktan sonra nasıl bir film ya da dizi uyarlanmamış bunca zaman bu kitaptan diye düşünmüştüm.İçime doğmuş olacak ki 13 şubatta 9 bölümlük ekran uyarlamasıyla Masumiyet Müzesi ekranda!