J.C. Lane/ Sobe Öldün
Chicago’nun bir oyun alanına dönüştüğü, sobelenenin öldüğü ve ebeleyenin avantajlı olduğu bu oyunda yalnızlığın, başarılı olma dürtüsünün ve nefretin insanlara neler yaptırabileceğini okuyoruz. Laura, Tyrese ve Amanda kendi istekleri dışında ve her şeyden habersiz şekilde bu ölümcül oyunun içine çekiliyor. Güzellikleri, zekâları ve başarıları onları seçilir kılmış. Şimdi ise hayatta kalabilmek için peşlerindeki ebe ve zamanla mücadele etmeleri gerekiyor.
Elit ve Lüks paket seçeneklerine sahip olan bu oyunun tek bir amacı var. Ebe tarafından sobelenmeden önce belirlenen noktaya ulaşmak. Üç ebe ve üç oyuncu bulunuyor. Ebeler ya listeden seçim yapıyor ya da özellikle istedikleri bir ismi oyuna dahil ediyor. Ne ebeler birbirini tanıyor ne de oyuncular. Herkes yalnız.
Oyuncular, yakalanmamak için farklı yollar ve ulaşım yöntemleri seçiyor. Gidecekleri yer aynı olsa da başladıkları noktalar ve stratejileri tamamen farklı. Bu da hikâyeyi soluksuz bir serüvene dönüştürüyor. Hem karakterlerin derinliği hem de kurgunun ilerleyişi gerçekten çok başarılıydı. Yazarın kaleminin akıcılığına bayıldım.
Sobelenmemek için kaçanlarla birlikte kaçtım, ebelemeye çalışanların nedenlerine takılıp kaldım. Yollarda yaşanan tehlikeler, yardım etmeye çalışan insanlar ve sinsice bekleyen ölüm. Tüm bunlar sayfaları hızla çevirmenize neden oluyor.
Bu kitap gizem, korku ya da saf gerilim odaklı değil. Okuru yavaş yavaş içine çeken ve psikolojik olarak ele geçiren bir gerilim sunuyor.
Keyifli okumalar…