·162 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Aralık 2025 12:08 “İşte ben, ne zaman kendimi kötü hissetsem her şeyimi alıp karanlığın koynuna koşarım. Koynunda beni avutur.Bazen gözyaşlarım bile siler. Çünkü en çok o yalnızlığım görmüştür yaşlarımı. Çünkü sadıktır. İyi günde, kötü günde ne zaman istesem benimledir.
İnsan içindeki karanlığı sevmesi ne güzel değil mi? Bir tek gölgelerinde kendine kucak açması. Kendini ördüğü tüm duvarları yıkması. Işığını da aydınlığını da sevmesi. Ama en çok karanlıkyanıyla barışık olması. En zayıf halini kendine gösterebilmesi. Yıkıntıların kalkabilmeyi öğrenmesi…
Bu tamamen varlığımızın bize oynadığı illüzyon gösterisi gibidir. İçimizin o kötü siyahından ne kadar kaçarsak, o kadar kayboluruz belki de beyaz sandığımız o iyinin içerisinden. Cesurca kabul etmeli o sadık yanlızlığımızı. Yarı yolda bırakmadan tutar elimizi, sözlerinin arkasında durur hep. Kalabalıkların o sahte renginden uzak bir dünya sunar bize…
Öyle işte…
Gelelim kitaba; okumalar, bir harfin yaptığı ve şiir tadında küçük yazılar ana başlıklı denemeydi. Başlıkların içinde bir çok tanımdan bahsedilmiş.
Bazen Sessizliğe selam vermiş bazen adavet kavramını irdelemiş.Kadınlığın zorluğundan bahsederken yazmanın büyüsünü hissettirmiş. Şiirin önemini vurgularken, kitap okumanın erdemini savunmuş. Yazar rahatlıkla okuyabileceğiniz hayatın akışındaki terimlerden, bize bir deneme sunmuş. Sıkmadan yormadan ilerlemiş. Yazarla tanışma kitabım oldu. Elimde iki tane şiir kitabı var. Dil dilini sevdiğim için kısa süre içerisinde onları da okurum diye düşünüyorum.
Kitapla ve sevgiyle kalın’larım…