Spoiler vermemek için dişini sıkıp suyu çıkan limondan
Puan vermedi·928 syf.··
2025 42. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2025 18:27
Bu kitabı, burada sorduğum masum bir sorunun ardından merak edip okumuş bulundum. Sonrası mı? 1692 sayfa. Evet yanlış duymadınız. Ben yazarken yoruldum. Okuyanlara da sabırlar diliyorum. Zira kitaba başladığım kişiyle bitirdiğim kişi aynı değil. Arada ruhsal bir yolculuk, hafif bir diz ağrısı, ekstra üç beş beyaz saç teli ve tansiyon problemi güncellemesi yaşadım bitirene kadar. Kitaba gelecek olursam: Kitap distopik. Yani karanlık. Hem de öyle böyle değil. Umut, ara sıra görünür gibi oluyor ama hemen “yanlış geldim galiba” deyip kaçıyor. Bari içerde bi arkadaşına bakıp çıksaydı. Nıçç o da yok Şimdiki zamandan hallice, ama moral olarak birkaç gömlek aşağıda bir dönem. Hikâye, ana karakterimiz olan avukat Eftalya Atalar ile başlıyor. Anlamı çiçek olan Eftalya. Dikkatinizi çeker istirham ederim efenim. Sakın ola “deniz kızı” deme gafletine düşmeyin; haşmetli padeşahımız, ay pardonn! Liderimiz pilot Tugay Demir Çeviker abimiz sizi cümle âleme rezil rüsva eder. İnsan içine çıkmazsınız. Çünkü kalemi ile bile öldürüyor. O derece. Yani kalemle ne edecek demeyin, eder mi eder. Çünkü onlar yazara bile karşı gelmiş insanlar. Nerden biliyorsun ekşi kardeş derseniz. Valla ben onların yalancısıyım. Onlar kitapta öyle diyorlardı.. İşte bu esas oğlanla esas kızımız bir hapishanede tanışıyor. Devlet batmış, isyanlar tavan, herkes bir yerlere yetişmeye çalışıyor. Bizim öncü–isyancı gencimiz örgüt lideri sıfatıyla içeri girmiş. Hem de Eftalya’nın babasının yattığı hapishaneye. “Bu nasıl oluyor?” demeyin. Bu kitapta imkânsızlıklar da imkân dâhilinde. Okuyucu “yok artık” diyor, yazar “olur olur” deyip devam ediyor. Birinci kitap ilk 300 sayfayı gerçekten çok güzel okutuyor. Karakterler taze, tempo yerinde. Sonraları biraz mantıkla vedalaşıyoruz ama ilişki tamamen kopmuyor. İkinci kitap daha iyiydi; sırlar açığa çıktı falan. İyiydi iyi iyi.. Bu arada X’in sırrı… Hani bunlar bi yerde tehdit etmişlerdi X'i. İngiltere ev demişlerdi, kuş demişti içinden Eftalya. Ben mi kaçırdım, kitap mı kaçırdı, yazarda mı unuttu orayı bilmiyorum. Birinci kitapta Adnan Atalar’ın yasak kitap okuduğu için hapse düştüğünü öğrenmiştik. Meğer olayın arkası bambaşkaymış. Bak orası çok iyiydi. Hemde gayet iyiydi. Bir şeyler vardı biliyorumdu ama onu tahmin etmemiştim dürüst olmam gerekirse. Bu yüzden favori karakterim ne Eftalya ne Tugay; ben Adnancıyım. Giray’a da bir parantez açayım: Adamın hakkı yendi mi? Yoksa acısı küçümsendi mi bilemiyorum ama bence Tugay'dan çok daha fazla güçlü bir karakterdi. Ki görüyoruz kitabın sonunda bence. Ve onun hikâyesi yarım kaldı. Lena ne yaptı, geride kalanlar ne oldu… Spoiler vermemek için çırpınıyorum ve tabiri caizce cıvdırıyoruuumm!! Finale gelirsek… Sonunu sevmedim. Baştan beri sinyalini veriyordu, o yüzden şaşırmadım ama yine de olmadı. Bu kadar uzun bir kitapta bu kadar hızlı bir son biraz “koşarak çıkışa” hissi verdi. Bazı sahneler gereksiz uzundu; kitap rahat 200 sayfa daha kısa olabilirdi. Bu ara birinci kitapta zaten ortaya çıkıyordu ama Tugay’ın kolunun kesildiği sahnede tek bir ses çıkmaması, sadece dişini sıkması “erkek işte” dedirtmedi mi size de. Hadi ama dürüst olalım biraz, fantastik bir kitap değil. Acıdan bayılsa anlarım, ağzında bir şey olsa sesi boğuk çıksa yine anlarım ama tamam tamam kızmayın " erkek gibi erkek" karakterimiz. Kitap bittiğinde şunu fark ettim: Başlarken gençtim, bitirdiğimde yüzümde gözümde çizgilerim artmış, hayata bakış açım değişmişti. Çünkü miyop oldum, kitabın puntosu beni bitirdi çünkü.. Sonuç olarak; Okuduğuma pişman mıyım? Hayır. Daha iyilerini okudum mu? Evet. Okumasaydım olur muydu? Olurdu. Yine de okuyanlara şimdiden keyifli okumalar diliyorum gözlüksüz okumayın göz sağlığı önemli gençler
1000Kitap
Beyaz Leke - 2Aslı Arslan · İndigo Kitap · 20252,866 okunma
·
699 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.