Cihan Aktaş'ın "Yakın Yabancı" kitabı gerçekten benzersiz ve derin bir inceleme/deneme derlemesi. İz Yayıncılık'tan 2008'de çıkan bu eser (yaklaşık 368 sayfa), yazarın uzun yıllar yaşadığı ve yakından gözlemlediği İran üzerine daha önce gazete ve dergilerde yayımlanmış yazılarını bir araya getiriyor.
Kitabın en çarpıcı yanı, İran'ı "dışarıdan bakan bir Batılı" ya da "sıradan bir yabancı" gözüyle değil, "yakın yabancı" perspektifinden ele alması. Yani hem kültürel olarak çok yakın olduğumuz hem de siyasi, sosyal, günlük hayat açısından yabancı kaldığımız bir ülkeyi, samimi, içten ve önyargısız bir şekilde anlatıyor.
Cihan Aktaş, İran'ın çok katmanlı yapısını (devrim sonrası toplum, kadınların hayatı, sinema, edebiyat, günlük yaşamın çelişkileri, reformist-devrimci gerilimler vb.) kendi deneyimleriyle harmanlayarak aktarıyor.
Yazarın mimarlık, gazetecilik ve uzun süre Tahran'da yaşamış olması da kitaba büyük bir sahicilik katıyor.
Kitabı okuyanlar genellikle şu yönlerini övüyor:Akademik olmaktan ziyade yaşanmışlık kokan, samimi bir dil
İran'ı klişelerden uzak, insani boyutlarıyla göstermesi
Özellikle kadınların toplumsal konumuna dair hassas ve dengeli gözlemler
Eğer İran sineması seviyorsanız (Kiarostami, Farhadi gibi yönetmenler) ya da İran toplumunu daha derinden anlamak istiyorsanız, bu kitap tam bir hazine.
Birçok okur için "İran'ı en iyi anlatan Türkçe eserlerden biri" sıfatını hak ediyor. Eğer İran'la ilgili daha sahici ve içten bir bakış arıyorsan, kesinlikle tavsiye ederim.