Herkese Merhabalar
#halilcibran eseri olan #ermiş ile buradayım.
Eserden çok galiba yazara değineceğim. Halil Cibran Hıristiyan kökenli Lübnan'lı yazardır. Ailevi durumu yoksulluk içinde geçerken babasının Lübnan'da tutuklanması sonucunda annesi ve kardeşleriyle beraber ABD'ye göç eder. Burada bir süre sonra eğitim konusunda durumlar oluşur. Cibran'ın tiyatro, opera ve sanat konusundandaki merakı onu Fred Holland Day ile tanışmasına ve Cibran adının duyulması konusunda ilk adımı atmasına vesile olmuştur. Fred Holland Day Yunan Mitolojisi, Dünya Edebiyatı, çağdaş yazım ve fotoğraflarla tanıştırdı. Bu arada Cibran İngilizce konusunda eğitim almakta ve kendini geliştirmektedir. Arapçada da bir hayli zayıf olmasına rağmen edinim sağlayacağı bilğiler konusunda istekli ve azimlidir. Arapça eğitimi için Lübnan'a geri gelmesi gerekir. Ailesini orada bırakır ve Lübnan'a döner. Bir süre sonra kardeşlerini arka arkaya kaybeder. Annesinin kanser hastası olduğunu öğrenir. Lübnan'da Arapça ve Farsça öğrenip şiirde ustalaşıp 1902 de eğitimini tamamlar. Oniki dizelik bir şiir ile ustalığını kanıtlar. Annesinin kaybı ile ABD ye gelişi onu bambaşka yerlere sürükler. Ailesinden üç kişinin kaybı onda büyük yıkıma sebebiyet vermiştir. Mary adında bir editörü vardır ona eserlerini Arapça dilinde degil de İngilizce dilinde yazmasını ısrar edişi ile Cibran eserlerinin yazım konusunda daha rahat bir yazıma ulaşır. Çünkü İngilizce konusunda daha üst seviyededir. Ve İngilizce yazdığı eserler daha büyük övgü alır.
Cibran'ın ilk Arapça yapıtı El-Mûsiki 1905 de yayınlanmıştır (Bu arada Cibran Arapça şiir yayınlar şiirleri sevgi, hakikat, güzellik , ölüm, iyilik ve kötülük üzerinedir.)
1906 da Cibran ikinci Arapça kitabını yayınlar Arâisu'l- Murûç (Vadinin Perileri)
Mart 1908 yılında üçüncü Arapça kitabı El-Ervâhu'l Mütemerrida (Asi Ruhlar)
Bol bol seyehat eden Cibran seyehatlerine son verir ve New York'a yerleşir. Edebiyatla iç içe olduğu kadar resim ile yine iç içedir. Aralık 1910 Mary'nin tutmaya başladığı günlük Cibran'ın anıları ile dolu on yedi yılı kapsar. Yani Mary aslında Cibran'ın biyografik eserini oluşturur. Aralarda gazete yazılarının yanında , tiyatro oyunununda olduğunu söylemekteyiz.
1918 de Cibran'ın en ünlü eseri olan Ermiş in tohumlarını oluşturan "Benim Ada İnsanım " dediği Arapça eserden Mary söz eder. Promethevari (Yunan Mitolojisinde öngören, kurnaz danışman vs.) bir adam olan El Mustafa adında bir kahinin 12 sene kaldığı Orphalese şehrinde ayrıldığı sırada bir grup halk ile konuşması, insanlık ve hayatın genel durumu üzerindeki düşünceler kitabın konusunu oluşturur. Cibran bu kitaba "Kariyerimin ilk kitabı , benim asıl kitabım, olgun meyvem" diyecektir.
1918 de "deli" adında yayınladığı eserinde Nietzsche, Jung ve Tagore den etkilendiği görülmektedir.
Cibran Ermiş eserini üç seri olarak yayınlamak ister ama buna ömrü yetmez.
(İkinci bölümünün ismi Ermiş Bahçeni
Üçüncü bölümü ise Ermişin Ölümü olacaktır.)
Rahatsızlık geçirmesi üzerine hayata gözlerini kapatır. Editörü onun ölümünden sonra 1933 de Ermiş Bahçesi' ni yayınlar.
Eserimize geldiğimizde ise sevgi , aşk , aile , evlilik, çocuklar, vermek , haz , mutluluk, yemek içmek, çalışmak , sevinç keder , evler , giyim, alım satım, suç ve ceza , kanun, özgürlük , düşünce ve hırs , acı kendini bilmek, öğretim, dostluk, söz söylemek , zaman, iyi kötü, tapınmak, zevk , güzel , din , ölüm konularını içine alarak müthiş sözlerle halka cevap verişini okuyacak , düşünecek , yerine göre degerlendireceksiniz.
Okumanızı öneririm.
Hoşça kalın