Puan vermedi·416 syf.··
2025 79. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2025 00:00
Berzan Ağa, âşık olduğu ve sevdiği kadının başka bir adama kuma olarak gidişine tanıklık eder. Bu acıya dayanamaz; sevdiği kadının yaşadıklarını kabullenemeyişi ve içinde büyüyen çaresizlik, onu derin bir karanlığa sürükler. Ardından gelen intihar ve ölüm haberi, Berzan’ın hayatında geri dönülmez bir kırılma yaratır. Hayat onu yine istemediği bir yola sürükler. Kuzeni Rozelin ile evlendirilir. Bu evlilik bir seçim değil, mecburiyettir. Çünkü Berzan, kalbinde hâlâ ölen bir kadını taşımaktadır. Bunu da açıkça dile getirir: Onun aşkı geçmiştedir ve bunun değişmeyeceğini söyler. Berzan’ın kalbi hâlâ bir mezarın başındadır. Rozelin ise en zor olanı yaşar. Ölü bir kadına âşık bir adama âşık olur. Sevilmeyeceğini bile bile, umut etmeyi seçer. Her gün Berzan’ın sevdiği kadının mezarına gider, onunla konuşur, dertleşir. Kendi acısını, kendi yalnızlığını o mezarın başında sessizce yaşar. Ta ki bir gün mezarın başında gizli kalmış bir günlük bulana kadar… O günlükle birlikte Rozelin’in dünyası altüst olur. Saklanan gerçekler, örtülen yaralar, yıllarca konuşulmayan yalanlar bir bir ortaya çıkmaya başlar. Okudukça daha çok incinir, daha çok sarsılır. Gerçeklerin ağırlığı altında ne yapacağını bilemez hâle gelir. İçindeki yükü taşıyamayacağını anladığında, çareyi Berzan’ı terk etmekte bulur. Ancak bu kez Berzan onun peşinden gider. Rozelin’in yokluğuyla, onu kaybetme ihtimaliyle yüzleşir. Ne var ki artık çok geçtir. Rozelin geri dönmez. Yaşadıklarının sorumlusu olarak gördüğü ailesinden intikam almaya karar verir. Kendisi nasıl yandıysa, onların da canının yanmasını ister. Berzan ise en acı gerçeği en sonda fark eder: Rozelin’i sevdiğini anladığında, onu çoktan kaybetmiştir. Geç kalınmış bir fark ediş, yarım kalmış bir aşk… Tüm bu yaşananlar, hikâyenin ikinci kitabında nelerin bizi beklediğine dair güçlü bir merak bırakır. Kitap, gerçek bir hayat hikâyesinden esinlenerek yazılmış ve benim memleketim olan Mardin’de geçiyor olmasıyla bende ayrı bir bağ kurdu. Mekânların, kültürün ve atmosferin tanıdık oluşu hikâyeyi daha gerçek ve yakın hissettirdi. Ancak konunun yer yer fazla uzatıldığını düşünüyorum; bazı bölümler daha kısa tutulabilirdi. Özellikle aileler Evin konusu çok ön planda olması, beni zaman zaman hikâyeden uzaklaştırdı. Ben daha çok Berzan ve Rozelin arasında yaşananları, onların iç dünyasını ve aşklarını okumak isterdim. Yine de kitap, tüm bu yönlerine rağmen merak duygusunu canlı tutmayı başarıyor. “Bundan sonra ne olacak, yaşananlar nereye varacak?” sorusuyla sayfaları çevirmeye devam ettim. Acı, aşk, pişmanlık ve geç kalmış duyguların iç içe geçtiği bu hikâye, insanın kalbinde iz bırakan bir anlatı olarak hafızamda yer etti.
Ateşte Yanan BedenlerNur Arıcan · Parola Yayınları · 2025150 okunma
·
96 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.