Yazardan okuduğum ilk kitap. Popüler olduğu heyecanla başlamıştım, ama sonrası hep hayal kırıklığı. Bu kadar ünlü olduğu için kitabı gözümde büyütmüşüm.
Dümdüz, zorlu köy ve hayvancılık hayatını; bir atın ömrüyle birlikte anlatan bir kitap.
Baş karakter Tanabay aşırı korkak ve şerefsiz biri. Karısını aldatıyor (sanki acıklı, romantik bir şeymiş gibi anlatılması da tepemi attırdı zaten). Bir türlü doğru düzgün milletle konuşmayı beceremiyor ama yalnızken kendi kendini gazlayıp :Ddd anca kendinden güçsüzlere asıp kesiyor işte (karısı, kızları vs.). Tam bi ezik ve aşırı sinir bozucu bir tip.
Gülsarı da dümdüz bir at yani. Bir at nasıl davranırsa öyle davranıyor. Herhangi bir anormalliği yok.
Ayrıca kitabın arkasında sanki özgürleşmenin yozlaşmaya sebep olduğu gibi bir şey yazıyor. Bu da ayrı bir saçmalık. Özgürlük en güzel şeydir; özgürlük her şeydir. Yozlaşmanın kaynağı halkın fakirliği ve bireylerin karakter eksikliğidir.
Neyse, dümdüz şişirilmiş kitap işte. Eskiyi nostaljik ama saçma bir şekilde özlemle ananların bu kitabı sevdiğini düşünüyorum. Bence sevilecek bir yanı yok.
Sadece realist yazılması hoşuma gitti; realist olduğu için de tüm hikâye aşırı kötüydü…