10 üzerinden 10. sebebi ise kitabın aslında derinliği. 1980 lerin başında bu tür bir kitap yazmak aslında o dönemin içinde gibi düşünürseniz oldukça riskli. mesela bizde eşcinsellik içeren ana karakterlerin olduğu bir dizi çıksa ne kadar tepki alır değil mi. işte 80 lerde de tanrı kompleksine sahip ve aileleri evinde öldüren, bölünmelere sahip bir katilin iç dünyasını detaylıca işleyen bir kitap yazmak herkese mahsus değil. aynı zamanda bunu yaparken tutarlı anlatmak, ve kitapta temponunda sağlanması ayrı iyi bişey. çoğu kişi Dr. Lecter'in rolü yüzünden kitabı eleştirmiş ancak Dr. Lecter için okunmaz zaten bu hikaye. Eğer kitabı düşünerek okursanız Francis'in Dr Lecter gibi efsanevi ve derin bir düşmana göre bile aşağı kalır yanının olmadığını göreceksiniz. evet Francis Lecter kadar havalı, psikopat veya ilgi çekici değil ancak yazılmışlık olarak derinliği aşırı fazla. ayrıca ana karakter Will Graham'da aşırı iyi bir karakter. hikaye o kadar güzelki toplasanız 10 sayfa edecek geçmişten bahseden diyalogların yorumlanması ile 3 sezon süren ve bana göre en iyi ilk 5 dizinin içerisinde olan Hannibal (NBC) dizisi çıkarılabilmiş. ve yine red dragondan esinlenen 2 filmin (Manhunter ve Red dragon) olması da hikayenin iyiliğini gösteren yanlardan. maalesef çok bilinmemesinin sebebi de kuzuların sessizliğinin yine bunla aşağı yukarı aynı senaryo olması, ancak Lecter'ı daha fazla gösterdiği ve daha akıcı bir senaryoya sahip olduğu için daha fazla tutması kızıl ejderi arka planda bıraktı. fakat eğer aklınızla izler/okursanız kızıl ejderin kuzuların sessizliğinden daha iyi olduğunu anlarsınız.