·728 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Aralık 2025 20:08 Okuduğum en zor romanlardan biriydi. Fakat aynı zamanda tüm bu süre boyunca roman okumuyorum da bir deneyim yaşıyormuşum gibi hissettiğim bir kitap oldu Moby Dick aynı zamanda. Bir oturuşta pat diye okuyamadım. Özellikle kitabın ortaları roman olmaktan çıkıp belgesele döndüğünde okumaya devam edebilmem için her gün en fazla 15 dakika ayırmam gerekiyordu. Fazlası içimi bunaltıyordu. Buna rağmen bırakmayı hiç düşünmedim, çünkü dedim ya, gerçekten kitabın kendisi de bir deneyimdi. Yazar sayfalarca Ahab'tan bahsetti ama Ahab'ı uzun süre bize göstermedi. Ahab tam ortaya çıktığında acısından, öfkesinden, intikamından bahsedip Moby Dick'i anlattığında bizi heyecanlandırdı, ama son bölüme kadar Moby Dick'i asla göstermedi. Sürekli heyecanı ve gerilimi arttırdı. Pequod her seferinde yeni bir gemiyle karşılaşıp 'Evet Moby Dick'i gördük ama canımızı zor kurtardık, sakın oraya gitmeyin' cümlesini duyduğunda Moby Dick'i daha da heyecanla bekletti. Her kötü alamet, Ahab'ın her seferinde daha da huzursuzlanması, tayfanın her seferinde daha da ayrışması gerilimi yüksek tuttu. Ve en sonunda zorla okuduğum her bölümden öğrendiklerim, balina avcılığı, zıpkın nereye vurulur, sandal balinaya ne kadar yaklaşır gibi gereksiz yere okuduğumu düşündüğüm şeyler son karşılaşmada bir anda beynimde o sahneyi capcanlı oluşturdu. Devasa Moby Dick önümde belirdi, Ahab zıpkınıyla 3 gün boyunca kaderiyle boğustu ve ben bunu nefessiz okudum. Kitabın sembolizmi, Ahab'ın takıntısı, insanın kaderle kavgası, hepsi en sonunda bu 700 sayfaya gerçekten değdiğini hissettirdi. Bir daha okumaya kalkışamayacağım bir kitap. Fakat insan ömründe en azından mutlaka bir kere okunması gerektiğini düşünüyorum.