Puan vermedi·558 syf.····Okunma: 24 Aralık 2025 08:57 İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC)’nin oluşum, kuruluş, iktidar, çöküş ve tarih
sahnesinden çekiliş sürecini konu ediniyor. Tarihsel olaylar açısından roman bakarsak, Sultan II.
Abdülhamid’in son yılları, Selanik’te “Cemiyet”in hürriyet mücadelesi için fikri hazırlık safhası ve
Makedonya’da ayaklanması, 1908 Kanun-i Esasinin ilanı, 1909 yılındaki 31 Mart vakası, 1908-1909
arası iç siyasi çekişmeler, Trablusgarp ve Balkan savaşları, II. Balkan savaşında Edirne’nin geri
alınması, İttihad-ı Anasır beklentisinin çöküşü, Harb-i Umumiye doğru Avrupa ve Osmanlı
Devleti’nin sürüklenmesi, İttifak görüşmeleri, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na girişi,
Ermeni Tehciri ve mağlubiyet, Savaş sonunda toparlanma gayretleri, İTC kendini feshi ve Karakol
Cemiyeti ile Mütarekede İttihatçı direniş, Cumhuriyet’in kuruluşu sonrası İttihatçı avı ve tasfiye
süreçlerini ele almaktadır.
Bir dönemin büyük umutlarla filizlenen cemiyetinin, kişisel ihtirasların gölgesinde, geleceği doğru okuyamamanın ve eylem insanlarıyla düşünce insanları arasındaki hassas dengenin bozulmasıyla nasıl çöküşe sürüklendiği, romanda çarpıcı bir şekilde resmedilmiş.
Roman, devletin derinliklerinin toprağın derinliklerinden daha karanlık olduğunu metaforik bir şekilde ortaya koyar.
Ahmet Ümit’in eserlerini uzun yıllar takip etmiş, fakat tekrarların içine düştüğünü düşündüğüm için yeni kitaplarına mesafeli yaklaşmıştım. Ancak bu roman, bana önyargının ne denli tehlikeli bir perde olduğunu bir kez daha hatırlattı; çünkü satır aralarında hem tarihsel bir ders hem de insani bir yüzleşme gizliydi.