Azil, bireyin bir sistem içinde nasıl vicdanını kaybedebileceğini, gücü eline aldığında nasıl insanlıktan uzaklaşabildiğini anlatan sert bir roman olmuş.
Kitap, belirli bir olaydan çok, bir zihniyetin ve dönüşümün hikâyesini anlatır.
Romanın merkezinde, otorite verilen sıradan bir insanın bu gücü kullanırken ahlaki sınırlarını yavaş yavaş kaybetmesi yer alır. Günday, okura şu soruyu sordurur:
“İnsan kötülüğü seçtiği için mi kötüdür, yoksa sistem onu buna mı zorlar?”
Yoksa insan zaten saf kötü müdür??