Puan vermedi·216 syf.····Okunma: 22 Aralık 2025 20:37 Küçük yaşta annesini kaybeden Lea, bu kayıpla birlikte içine kapanır. Hayatına yalnızca babasıyla devam eden küçük kız, bir gün duyduğu keman sesiyle derinden sarsılır. Bu etkiyi fark eden baba, hiç tereddüt etmeden Lea’ya bir keman alır ve onu kursa gönderir. Zamanla Lea’nın yeteneği ortaya çıkar; yıllar geçtikçe ünlü bir kemancı olur ve şöhreti şehirleri aşar. Ancak başarı büyüdükçe yalnızlığı da artar. Babasının onun için yaptığı fedakarlıklar artık gözüne görünmez hale gelir. Şöhretin doruk noktasına ulaşan genç kızı ise sürpriz bir son beklemektedir.
Roman, Lea’nın geçmişiyle bugünü arasında gidip gelerek onun çocukluğunu, müzikle kurduğu bağı, ailesiyle ve çevresindeki insanlarla yaşadığı sorunlu ilişkileri anlatmaya çalışıyor. İletişimsizlik, yalnızlık ve duyguların bastırılması romanın temel temaları olarak öne çıkıyor.
Ancak “anlatmaya çalışıyor” diyorum, çünkü okurken bende hiçbir duygu uyandıramadı. Aslında konu çok güçlü; fakat bunun yazarın tarzından mı yoksa çeviriden mi kaynaklandığını çözemedim. Geçmiş, gelecek ve şimdi iç içe ilerliyor; olay var ama duygu yok. Ya da en azından bana geçmedi. Belki düzelir diyerek kitabı bitirdim.
Babanın kızı için yaptığı fedakarlıkları okudum; karşılığında neredeyse hiç tepki vermeyen Lea.Sonunu okuyunca anlamlandırmaya çalıştım ,kızla empati kurmak istedim ama başaramadım. Altını çizecek, akılda kalacak tek bir cümle bile bulamadım.
Sonuç olarak, kurgu güzeldi ama bir şeyler eksik kalmıştı. Elbette bu benim kişisel görüşüm; tarzı seven, kendine yakın bulan okurlar mutlaka vardır. Yine de şans verilmesi gereken, ama herkese hitap etmeyebilecek bir roman.