"Yoksulluk iyi bir şey değildir; fakat asıl korkulması gereken yoksulluk, gönül ve yürek yoksulluğudur."
Hüseyin Nihâl Atsız ’ın Bozkurtlar adlı eseri, Göktürk Devleti’nin yıkılışından sonraki esaret sürecini ve ardından gelen dirilişi konu alır. Çin egemenliği altında kimliğini kaybetmeye zorlanan Türklerin kahramanlıklarını ve yaşam mücadelesini anlatan bu eser, okurunu Çin’den Ötüken’e uzanan derin bir yolculuğa çıkarır.
Bu yolculukta Kürşad ve kırk çerisiyle birlikte ihtilale tanıklık eder, Bozkurt’a at koşturursunuz. Ok atar, güreş tutar ve yarışların da heyecanlanırsınız. Gözü pek, becerikli kadınlarıyla gurur duyarsınız. Kahramanların yüreklerindeki sevgi sizi duygulandırırken, kadınlara verilen değerle bir kez daha onurlanırsınız. Kahramanların yetişmesinde anaların rolünü görür, kadının toplumdaki önemini yeniden hatırlarsınız.
Hüseyin Nihâl Atsız ’ın dili keskin, betimlemeleri güçlüdür. Okuruna sadece okutmaz, kitabın içinde yaşatır. Ötüken Türkçesinin kelimeleri ve cümleleriyle kelime hazineniz zenginleşir; bazı cümlelere sıkıca sarılırsınız. Çünkü her biri, yarım kalmış hayatlara yol gösterecek birer rehber niteliğindedir.
Bozkurtlar, Türk tarih bilincini güçlendiren, millî kimlik üzerine düşündüren önemli bir eserdir. Tarihini bilmeyen, geleceğini kuramaz. Okurunu sıkmadan, heyecanla okunan sayfalarıyla geçmişe ve geleceğe ışık tutar. Bir milletin nasıl düştüğünü ve nasıl yeniden ayağa kalktığını anlatırken, Atsız’ın kaleminde tarih yaşayan bir ruha dönüşür; sessiz ama derin bir yolculuk.
Keyifli okumalar dilerim.