Türkler ve Eserin Yapısı.
Öncelikle Marlowe'un Maltalı Yahudi eserinde ana karakter, genç iyi kalpli biri olan Töreci didaktik yapımın tam tersine, ahlakı bozuk, yaşlı ve kötü olarak lanse edilen bir karakter olan Barabas adlı bir Yahudi. Marlowe Töreci oyunlarda yer alan "Bayan Kibir" ve onun karakter üzerindeki dokunuşları yerine direkt Barabas adlı bir "Bay Kibir" oluşturmuş.
Eser, marjinal bir yapı olarak kendine has bir yer kazansa da dönemin İngilteresinde rant sağlamak adına, tarihsel ön yargıları kullanarak Türk ve Yahudi toplumlarını şeytanlaştırmış.
Yahudilerin sevilmediği bir dönem olan -tarihte aksini bulmak zordur- Elizabeth İngiltere'sinde oyuncular Yahudi rolleri için gaga burunu takarlar ve karakterleri ailesini katledecek kadar paragöz olarak gösterirlerdi. Peki ya Türkler? Türkler de tarihte Avrupa toplumundan sevgi olarak pek de nasibini alamamıştır. Bu kitapta da bizler için kullanılan klasik tabirler var: Barbar, Tanrıdan korkusu yok vesaire.
Eserde bolca Türklere ait negatif söylemler var fakat dikkatinizi çekerim ki bunlar sadece kurgu olarak oluşturulmuş karşıt karakterler tarafından söylenen söylemler değil, tasarlanan Türk karakterlerinden tutun olay akışında Türk karakterin oynadığı role kadar, Türkler ne yazık ki hoş bir perspektifte ele alınmamış aynı zamanda isimleri de hiç tutarlı olmamış.
Timur için yazdığı kitapta da Büyük Timurlenk 1-2 Türkler ve Timur için oldukça negatif söylemleri olan yazarın bu kitapta bu söylemlerini görmek beni şaşırtmadı. Dönemi ziyadesiyle Türklerin Rodos'u fethetmesinden tutun, Arap yarımadasındaki kutsal yerleri sahiplenmesine kadar, Elizabeth İngilteresi'nin gözünde Türklerin iyi bir konumu olmadığını tahmin etmek çok da zor olmasa gerek!
Eserin kendisi Maltalı Yahudi aslında güzel olsa da yazarın rant sağlama adına o dönemin sokaklarında dönebilecek önyargıları eserine ekleyip bunun yaygınlaşmasına destek sağlaması eseri gözümden düşürüyor.
Teşekkürler.