Hukuk öğrencisi , yoksul bir genç Raskolnikov parasızlık yüzünden okulu bırakır . Annesi ve kız kardeşine iyi bir hayat yaratmak ve içinde bulunduğu sefil durumdan kurtulmak için tefeci kadını öldürme planları yapar . Planını uygular ve tefeci kadını baltayla öldürür. Bu sırada tefeci kadının kardeşi Lizaveta aniden içeri girince onu da öldürmek zorunda kalır . Roman aslında bundan sonra başlar . Raskolnikov artık sürekli iç çatışmalar yaşar. Aslında roman psikolojik bir roman . Karakterlerin ruhsal durumları realist bir şekilde anlatılıyor . Aslında Raskolnikov bu cinayeti güç sahibi olabilmek adına işliyor ve romanın sonunda vicdan azabı çekmediğini de görüyoruz . Romanda Raskolnikov’un var olma çabası da göze çarpıyor . Roman o kadar gerçekçi ki Raskolnikov’un cinayetten sonraki nöbetleri, ruh hâli gözümde canlandı .
Romanın diğer bir karakteri ise Sonya . Ailesini geçindirmek için bedenini satmak zorunda kalan Sonya, aslında Raskolnikov için bir dönüm noktası bence . Raskolnikov ilk itirafı Sonya’ya yaptı . Cinayeti itiraf etmeden önce yine karşısında Sonya vardı . Aldığı kürek cezası boyunca yanında yine Sonya vardı . Sanki koruyucu meleği gibiydi .
Romanda o kadar güzel karakterler var ki . Çok fazla detay vermek istemiyorum ama okudukça hem seveceğiniz hem de nefret edeceğiniz kişiler karşınıza çıkacak . Razumihin size dostluğu , Lujin kibiri , Avdotya kardeş sevgisini , Pulheriya anneliği, Svidrigaylov karakatersizliği gösterecek.
Ben çok severek okudum bu eseri sizlere de tavsiye ederim .
Aslında hepimiz bir Raskolnikov değil miyiz ? Belki bir insan öldürmedik ama birinin hayallerini , umutlarını öldürdük . Bir karınca bile olsa bir hayvanın yaşamına son verdik . Hiçbirimiz masum değiliz .
Alıntılar :
*Kendine ait bir yalan , başkalarına ait gerçekleri tekrarlamaktan belki de daha iyidir .
*Ben senin önünde değil insanlığın çektiği acıların önünde eğildim , dedi.