İsmet Özel 'in deneme ve düşünce yazılarını büyük hayretle okuyorum. Diğer kitapları da okuyacağım inşallah. Bölümleri 2 sayfa kadar olan ve o 2 sayfada o kadar fazla şey anlatan kitaplarından sadece birisi bu. Kendisinin kağıda döktüğü her bir cümle bence çok kıymetli. Şimdiki kitapta bunlardan birisidir.
"Batı'nın getirdiği problemlere İslâm'ın çözüm bulması düşünülemez" bu cümle tam da Taşları Yemek Yasak kitabına uygundur. Biz önce Batı'yı reddedip (her anlamda) daha sonra İslâm ile beraber yaşayacağız.
İsmet Özel'in cümleleri şöyle " Bütün zorluklara rağmen sizinle yeni bir düşünme yolu olarak İslâm çerçevesinde konuşacağım. Ben sizin içinizdeki güç kaynağına güveniyorum. Bana hayatiyet veren gücün güvenilmeye değer olduğuna da inanıyorum. Ben sizin müslümanlığınıza iltica etmek istiyorum, siz de benim müslümanlığıma iltica etmeye hazırlanın.". Kitabıma da not düştüğüm gibi böylesine güven veren cümleleri İsmet Özel'den duymak çok iyi hissettirdi.
"İnsanın taş yemeye ihtiyacı yok diyorsun. Öyleyse şunu düşün: İnsanın ihtiyacı olandan fazlasını elinde tutması kendisi için taş gibidir...Eğer herhangi bir şey insanların istifadesine açıksa ancak istifade edildiği kadar o "şey" olur, o şeyden istifade edilmezse artık o taştır ve gerçekten onu istifadeye konu etmeksizin kullananlar taş yemiş olurlar. Sana yaramıyorsa bırak başkasına yarasın. Sana yaramadığı halde sende olan hem senin hem başkasının aleyhinedir. Taşları yeme, taşları yemek yasak." İşte böyle sayın okurlar taşları yemek yasak derken bu cümlelerden bahsediyorduk.
Biz taşlarımızı bırakıyor muyuz yoksa taş mı yiyoruz? Unutmayalımki TAŞLARI YEMEK YASAK...