Puan vermedi·96 syf.····Okunma: 12 Aralık 2025 21:07 Harran'da yaşayan İbrahim'in dinine inanan adam çok sevdiği Luna ile evlenmek için ailesini karşısına aldı çünkü onlara göre başka dinden biriyle evlenen lanetlenirdi.
Oğulları 5 yaşındayda iken ölen Luna araştırmalarını eşine anlattı ve oda ölümsüzlüğü bulmak için kolları sıvadı.
Oğlunu annesinin isteği üzere götürdüğü tapınakta buldukları kedi Duha'yı eve getirir ve formülü onun ve kendi üzerinde dener. Ölümsüzlüğü bulan adam bunu bir kazanım olarak görse de belki de bir lanetti.
Kendisi ve Duha asırlarca yaşar, tek gerçeklik ölümden kaça bilecekler mi?
Asırlarca yaşadıklarından ve kaçtıklarının gerçekliği ile yüzleşecek mi?
Ölüm insanın tek gerçekliği aslında ve bizler bir gün onun geleceğini bilsek de pervasızca yaşıyoruz bu hayatı. Ya ölümsüzlük olsaydı ne yapardık hırsın öfkenin savaşların olduğu ölümün olmadığı bir yaşam düşünmeden edemedim.
Kitap asırlarca yaşayan adam ve Duha anlatımıyla dönüşümlü şekilde ilerliyor. Kısacık ama kedinin gözünden insanlar ve hakikat alemini okumak bir başka güzeldi.
Masalsı bir anlatım, maneviyat yüklü satırlar ve inancın en derinlerde hissedilen kuvveti.
#otuzuncukuşhüma kitabı ile farklı ve içten kalemiyle tanıştım Güzide hanımın. Kitap insanı bambaşka boyutlara çekiyor. Türü sevenlere tavsiye ederim
Büyük bir bölümünüz; ölmeyecek gibi yaşıyorsunuz. Hayatın tek amacı ölmemek için direnmekmiş gibi önünüze geleni harcıyor ve hiç ölmeyecek gibi delicesine çabalıyorsunuz.
İnsan, hiçbir şeyi, gözünü kör eden ve başka şeylerin varlığını görmesini engelleyen bir tutkuyla sevmemeli.
Kısacası benim ölülerden tek farkım, ölmeden ölümü anlamaya nail olmuş bir adam olmam. Ölülerden tek farkım; yersiz yurtsuz köksüz olmam.