Gönderi

Peri Gazozu Bir Başyapıt mı?
7/10
·198 syf.··
2025 19. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2025 15:02
Bu kitap herkesin sandığı kadar “edebi” değil, ama herkesin sandığından daha “dürüst”. Ne anlatıyor gibi görünür? Taşra, çocukluk, yoksulluk, doktorluk, insan manzaraları… Yani Türk okurunun refleks olarak sevdiği menü. Buraya kadar sorun yok. Asıl mesele ne? Ercan Kesal bir romancı gibi yazmaz. Bir öykücü de değildir. O, hatırlayan bir adam gibi yazar. Ve bu hem kitabın gücü hem de zaafıdır. Güçlü Tarafları Gözlem yeteneği sahici: Taşrayı “acı çekiyoruz ama ne kadar güzeliz” romantizmine boğmaz. Çamur var, sessizlik var, utanma var. Dil süssüz ama yer yer çok isabetli: Bazı cümleler var ki, edebiyat numarası yapmadan kalbine dokunur. Vicdanlı bir bakış: İnsanlara yukarıdan bakmaz. Ne kendini yüceltir ne de başkasını karikatürleştirir. Buraya kadar tamam. Ama… Sorunlu Tarafları (burada itirazım var) Metin dağınık Bu bir “bilinçli fragmanlık” değil. Yer yer günlük, yer yer anı defteri, yer yer senaryo eskizi. Okurdan sürekli şu hoşgörüyü bekliyor: “Zaten adam doktor, sinemacı, yaşanmışlık anlatıyor…” Hayır. Bu edebi bir kredi değil. Duygusal etki, edebi derinliğin önüne geçiyor Bazı bölümler sadece “iç burksun” diye var. Metin seni düşündürmekten çok hüzünlü bir baş sallamaya zorluyor. Anlatıcı fazla güvenli Kesal kendini hiç gerçekten riske atmıyor. Ne anlatıcının ahlâkı sarsılıyor, ne bakışı kırılıyor, ne de okurla sert bir hesaplaşmaya giriyor. Bu yüzden kitap “iyi” kalıyor ama unutulmaz olmuyor. Şu iddiaya karşıyım: “Peri Gazozu çok büyük edebiyattır.” Değil. Ama şudur: İyi niyetli, sahici, yer yer çok güçlü ama edebi olarak konfor alanından çıkmayan bir kitap. Benim için bir başucu kitabı değil, ama bir dönemin ruhunu sessizce taşıyan bir tanıklık metni.
Peri GazozuErcan Kesal · İletişim Yayınevi · 20196bin okunma
·
29 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.