Toplumcu gerçekçi roman yazarlarımızdan Kemal Bilbaşar’ın bu eseri Doğu Anadolu bölgesindeki ağalık, şeyhlik, beylik , köy sorunlarını dile getiriyor. Roman iki kahramanın ağzından anlatılıyor. Cano ve Memo’nun ağzından…
Cano , ağası için kaçırdığı Kevi’ye âşık oluyor ve onu kaçırıyor. Bir kızları oluyor adı Cemo. Cano, eşinin ölümünden sonra kızı Cemo’yu yetiştiriyor . Ona at binmeyi , savaşı her şeyi öğretiyor . Kızının evleneceği insanı kendisinin seçmesini istiyor . Böylece kadına değerin de bu romanda işlenmiş olduğunu görüyoruz .
Eserde Mustafa Kemal’den, Cumhuriyet’ten, Şeyh Sait isyanından da bahsediliyor . Şeyh Sait’in soyundan gelen ve köyün ağası olan Sorikoğlu’nun zalimlikleri eser boyunca işleniyor . Romanı okudukça iyi ki Atatürk bu saçma sistem ile savaşmış dedim.
Romanı okurken Yeşilçam’ın eşkıya ve köy konulu filmleri canlandı gözümde. Yazarın dili akıcı ve sadeydi. Romanda kahramanlar kendi ağız özellikleri ile konuşturuluyor ve bu da romanı daha gerçekçi bir hâle getiriyor . Eğer köy romanlarını seviyorsanız kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
Kitabın devamı ise Memo isimli eser ve bir an önce okumak için can atıyorum .