8,1/10  (28 Oy) · 
84 okunma  · 
18 beğeni  · 
1.097 gösterim
Cumhuriyet'in ilk yılları... Doğu Anadolu'nun yaman coğrafyasında, aman vermez havasında, binbir oyunuyla insanı coşturan, yoran doğasında yaşayan bir söylence Cemo. Kömür gözleri ocak alevi gibi yanan, kara saçları gök ışıltıları taşıyan, çatıldığında hançere dönüşen kaşlarıyla yürek yakan Cemo. Başı eğdirilemeyen, Nuh dedi mi peygamber demeyen Cemo, insanlarına da, hayatına da dişiyle , tırnağıyla sahip çıkan yiğit bir kadın. Doğu Anadolu'da bir masal gibi geçen hayatıyla edebiyatımızın simge isimlerinden biri. Kemal Bilbaşar'ın ağalık düzenindeki insanları, aşiret törelerini, inançlarını, yaşama biçimlerini olanca gerçekliğiyle yansıtan bir dille yazdığı Cemo, unutulmaz roman kahramanları arasında yer almış biri. Bir direnişin son romanı. İlk yayınlandığı 1966'dan beri sevilerek okunan bu romanın ikinci bölümü olan Memo ile birlikte şimdi Can Yayınlarında.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2012
  • Sayfa Sayısı:
    232
  • ISBN:
    9789750702686
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
mehmet pak 
13 Şub 23:04 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Çocukluğumuzda Cemo ile Memo 'nun hikayesini büyüklerimizden dinlerdik. Sinemada Türkan Şoray 'la Cemo' yu ,Fikret Hakan 'la Memo 'yu tanıdık. Ezilenlerin ,sömürülenlerin ,zulme karşı direnenlerin sesi olan Grup Yorum ile dinleyip öfkemizi arttırdık. https://www.youtube.com/watch?v=6qGMoRElBTE

Bu sadece Cemo 'nun ve Memo 'nun değil , ağalık ve şıhlık düzenine karşı birlik olanların direnişinin hikayesidir. '' Cemo at binen , it süren ,kurt kovan ,attığını vuran biri daha yoktu . Analı babalı büyümüş akranları ,yaprağı dökülmüş dal gibi kuru birer çalı iken ,Cemo güz çiçeği gibi donanmış , gül tenli ,ceyran bakışlı ,yiğit yürekli ,çelik bilekli bir kız olup çıkmıştı. '' Yetmemiş Memosu ile birlikte Ağalara şıhlara baş kaldırmış ,kendileri gibi maraba olan köylüyü bu direnişe katmayı başarmışlardır. Ağadan ve şıhlardan hem kendilerini hem de köylüyü kurtarıp hükümetin verdiği toprakları ekmeye , biçmeye başlayıp kendi topraklarının işçisi olan bu insanlar , ağalar hükümet desteği olmadan ayakta kalıp varlıklarını sürdüremez gerçeğini görememişlerdir .Ya da bu gerçeğe inanmak istememişlerdir. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmuşlardır. Ağaya başkaldırırsın ağa anandan emdiğin sütü burnundan getirir , hükümete baş kaldırırsın hükümet anandan emdiğin sütü burnundan getirir. Hükümet ve bir avuç ağa işbirliğinde ezilen marabalara düşen ise sadece ölmektir.

Bir burjuva devrimi olan Cumhuriyet 'te marabaların derdine derman olmamıştır. Ağa yerini bugünün burjuvazisine bırakırken ,maraba yerini bugünün işçi ve emekçi sınıfına bırakarak sadece kılıf değiştirmiştir. Gerici sömürü düzeninden ilerici ve Modern sömürü düzenine geçişte , ne sömüren düzen yok olmuştur ne de sömürülen marabalar. Dün ağanın yanında ki marabalar , bu gün daha modern ismi ile patronun yanında sömürülmeye devam etmektir. Dünün cahil Cemo 'su ve Memo 'su ağalık düzenine karşı bilinçlenip isyan ederken , bu gün modern işçi sınıfı, burjuva sömürüsüne karşı kış uykusuna yatmaya devam etmektedir. Cemoların , Memoların uyandırdığı maraba halkın destanını , ilerici Cumhuriyet Devrimini, Proleter devrime dönüştürebilecek Cemolar Memolar çıkakarak , burjuvaziye karşı bir destan yazılması umudunu umarım hep diri tutup , işçi sınıfı kış uykusundan uyandırabiliriz.

Kitap sadece bunlardan ibaret değil. Şeyh Said isyanından ,Dersim katliamı öncesine .Yavuz sultan selimin Alevi katliamlarına da inceden değinmiştir. İçinde sevdayı ,ihaneti ,bölgede kadına bakış açısını , anlatırken bölgenin şivesini kullanması kitabı tadına doyum olmaz bir eser haline getirmiştir. Cemo 'nun anası Kevi ile babası Cano ise başlı başına bir kitap olacak konudur.

Şive demişken bir kaç örnek vermek gerek :
'' Cemo 'yu ben büyütmüştüm .He vallaha. Anasız büyütmüşüm hemi de onu. Kör etmemişim , topal etmemişim ,.Dişi kurt kimi korumuşum , sözüm kimi sakınmışım. Anasından yadigardı bana.Hık demiş burnundan düşmüş anasının.
'' Begimin emmisi birlik gelip Allah 'ın emri ,Peygamber 'in kavliyle ...
'' Bizim çocuk çoktan abukat olmuş ,Tangonun biriyle de evlenmiş.
'' Ule Sarikoğlu , dedim , ne poh yedin ula itoğlu ? ''


CEMO üzerine yazılanlar


Şükran Kurdakul (Varlık, 1983):
Cemo, Doğu Anadolu'da kağıt üzerinde kalan yasaların dışında bırakılmış insanların romanıdır. Köyleri, meraları ile birlikte alınıp satılan bu insanlar masalsı bir hava içinde sergilenirler. Behçet Necatigil'in deyişiyle, Cemo'nun "canlı, deyimli, şiirli bir dil ve anlatımla yaratılmış, bütünüyle yerli olma nitelikleri" Kemal Bilbaşar'ın sanatında yarattığı en belirgin değişim olmalıdır.

Sadun Tanju (Demokrat İzmir Gazetesi, 1966):
Kemal Bilbaşar'ın ele aldığı tipler, zavallı 'oyuncaklar' dır. Ağanın, bey'in kapısında doğup büyümüşler, devlet nedir, millet nedir bilmemişler, kaderde olan olaylarla ağa­ ümitsizliğine rağmen, insanda bulunan ham cevherin özgürlük ve uygarlık savaşında o zavallı Cemo'lara, Memo'lara ve Cano'lara nasıl bir direniş gücü verdiğini okuyucuya öğünçle duyuruyor.


Samih Emre (Yön Dergisi, 1966):
Sade, yalın, basit, sağlıklı ve kahramanlarına tam denk düşen ocakbaşı masalları anlatımıyla, Dede Korkut'tan, Köroğlu'ndan, Aşık Kerem'den gelen destan motiflerinin en gerekli toplumsal özle yadırganmaz beraberliği. Sevgilerin yanında kinler, aşkların yanında kıskançlıklar, döğüşlerin içinde kahramanlıklar, düş­künlüklerin ardından yücelikler, güzelliklerin dizi dibinde cömertlikler, masalın eşi gerçeklikler, toplum bilim ilkelerinin ışığında tarih olayları, hayatın sonunda ölüm... CEMO, Anadolu halkının hayat kaderine bambaşka bir köşeden ayrı bir bakış.. Bozkır köylerinin yoksulluk ve cahillik alınyazısına karamsar yaklaşmalardan ayrı dağ insanlarının değişik yaradılışlarına şiirce bir kaynaşma.

Ali Cem (Sıvas Postası, 1966):
Cemo, yüz yıla yakındır batı esareti altında yaşayan tutsak Türk romanını özgürlüğüne kavuşturan, kendi gücü ile çakıldığı yerden yekinip doğrulan, kendi öz sesini, kendi öz gerçeğini konuşturup duyuran ilk Türk ve Anadolu romanıdır. … Bu bir roman değil, Anadolu insanının destanıdır. Yiğitlik destanı, coşkunluk destanı.. Cemo, Anadolu insanının yüreğinden kopup gelen evrensel bir soluk, evrensel bir sedadır. Cemo'da Türk romanı en yüce doruğuna varmıştır.


Türk edebiyatının , sinemasının ,müziklerinin en sevilen karakterlerinden biri olmayı başarmış Cemo 'yla tanışma vakti gelme dimi ?

Emine Çoban 
07 Şub 21:44 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Doğu Anadolu Bölgesi ndeki insanların
yaşam tarzını ele alan Kemal Bilbaşar; ağa halk çatışmasını ve Cumhuriyetimizin
doğudaki sorunları çözmeye çalışmasını işlemiş, aynı zamanda Cumhuriyet dönemi yazarlarından olduğu için saf bir Türkçe ile duru bir dil kullanmıştır.
(şivelere hayran kaldığımı söylemeliyim.)
1967 Türk Dil Kurumu tarafından Roman Ödüllü
olan kitabımız -bence- okunmaya değer.

Lütfiye SOYLU 
01 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sımsıcak bir Anadolu romanı.Olaydan öte üslubu nefistir.Türkçenin güzelliği, Anadolu insanının güzelliğiyle birleşince adı "Cemo" olmuş.Okuyunuz ,okutunuz derim. :)

Kafka T. 
20 Ara 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Cumhuriyet'in kuruluş yılları. Gazi Paşa'nın önderliğinde kurulan yeni devletin asli unsurunu oluşturan köylülerin, şıhlık,ağalık düzenini yok etmek için verdikleri mücadele ekseninde Dersim isyanı öncesinin hikayesi Cemo. İşin içinde aşk olunca şehir, köy, kasaba, dağ başı,Sunni, Alevi farketmiyor. Kevi ve Yiğit Cano'nun kızı asi,yiğit ve güzel Cemo ile Çancı Memo'nun aşkı daha öncesinde Memo'yu dağlara vurduran Şıh kızı Senem'in yürek burkan hikayesi. Marabalığı, ağalığa kulluğu benimseyen köylülerin, devlet eliyle toprak sahibi oluşlarını bile yadırgayışları ne acıdır. Romanda ilginç bulduğum yer ise askeri yönetime alışmış zavallı ülkemin ruhunun, öykülerine bile yansımış olması. Cevval, yürekli halden anlayan komutanlar bunun paralelinde kaypak, ağa yanlısı zevk ve para düşkünü kaymakamlar devlet görevlileri. Bu yazarın bilinçli bir tercihi midir tartışılır muhakkak fakat Dersim İsyanı öncesindeki Doğu Anadol'nun muhkem coğrafyasında oluşan havayı görmek, Aleviler'i tanımak ve içlerinde barındırdıkları sevgiyi, aşkı anlamak adına güzel bir roman okunması tavsiye edilir. Hele hele Senem'e tutulduğu kara sevda sonrasında Cemo'yu bulan Çancı Memo'nun bağlaması eşliğinde söylediği güzelim hasret kokan ayrılık kokan türküler, ülkemi seviyorum her biri türkü tadında şehri ve insanıyla..

Gökteki yıldızı Senem mi sandın
Sevip ayrılmayı hüner mi sandin
Beni bu sevdadan döner mi sandın
Felek beni taşa çaldı neyleyim..

Betül 
03 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

hocaların zorla okuttuğu romandır.arkadaşlarım kitaptan nefret etmişti.boş vaktiniz bolsa okuyun derim.eskiden anadoludaki hayatı anlatıyor.herkesin fikri kendine beğenende çıkabilir.

metehan otluoğlu 
01 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 7/10 puan

Bizim okulda hocalarımız bize bu kiatabı sınavda okutmuşlardı.İlk önce ilerleyişi iyi değildi daha sonraları çok güzel oldu.Yani iyi ki okumuştum dediğim kitaplardandır

Şevket Erciyas 
01 Haz 2015 · Kitabı okudu · 4/10 puan

Yuz temel eserden biriymis bu kitap ama nasil girmis listeye bilmiyorum.Kitap cumhuriyet'in ilk yillarinda dersim bolgesinde Memo ile Cemo arasindaki aski temel alarak donemin Şeyh Sait isyani ve duzeni hakkinda dokundurmalarda bulunuyor.Akicilik ve anlatim bakimindan yer yer kopukluklar mevcut .Pek hosuma gitmedi diyebilirim

Almina 
09 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Cemonun üslubu ve olay örgüsünün güzelliği benim lise 1 de zorla okuduğum Romandı ilk başta of fena sıkılırım dedim ama sonrası sayfaları çevirdikçe sizi dahada içine alıyor bu güzel kitap Mutlaka okumalısınız ve o zamanın cemosu karakter bakımından tamda benim tarzım galiba en çokta bu hoşuma gitmişti

Kitaptan 16 Alıntı

Sadettin TANIK 
15 May 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Töre
Töre'nin adı batsın. Mal yabana gitmesin diye, anası gibi sevdiği, saydığı kadın, bıyığı yeni terlemiş ere avrat eden töreye töre mi derim ben? Dedesi yaşında, sakalı göbeğinde bir ere 12 sindeki kızı avrat eden töre yere batsın.

Cemo, Kemal Bilbaşar (Sayfa 84 - Evren Yayınları - 1966)Cemo, Kemal Bilbaşar (Sayfa 84 - Evren Yayınları - 1966)
Hayriye Gül 
22 Oca 13:34 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Seveni çok olanın düşmanı da çok olur.

Cemo, Kemal Bilbaşar (Sayfa 83 - Can Yayınları)Cemo, Kemal Bilbaşar (Sayfa 83 - Can Yayınları)
mehmet pak 
10 Şub 21:05 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

'' Cesur bir kez ölür , korkak olan her saat ecel teri döker. ''

Cemo, Kemal Bilbaşar (Sayfa 49 - Can Yayınları)Cemo, Kemal Bilbaşar (Sayfa 49 - Can Yayınları)
mehmet pak 
10 Şub 21:08 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

- Nuhus memurunun dediği bedelli askerlik ne ki Ali Ağa ?
- Eskerliğin büyük kısmını hükümattan para ile satın almak demek .Zengin kısmını koruyan bir zagon.

Cemo, Kemal Bilbaşar (Sayfa 61 - Can Yayınları)Cemo, Kemal Bilbaşar (Sayfa 61 - Can Yayınları)
mehmet pak 
 10 Şub 20:42 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Yolda oynayanda kapar gelin eder dokuz yaşında kızı ,ak ne , kara ne bilmezken, kofiyi giydirdidiler başına. Avrat olur ,ana olur ,dahası erin yedi sülalesine kul olur. Ekmekten çok dayak yer . Kocası döver ,kaynanası döver ,görümü döver ,kaynı döver. Koca evinde gelini dövmek helal .Tüm kabahatlar gelinin .Aş pişmeyende , iş bitmeyende ,suç kimin olursa olsun ,dayağı gelin yer .Çok döllenmek ,az döllenmek kabahat . Urçan çıkmak büsbütün kabahat .Dölünü sevmek , okşamak kabahat. Ağzını açıp şu da demek kabahat . Kabahat olmayan yok geline. Canına tak diyenin ,babaevine kaçması da suç. Bu kez anası döver , babası döver ,gelini ,yüz geri çevirirler . Koca evine dönende dayak daha bir helal olur. Dünyaya geldiğine pişman ederler gelini .Bu hakaretlere dayanan dayanır , otuzuna varmaz koca avrat olur . Dayanamayan kendini ırmağa atar ,kurtulur.

Cemo, Kemal Bilbaşar (Sayfa 33 - Can Yayınları)Cemo, Kemal Bilbaşar (Sayfa 33 - Can Yayınları)
Damla Yıldız 
03 Kas 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Ayrılığın günü haftası fark etmez.Acısı aynı acıdır.

Cemo, Kemal BilbaşarCemo, Kemal Bilbaşar
Damla Yıldız 
03 Kas 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Şunu da unutmayın ki iyilik parayla pulla satılmaz.

Cemo, Kemal BilbaşarCemo, Kemal Bilbaşar
Emine Çoban 
06 Şub 16:15 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

-İnsan sevdiğinden ayrılanda, yüreğinden kök sökülür kurban.

Cemo, Kemal Bilbaşar (Sayfa 51 - Can Yayınları)Cemo, Kemal Bilbaşar (Sayfa 51 - Can Yayınları)
Damla Yıldız 
03 Kas 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Törenin adı batsın.Mal yabana gitmesin diye,anası gibi sevdiği kadını,bıyığı yeni terlemiş ere avrat eden töreye töre mi derim ben? Dedesi yaşında,sakalı göbeğinde bir ere, on sekizinde kızı avrat eden töre yere batsın.

Cemo, Kemal BilbaşarCemo, Kemal Bilbaşar
mehmet pak 
13 Şub 17:09 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

'' Çok muhabbet tez ayrılık getirir. ''

Cemo, Kemal Bilbaşar (Sayfa 191 - Can Yayınları)Cemo, Kemal Bilbaşar (Sayfa 191 - Can Yayınları)
2 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Cemal Süreya'nın Sevdiği ve Defalarca Okuduğu 4 Kitap
Cemal Süreya'nın Sevdiği ve Defalarca Okuduğu 4 Kitap Kötü bir romanı okuyamıyorum. On beş yirmi sayfa ilerledikten sonra elimden atıyorum. Buna karşılık şiirin her türlüsü çekici geliyor bana...