Adı:
Cemo
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750702686
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Cemo
Cemo
Cumhuriyet'in ilk yılları... Doğu Anadolu'nun yaman coğrafyasında, aman vermez havasında, binbir oyunuyla insanı coşturan, yoran doğasında yaşayan bir söylence Cemo. Kömür gözleri ocak alevi gibi yanan, kara saçları gök ışıltıları taşıyan, çatıldığında hançere dönüşen kaşlarıyla yürek yakan Cemo. Başı eğdirilemeyen, Nuh dedi mi peygamber demeyen Cemo, insanlarına da, hayatına da dişiyle , tırnağıyla sahip çıkan yiğit bir kadın. Doğu Anadolu'da bir masal gibi geçen hayatıyla edebiyatımızın simge isimlerinden biri. Kemal Bilbaşar'ın ağalık düzenindeki insanları, aşiret törelerini, inançlarını, yaşama biçimlerini olanca gerçekliğiyle yansıtan bir dille yazdığı Cemo, unutulmaz roman kahramanları arasında yer almış biri. Bir direnişin son romanı. İlk yayınlandığı 1966'dan beri sevilerek okunan bu romanın ikinci bölümü olan Memo ile birlikte şimdi Can Yayınlarında.
232 syf.
·10/10
Cumhuriyet dönemi Türkiyesine ışık tutmuş, Şiirsel anlatımı ve destansı konusuyla 1967 Türk Dil Kurumu Roman Ödülünü sonuna kadar hak etmiş çok özel ve güzel bir kitaptır.
Türkan Şoray ın oynamış olduğu bir filmi de vardır ancak kitap çok daha detaylı anlattığı için insanı çok etkiliyor.
228 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10
Birçok yazar ile geç tanıştım bu zamana kadar ve hemen hemen hepsinde de bu kadar geç tanışmamda kendime içten içten sitem ettim; kendilerini biliyor olmasına biliyordum ama sadece kitaplarını okumamış kalemleri ile tanışmamıştım ama bir Kemal Bilbaşar var ki çok değil bundan 2 – 3 sene öncesine kadar değil kitaplarını okumak daha kendisini bile tanımıyordum. Hiç mi bir edebiyat listesinde yer almaz yazar olarak (ya da dikkatimi çekmez), hiç mi kitapları okunacak Türk romanları kategorilerinde yer almaz, bırakın bunları okul hayatımda bile hiçbir edebiyat dersinde adını duymadım. Şans eseri alışveriş sitesinde Türk romanlarına bakarken karşıma çıktı da bu şekil ancak tanıyabildim. Hayatını, başarılarını okuyorum, romanını da okudum böyle adı filan duyulmayacak bir yazar da değil, altın harflerle adı yazılacak bir yazar. Cemo’ya her şeyden önce bayıldım, Kürt şivesi ya da doğunun şivesi diyeyim ancak bu kadar başarılı bir şekilde kâğıda geçirilebilir, yöre ağzını en güzel kullanan romanların başında geliyor diyebilirim. Köy hayatı, kişilerin örfleri ve adetleri, etnik çatışmaları veya inançları ancak bu kadar güzel verilebilir. Okurken ister istemez Doğu insanının şivesini fark edeceksiniz ki başarılı bir şekilde gırtlağınızdan çıkıyor olacak. Kelimelerin yazılışları kadar bunda cümlelerin kuruluş biçimleri, fiillerin kullanımları da aktif olduğu için okurken hiçbir şekilde, değil cümlede herhangi bir kelimede bile en ufak tökezleme olmayacak. Çanakkaleli olup da farklı bir yörenin ağzını bu derece güzel ve hatasız kullanmak hafife alınmayacak bir özellik, bununla beraber romanın akıcı bir dille yazılmış olması da romanın güzelliğini ve kalitesini daha da arttırıyor.

Cemo, arka kapakta da yazdığı gibi kömür gözleri ocak alevi gibi yanan, kara saçları gök ışıltıları taşıyan, çatıldığında ise hançere dönüşen kaşları ile yürek yakan güzelliğini, kişiliğini, duruşunu ve onurunu hissettirebilen bir karakter. Güzel, naif ve ama bir o kadar da babası Cano tarafından savaşçı ve yırtıcı olarak yetiştirilmiş. Fazla aktif olmasa da romanın içinde Cemo’nun kişiliği aslında romanın kendisi diyebiliriz. Cemo’nun masumluğu var köy halkında, Cemo’nun temizliği var ve yine Cemo’nu başkaldırısı, onurlu duruşu var. Kitap cumhuriyetin ilk yıllarında geçiyor ve alışageldiğimiz şekilde toplumsal gerçekleri konu edinen bir köy romanı. Ağalık düzeni ile köylülerin ve ağaların, şıhların çatışmasını konu ediyor; ama sadece nasıl desem İnce Memed gibi ağa ile köylünün ve dağa çıkanın hikâyesi değil de kişileri veya devleti eleştirmekten ziyade daha çok olayların oluş sebeplerine yoğunlaşıyor. Yarbay, kaymakam ve Memo’nun komutanı da bu durum için güzel bir örnek teşkil ediyor; ama benim için romanın esas dikkat çeken özelliği bilmiyorum başka bir örneği var mı yok sanırım ama cumhuriyet tarihindeki önemli belki de en önemli konulara parmak basması. Öncelikle Dersim olaylarının romanın konusunda baş etken olması, bununla beraber karakterlere fikirler verip konuşturması, devletle, yeni hükümete, Gazi Paşa’ya sadakatlarını sunan Kürt köylüsünün çektiklerini ve kandırılmalarını ve bunların sonucunda kabul etmeyip, bir nevi öfkelenip baş kaldırmalarını ve isyanlarını anlatıyor. 210 sayfanın içinde de dolu dolu veriyor bunları bize Kemal Bilbaşar, ne bir şeyi eksik anlatıyor ne de bir şeyin yarımlığını hissettiriyor, devam kitabı Memo da daha kapsamlı ve sayfa sayısı daha çok olduğu için daha derin konulara gireceğimi, zamanın Kürt halkının daha çok sesini duyacağımı düşünüyorum.

Köy romanlarında olan haksız, güçlünün güçlüyü ezdiği düzen, sömürülen ve hakkı yenilen köylü ile kurtarıcı maddeleri Cemo’da da aktif olarak var ama kurtarıcı kısmı alışageldiğimizden biraz daha farklı. Memo’yu bilmiyorum ama en azından Cemo’da eline tüfeği alıp, omuzlarına fişekleri takıp dağa çıkıp ikinci maddeden ayrılıp birinciye maddeye olan başkaldırı yok. Önce halk hakkını devlet yoluyla arıyor, yeni gelen hükümet ile farklılık olacağını da biliyorlar, dağa çıkmanın kolay olmadığını ve çözümü kesin olarak getirmeyeceğini de biliyorlar. E boşuna Abdi Ağa gitti de Hamza gelmedi, 100 Abdi gider de 100 Hamza gelir, yine 100 Sorikoğlu gider de elbet yeni Sorikoğulları gelir. Memed demiyor muydu düzen değişmeli diye, işte Bilbaşar da hiç bu kısımlara yönelmeden düzenden ziyade bu düzene sebep olarak unsurları araştırıyor. Devlet konularına daha çok giriyor, halk da devletten daha çok umudunu bekleyerek devlet babolarından yardım bekleyerek sayfalarda yer arıyor.

https://www.youtube.com/watch?v=6qGMoRElBTE
232 syf.
Doğu Anadolu Bölgesi ndeki insanların
yaşam tarzını ele alan Kemal Bilbaşar; ağa halk çatışmasını ve Cumhuriyetimizin
doğudaki sorunları çözmeye çalışmasını işlemiş, aynı zamanda Cumhuriyet dönemi yazarlarından olduğu için saf bir Türkçe ile duru bir dil kullanmıştır.
(şivelere hayran kaldığımı söylemeliyim.)
1967 Türk Dil Kurumu tarafından Roman Ödüllü
olan kitabımız -bence- okunmaya değer.
232 syf.
Sımsıcak bir Anadolu romanı.Olaydan öte üslubu nefistir.Türkçenin güzelliği, Anadolu insanının güzelliğiyle birleşince adı "Cemo" olmuş.Okuyunuz ,okutunuz derim. :)
232 syf.
·3 günde·8/10
Cumhuriyet'in ilk yillarini Doğu Anadolu insaninin gözünden aktaran bir eser.Eser birçok konuya değinmiş: Ağalık düzeni, aşiret töreleri, inançlar, yaşayış biçimi...
Eser Cano, Cemo ve Memo'nun etrafında gelişen olayları sade bir dille aktarıyor.
Kitabın en başında bir uyarı var. O uyarıya rağmen yine de şaşırdım. Anadolu insanının hayal gücünün gerçekten de ne kadar coşkun olduğunu görebiliyoruz.
232 syf.
·Puan vermedi
hocaların zorla okuttuğu romandır.arkadaşlarım kitaptan nefret etmişti.boş vaktiniz bolsa okuyun derim.eskiden anadoludaki hayatı anlatıyor.herkesin fikri kendine beğenende çıkabilir.
232 syf.
Cumhuriyet'in kuruluş yılları. Gazi Paşa'nın önderliğinde kurulan yeni devletin asli unsurunu oluşturan köylülerin, şıhlık,ağalık düzenini yok etmek için verdikleri mücadele ekseninde Dersim isyanı öncesinin hikayesi Cemo. İşin içinde aşk olunca şehir, köy, kasaba, dağ başı,Sunni, Alevi farketmiyor. Kevi ve Yiğit Cano'nun kızı asi,yiğit ve güzel Cemo ile Çancı Memo'nun aşkı daha öncesinde Memo'yu dağlara vurduran Şıh kızı Senem'in yürek burkan hikayesi. Marabalığı, ağalığa kulluğu benimseyen köylülerin, devlet eliyle toprak sahibi oluşlarını bile yadırgayışları ne acıdır. Romanda ilginç bulduğum yer ise askeri yönetime alışmış zavallı ülkemin ruhunun, öykülerine bile yansımış olması. Cevval, yürekli halden anlayan komutanlar bunun paralelinde kaypak, ağa yanlısı zevk ve para düşkünü kaymakamlar devlet görevlileri. Bu yazarın bilinçli bir tercihi midir tartışılır muhakkak fakat Dersim İsyanı öncesindeki Doğu Anadol'nun muhkem coğrafyasında oluşan havayı görmek, Aleviler'i tanımak ve içlerinde barındırdıkları sevgiyi, aşkı anlamak adına güzel bir roman okunması tavsiye edilir. Hele hele Senem'e tutulduğu kara sevda sonrasında Cemo'yu bulan Çancı Memo'nun bağlaması eşliğinde söylediği güzelim hasret kokan ayrılık kokan türküler, ülkemi seviyorum her biri türkü tadında şehri ve insanıyla..

Gökteki yıldızı Senem mi sandın
Sevip ayrılmayı hüner mi sandin
Beni bu sevdadan döner mi sandın
Felek beni taşa çaldı neyleyim..
232 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Samimi, sıcak, insanı sarıp sarmalayan bir dili vardı. Nedense hikaye Memo'yu buna mecbur bıraksa da, Memo'nun Senem ile Cemo'yu kuma yapmasına çok içerledim. Cemo ki asi bir kısrak gibiydi, bașını tek Memo'ya eğmiști. Kitap bittiğinde Cemo bundan hala habersizdi. Ve ben içimde kitabı Cemo'nun bunu kabul etmeyip çekip gitmesiyle tamamladım.
232 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Bizim okulda hocalarımız bize bu kiatabı sınavda okutmuşlardı.İlk önce ilerleyişi iyi değildi daha sonraları çok güzel oldu.Yani iyi ki okumuştum dediğim kitaplardandır
Bu ikinci sefer ama ilk defa okuyormuşum gibi
.......................................................................................................
232 syf.
·4/10
Yuz temel eserden biriymis bu kitap ama nasil girmis listeye bilmiyorum.Kitap cumhuriyet'in ilk yillarinda dersim bolgesinde Memo ile Cemo arasindaki aski temel alarak donemin Şeyh Sait isyani ve duzeni hakkinda dokundurmalarda bulunuyor.Akicilik ve anlatim bakimindan yer yer kopukluklar mevcut .Pek hosuma gitmedi diyebilirim
232 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10
Yerli klasik olabilecek bir eser bana göre. Dönemin yaşam biçimini yöresel üslupla anlatıyor. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında doğu Anadolu yaşantısı anlatan bu eserin devam kitabı Memo da okunması gereken kitaplar. Cemo ile Memo nun Dillere destan Aşk hikayesi.
Töre'nin adı batsın. Mal yabana gitmesin diye, anası gibi sevdiği, saydığı kadın, bıyığı yeni terlemiş ere avrat eden töreye töre mi derim ben? Dedesi yaşında, sakalı göbeğinde bir ere 12 sindeki kızı avrat eden töre yere batsın.
Kemal Bilbaşar
Sayfa 84 - Evren Yayınları - 1966
Törenin adı batsın.Mal yabana gitmesin deyi, anası gibi sevdiği, saydığı kadını, bıyığı yeni terlemiş ere avrat eden töreye töre mi derim ben?
Kemal Bilbaşar
Sayfa 87 - Can Yayınları
"Ah zalim," dedim, "senin işin gücün tasma takıp zincire mi vurmak sevenlerini? Kara gözlerinin kemendi yetmez mi?"
Kemal Bilbaşar
Sayfa 52 - Can Yayınları
Oysa beni kanatlandırıp kendine çeken mutluluk değil, kara talihim imiş, bilmezmişim.
Kemal Bilbaşar
Sayfa 83 - Can Yayınları
Törenin adı batsın. Mal yabana gitmesin, deyi anası gibi sevdiği, saydığı kadını, bıyığı yeni terlemiş ere avrat eden töreye töre mi derim ben? Dedesi yaşında, sakalı göbeğinde bir ere, on sekizinde kızı avrat eden töre yere batsın.
Kemal Bilbaşar
Sayfa 83 - Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cemo
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750702686
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Cemo
Cemo
Cumhuriyet'in ilk yılları... Doğu Anadolu'nun yaman coğrafyasında, aman vermez havasında, binbir oyunuyla insanı coşturan, yoran doğasında yaşayan bir söylence Cemo. Kömür gözleri ocak alevi gibi yanan, kara saçları gök ışıltıları taşıyan, çatıldığında hançere dönüşen kaşlarıyla yürek yakan Cemo. Başı eğdirilemeyen, Nuh dedi mi peygamber demeyen Cemo, insanlarına da, hayatına da dişiyle , tırnağıyla sahip çıkan yiğit bir kadın. Doğu Anadolu'da bir masal gibi geçen hayatıyla edebiyatımızın simge isimlerinden biri. Kemal Bilbaşar'ın ağalık düzenindeki insanları, aşiret törelerini, inançlarını, yaşama biçimlerini olanca gerçekliğiyle yansıtan bir dille yazdığı Cemo, unutulmaz roman kahramanları arasında yer almış biri. Bir direnişin son romanı. İlk yayınlandığı 1966'dan beri sevilerek okunan bu romanın ikinci bölümü olan Memo ile birlikte şimdi Can Yayınlarında.

Kitabı okuyanlar 301 okur

  • İpek kaplan
  • Eski
  • Ruken Yıldırım
  • İslim Kaplan
  • HND
  • Öznur Düzgün
  • Adile Özkul
  • K.
  • Arzu Öztürk
  • Hayrullah Kaplan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.6
14-17 Yaş
%4.5
18-24 Yaş
%22.5
25-34 Yaş
%36
35-44 Yaş
%22.5
45-54 Yaş
%7.9
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%58.4
Erkek
%41.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.9 (17)
9
%20 (18)
8
%26.7 (24)
7
%10 (9)
6
%1.1 (1)
5
%2.2 (2)
4
%2.2 (2)
3
%2.2 (2)
2
%0
1
%0