Merhaba arkadaşlar, Cemo'nun devam kitabı Memo 'yu bitirdim. Birinci kitabı okuyanlar ikinciyi de mutlaka okumalı, yoksa meselenin özü anlaşılmıyor.
Cemo' yu Zozana'da bırakıp
Memo, Kemal Bilbaşar'ın 1970'te Cemo'dan sonra yayımladığı ve devamı olan romandır.
Roman şıh kızı Senem'in ağzından anlatılır. Annesi ve babasının evlenmesi ile başlar. Annesi
Eveet yaklaşık 1.5 haftadır okumakta olduğum bu kitabında sonuna geldim. Okuduğum Cemo kitabından sonra serinin devamı olan Memo kitabını da okudum ve ilk defa kitabını okumuş olduğum yazar Kemal Bilbaşar'ın bu iki kitabını da gayet güzel buldum. Memo nun incelemesine gelecek olursak ilk kitapta çok da detay verilmeyen olaylar burda detaylıca ele alınmış. Tarihe de fazla ilgili biri olarak Memo daki bu Cumhuriyet öncesi dönemdeki bazı siyasi olayların bu kitapta toplumsal olarak etkilerini fazlasıyla görüyoruz. Olaylar arasında fazlasıyla sıkı bir bağ var ve o dönemde yer alan insanlar kitapta fazlasıyla iyi empoze edilmiş. Ben sıkılmadan kitabı bitirdim. Herkese tavsiye ederim. İyi okumalar.
MemoKemal Bilbaşar · Can Yayınları · 2018202 okunma
Cumhuriyetin ilk yılları.. Doğu Anadolu’nun dik yamaçları, sert kışları, yaylaları, şıhları, ağaları.. Ve bunların karşısında birbirleri için yanan, kül olan şıh kızı Senem ve çan ustası Memo.. Günlerin ay, ayların yıl gibi geçtiği zamanlarda çilesi bir türlü dolmayan insanlar.. Dersim olayları, toprak kanunu, töreler.. Anlatılan tam bir roman mı, destan mı yoksa bir masal mı??
MemoKemal Bilbaşar · Can Yayınları · 2018202 okunma
#okudumyorum
#Memo
#KemalBilbaşar
#Canyayınları 517 sayfa
Kemal Bilbaşar, daha önce okuduğum romanında güzeller güzeli Cemo nun destansı öyküsünü anlatmıştı .
Bu kitabında ise Memo nun hikayesi anlatılıyor.Fakat asıl üzerinde durulan konu zorlu bir çoğrafya olan Doğu Anadolu daki sosyal düzendir.Merkezden uzak olan bu bölge ağaların , aşiretlerin ve şeyhlerin kontrolündedir.Bunların yönetimindeki maraba ise hiç bir konuda hakkı yoktu.
Çancı ustası memo ve şıh kızı nın hikâyesi eşliğinde Dersim olaylarına da tanık oluyoruz.
Olayların nedenlerine baktığımızda mezhep farklılığı olarak düşünsek de aslında çok başka nedenler görüyoruz.O yörelerde görevli yozlaşmış ve şeyhlerin çıkarları doğrultusunda hareket eden bir kısım askerlerin halka zülmetmesi isyanı teşvik etmiştir.
Kan ile beslenmeyen toprakta medeniyet çiçek açmaz.
Yöresel ağızla yazılan destansı bir anlatımı olan yürek burkan bir hikaye okumanızı tavsiye ederim.
Hayatınızda kitaplar hiç eksilmesin...⚘️
MemoKemal Bilbaşar · Can Yayınları · 2018202 okunma
Dersim olaylarına yöre halkının gözünden bir bakış... Okurken suç kimde, diye soruyorsunuz ister istemez. Cemo romanıyla aynı karakterleri ve olayı anlatıyor ama bu sefer Senem’in anlatımıyla.
Kitabın adı:Memo
Yazarın adı:Kemal Bilbaşar
Sayfa sayısı:520
Sürükleyici ve yorucu, üzücü ve sinir bozucu bir kitap.
Alevi sünni çatışması, Ağalar,Şıhlar, Reisleri,sahtekarlıklar, Yalancılıkla, iftiralar hepsi o zamandan beri halen sürüyor.
Memo ; çancı ustası ekmeğini çan yaparak genç kızlara gelinlere saç bağı, halhal,hayvanlara çan yapıp satar geçimini bu şekilde sağlandı. Birgün Senemle karşılaşır hani derler ya erkek gibi kız Senem öyledir. Bileğine silahına güvenen bir genç kız. Memo'yla birbirlerini severler evlenirler.
Eee bir önceki kitapta bizim Memo Cemo'yla evlenmişti Cemo'ya ne olmuştu da Memo Senem'le evlendi......
MemoKemal Bilbaşar · Can Yayınları · 2018202 okunma
Yine kemal bilbaşar bambaşka duygu ve dünyalara sürüklemiş her bölümünde soluksuz okunacak muazzam bir eser cemodan sonra ikinci bir deryaya daldırıyor insanı ve bambaşka bir açıdan yeniden sürüklüyor sizi yeni bir öykünün içine.....
Cumhuriyet panaroması niteliğinde, güçlü bir kadın karakter ve destansı bir direniş mücadelesiyle 1920-1930'lu yılların Doğu'su. Okurken kendinizi bir engin dağlarda, bir altın gibi ovalarda hissedeceğiniz, karşınıza çıkan bir marabayla onun ağız özellikleriyle sohbet edebileceğiniz bir başyapıt. MemoCemoKemal Bilbaşar
1910 yılında Çanakkale'de doğan Bilbaşar, orta öğretimini 1929 yılında Edirne Öğretmen Okulu'nda tamamlamış, iki yıl ilkokul öğretmenliği yapmıştır. Yüksek öğretimini Gazi Eğitim Enstitüsü Tarih-Coğrafya Bölümünde tamamlamış, 1935 yılında mezun olmuştur. Aynı yılın resim-iş bölümü mezunlarından Bedia Bilge ile evlenmiş, İzmir'e yerleşmiştir. Hayatları boyunca biribirlerinden bir gün olsun ayrılmayan çiftin iki çocuğu olmuştur. Nazilli ve İzmir Karataş Ortaokullarında öğretmenlik yapan Bilbaşar 1961 yılında emekliye ayrılmış, bir süre siyasetle uğraştıktan sonra 1966'da İstanbul'a yerleşmiş, kendini tümüyle yazmaya vermiştir. Yazar 21 Ocak 1983'te ölmüştür.
Kemal Bilbaşar edebiyatla ilgilenmeye Gazi Eğitim Enstitüsü'nde başlamış, ilk öykülerini İzmir'de Cahit Tanyol ve İlhan İleri ile birlikte çıkardıkları Aramak dergisinde yayımlamıştır (1939). Bu dönemde Halkevlerinin açtığı öykü yarışmasında ilk ödülü kazanan yazar, 1945-1952 yılları hariç, sürekli öykü yayımlamış, radyo oyunları yazmış, pek çok gazete ve dergide öykü, roman ve makaleleri çıkmıştır. Tiyatro, senaryo ve ders kitapları da yazan Bilbaşar, 1961 den sonra daha çok roman türüne ağırlık vermiştir.
Aldığı Ödüller :
Bilbaşar 1939 yılında Budakoğlu öyküsüyle Ankara Halkevi Öykü yarışmasını, Cemo adlı romanıyla 1967 yılı Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü, 1970 yılında da Yeşil Gölge adlı romanıyla May Roman Ödülü'nü kazanmıştır.