Merhaba arkadaşlar, Cemo'nun devam kitabı Memo 'yu bitirdim. Birinci kitabı okuyanlar ikinciyi de mutlaka okumalı, yoksa meselenin özü anlaşılmıyor.
Cemo' yu Zozana'da bırakıp Dersim'e geçelim.
Memo askerliğini bitirip memleketine döner. Şıh kızı Senem, eziyet gördüğü ağadan kaçıp, Memo ile sözleştikleri hana gelirse de onu bulamaz. Ağanın adamları çoktan peşine düşmüştür Senem'i onlardan önce gözü analığında olan büyük oğul bulur. Senem kendini Dicle'ye attı ölüsünü bulamadık der, kendi çiftliğine götürür. Senem'i bir seyis kurtarıp Dersim 'e götürür.
Memo' da Senem'in boğulduğunu öğrenip, sevdalısının öldüğü için çok üzülür. Eski işi çancılığa geri döner. Dağ bayır dolanıp çan satarken, Senem ile yolları yeniden kesişir. Meğer onları bir araya getiren kader, sonlarını da hazırlarmış.
Cumhuriyetin ilk yılları, Doğu Anadolu'nun amansız koşulları. Dik yamaçlar, dağlar, kar, kış.
Şıhlar, ağalar, alevi dedeleri, sömürülen marabalar. Diğer yanda devletin rüşvet yiyen, yancılık eden memurları. Her biri bir ağanın adamı.
Maraba yol bilmez, iz bilmez. Arkasını dayamış şıha, ağaya. Başında çoban olmadan kendini idare edemez. Bireyliği bilmez, hakkını hukukunu aramaz. Geliri gideri ağanın elindedir.
Mustafa Kemal yeni toprak kanunu getirmiştir. Dersim' de herkes kendi tarlasının, komunun sahibi olacak tapu dağıtılacak.
Memo ağa, kumandanın ve paşanın dediği gibi davranır, ağalık toprağını marabalarına dağıtır. Herkes mutludur, toprağını sürer, damını onarır. Kışı rahat geçirir. Ancak bahara çıkamazlar, içten içe kurulan ağalar, şıhlar hazırlık yapmaktadırlar. Böyle böyle Dersim isyanının süreci başlar, olayların önüne geçilemez . Nice ağalar asılır, nice marabalar ölür.
O yörenin insanı, orada yaşayanlar büyüklerinden dinlemişlerdir, bizim gibi okuyanlar da kitaplardan