Cevizli Bahçe (Öyküler 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
571
Gösterim
Adı:
Cevizli Bahçe
Alt başlık:
Öyküler 1
Baskı tarihi:
Temmuz 2015
Sayfa sayısı:
432
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750725982
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
"Tekrar sıkıntıyla yağlığını alnında gezdirdi, öfkeli öfkeli yere tükürdü. Ah Satıoğlu... Bu çektikleri hep onun yüzündendi. Karun gibi zengin adam, Dal Murat gibi donsuzdan üç buçuk kuruşunu alamadıysa ne olmuştu? Para kazanmış da mı vermemişti? Her zaman yağmur duasına çıkarak Allah'tan kuruyan tarlalarına bir damla rahmet isterlerken, geçen yıl tarlaları su basmışsa, mahsul alamamışlarsa bunun vebali kimindi? Amma bunu herife nasıl anlatmalıydı?"

Kemal Bilbaşar, romanlarında olduğu gibi öykülerinde de Anadolu'nun her bölgesinden çarpıcı kesitler sunuyor okuyucularına. Cumhuriyet döneminin kent ve taşra dokusunu yansıtan bu öykülerde ağalık, köy hayatı; toplumun, devlet memurları ve din adamlarıyla kurduğu çarpık ilişkilerin yanı sıra kadının toplumdaki yeri de nüktedan bir gerçekçilikle ortaya konuyor. Bilbaşar, yoksulluk, otorite, eşitsizlik ve ahlaka ilişkin kadim soruları bir kez daha hatırlatıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
432 syf.
·Beğendi·7/10
Toplumcu gerçekçi roman ve hikayenin ustalarından
Kemal Bilbaşar'ın öykülerinden oluşan serinin birinci kitabı olan "Cevizli Bahçe"yi okumuş bulunmaktayım.
Kitap üç bölüm 28 hikayeden oluşmaktadır.
•Öyküler köy hayatını, sosyal ve kültürel öğeleri taşıması nedeniyle çok kıymetli.
•Öykülerde en çok dikkatimi çeken şeylerden biri de Kemal Bilbaşar'ın mükemmel gözlem yeteneği vasıtasıyla köy yaşantısını en ince ayrıntısına kadar verebiliyor oluşu.
•İçerisinde çok başarılı öyküler var ancak bu başarılı öykülerin gölgesinde sönük kalan öyküler de yok değil. Bunun bilincinde olarak okursanız hayal kırıklığı yaşamamış olursunuz.
•Köy edebiyatını, Toplumcu gerçekçi roman ve hikayeyi sevenlere kesinlikle okumalarını tavsiye ederim.

**Serinin ikinci kitabı olan "Irgatların Öfkesi"ni de okuyunca incelememi yine buradan paylaşacağım.
İYİ OKUMALAR
Bütün Şark ve Garp felsefesinin bana öğrettiği hakikat: Felsefenin, kuyruğuyla oynayan bir köpeğin olduğu yerde dönmesine benzemesiydi. Bütün izahlara rağmen muamma daima burnumun ucundaydı. Bu tahsilin ortasında bende kalan şey, ebedi şüphe ve izah edemeyişin verdiği felah bulmaz korkudur.
Kemal Bilbaşar
Sayfa 144 - Can Yayınları
Anılar tatlı da olsa, acı da olsa içimizde aynı sızıyı duyarız. Böyle anlarda kendi mezarımızı ziyaret etmiş gibiyizdir. Yaşayan mı ölüdür, ölen mi yaşamaktadır, pek belli değildir.
“Benim için yaşamak, düz bir ovada emniyetle koşmak değil dostum,” diyordu bazen. “Sarp kayalar arasında açılmış bir kır çiçeği koparabilmektir. Ah bilemezsiniz ondaki sarhoşluğu!”
Kemal Bilbaşar
Sayfa 133 - Can Yayınları
“Bana yumrukla vurdun ha?”
Hüseyin utançla kızardığı halde kendini savundu, “Sen de benimle alay ettin!” dedi.
Hakaretli bir gülüşle:
“Şimdiye kadar pek değil... Ama şimdiden sonra, evet! Bu yumruğun öcünü alacağım senden!”
Hüseyin güldü:
“Dövecek misin beni?”
“Kadınlar erkekler gibi aynı silahlarla dövüşmezler.”
Kemal Bilbaşar
Sayfa 105 - Can Yayınları
“Yetimlerin, köylülerin kursağından kazanılan malı ya sel alırdı ya ateş... Şimdiye kadar az canlar mı yakmıştı Budakoğlu? Elbette onun ‘çıkası canı’ da yanacaktı...”
Kemal Bilbaşar
Sayfa 25 - Can Yayınları
Şefkate, teselliye muhtaç bir insanın kanayan yarasıyla ışıklı geceye baktı. “Hayat... Seni kayıp mı ettim?” diye inledi.
Kemal Bilbaşar
Sayfa 130 - Can Yayınları
“Kapınızı açın İhsan Bey!”
Ah, kapıyı açmak! Hayır, ona içini açmak ve bütün dertlerini dökmek istiyordu.
Kemal Bilbaşar
Sayfa 135 - Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cevizli Bahçe
Alt başlık:
Öyküler 1
Baskı tarihi:
Temmuz 2015
Sayfa sayısı:
432
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750725982
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
"Tekrar sıkıntıyla yağlığını alnında gezdirdi, öfkeli öfkeli yere tükürdü. Ah Satıoğlu... Bu çektikleri hep onun yüzündendi. Karun gibi zengin adam, Dal Murat gibi donsuzdan üç buçuk kuruşunu alamadıysa ne olmuştu? Para kazanmış da mı vermemişti? Her zaman yağmur duasına çıkarak Allah'tan kuruyan tarlalarına bir damla rahmet isterlerken, geçen yıl tarlaları su basmışsa, mahsul alamamışlarsa bunun vebali kimindi? Amma bunu herife nasıl anlatmalıydı?"

Kemal Bilbaşar, romanlarında olduğu gibi öykülerinde de Anadolu'nun her bölgesinden çarpıcı kesitler sunuyor okuyucularına. Cumhuriyet döneminin kent ve taşra dokusunu yansıtan bu öykülerde ağalık, köy hayatı; toplumun, devlet memurları ve din adamlarıyla kurduğu çarpık ilişkilerin yanı sıra kadının toplumdaki yeri de nüktedan bir gerçekçilikle ortaya konuyor. Bilbaşar, yoksulluk, otorite, eşitsizlik ve ahlaka ilişkin kadim soruları bir kez daha hatırlatıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 14 okur

  • Zeynep Rana
  • Emre Kekilli
  • Yasin Kezer
  • Muzaffer Erdem
  • Ukuş
  • Ayşe Deniz
  • Merve Akar
  • Hümeyra Şahin
  • Mesut Okan Ekşi
  • Seda Gökçe Kaya

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (2)
9
%0
8
%0
7
%40 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%20 (1)
1
%0